Tam Bir Yıkım İle Tekrardan İmar Edilme Vaatleri Arasında Sıkışan Musul Kenti

Amerika Birleşik Devletlerinin öncülüğündeki uluslararası koalisyon devletlerinin desteklediği Irak hükümetinin ortak kuvvetleri ile mezhepçi milislerin geçtiğimiz Ekim ayının 27’sinde Musul kentine düzenlediği askeri operasyon kapsamında kentin IŞİD güçlerinden temizleme bahanesi ile 8 ay devam eden hava ve kara saldırıları, top atışları sonucunda şehrin alt yapısı ve vatandaşlara ait evler tamamıyla yıkıma maruz kaldı.

İnsan hakları savunusu ile ilgilenen ve askeri operasyon başladığından itibaren Ninova muhafazasını gözlemleyen uluslararası ve yerel heyet ve teşkilatların, ayrıca bölgedeki birçok hükümet yetkilisinin açıklamalarına göre hükümet daireleri ve müesseseleri, su merkezleri, enerji istasyonları, hastaneler, sağlık merkezleri, okullar ve vatandaşlara ait özel mülklerin %80’i yıkıma maruz kaldı.

Musul şehrinde yaşanan trajediye ışık tutmaya çalışan bazı haber ajansları, Ninova muhafazası meclisi üyelerinden Hisamuddin El Abar’ın şu sözlerini aktarmaktadır: “Musul kentinin altyapısının maruz kaldığı yıkım gerçekten çok fazla. Özellikle kentin batı tarafı… Örneğin kentin sağ yakasındaki dört ana hastane tamamıyla yıkıma uğradı. Kentin su boru hatları, Musul kentinin sağ yakasındaki bölgelere elektrik dağıtan istasyon yıkıldığı gibi sol yakasında da bu yıkımlara şahit olundu. Bütün bunları tekrardan faal duruma getirmek için 50 milyon dolara ihtiyaç duyuluyor.

Hisamuddin El Abar sözlerini şöyle sürdürüyor: “Musul kentinde okulların maruz kaldığı yıkımın hacmi, %25’in üstünde. Vatandaşlara ait binerce ev, özel mülk, araba kullanılmaz hale geldi. Bunların iadesi için çok büyük paralara ihtiyaç duyuluyor. Musul kentindeki çatışmalar ve yıkım, yaklaşık bir milyon şahsın göç etmesine neden oldu. Nitekim Musul, Bağdat’tan sonra ülkenin en büyük şehri olarak kabul ediliyor. Ekonomi alanında, ticaret merkezlerinde, sanayi bölgelerinde, yollarda ve sağlık merkezlerindeki yıkımın hacmi %100.”

Diğer yandan Planlama Bakanlığı resmi sözcüsü Abduzzehra El Hendavi şunları söylemektedir: “Musul kentindeki çatışmalar nedeniyle ortaya çıkan yıkımın onarımı için 100 milyar dolara ihtiyaç duyulduğu gibi önümüzdeki yıl başladığımız takdirde 10 yıl gibi bir zaman dilimine ihtiyaç var. Ülke şuanda petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle mali yatırımların azlığından neşet eden ekonomik bir krizle boğuşmaktadır. Yıkıma uğrayan şehirlerin tekrardan imarı için bölgesel ve küresel desteğe ihtiyacımız var.”

Sözcü Abduzzehra El Hendavi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yapılması düşünülen imar planının iki aşaması bulunmaktadır. Birinci aşama 2017-2022 yılları arasında tamamlanacakken ikinci aşamanın da 2023-2027 yılları arasında tamamlanması hedefleniyor. Bu iki aşama üç noktayı kapsıyor; sosyal gelişim, iktisadi gelişim, alt yapı düzenlenmesi.”

Haber ajansları Bakanlar Meclisi Hizmet Komitesi Başkanı Nazım Es Saidi’nin şu sözlerine yer veriyor: “Musul kenti felaket bölgesine dönmüş durumda. Çünkü kentin her alanının maruz kaldığı yıkımın boyutu %80’e ulaştı. Bu nedenle parlamentoda kenti tekrardan onarmak için bakanlıklarını çalışma başlatması doğrultusunda oylama yapılacak. Mevcut hükümetin, Musul’da evleri yıkılan vatandaşların zararını telafi etmeye gücü yok. Ancak bu evlerin imarı bakanlıklar aracılığıyla sağlanacak.”

Bu bağlamda Birleşmiş Milletler, yaklaşık 9 ay devam eden çatışmalar, hava ve kara saldırıları sonucunda Musul şehrinin ve çevre bölgelerinin maruz kaldığı yıkımı, büyük insani felaket olarak nitelendirerek şunları söylüyor: “Zor olan bölüm, yaklaşık %70’i yıkıma uğrayan Batı bölümüdür. Buranın imarı için bir seneden daha fazla bir süreye ihtiyaç var. Maliyeti ise milyarlarca dolar.

Amerika Birleşik Devletlerinin öncülüğündeki uluslararası koalisyon devletlerinin desteklediği Irak hükümetinin ortak kuvvetleri ile mezhepçi milislerin kenti IŞİD’ten temizleme bahanesi ile geçtiğimiz Ekim ayının 27’sinde Musul kentine düzenlediği askeri operasyonun yüzbinlerce insanın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına, şehrin alt yapısının ve başta Nebi Yunus ve Nuri camileri olmak üzere tarihi eserlerinin yıkılmasına, vatandaşlara ait evlerin ve özel mülklerin yıkıma uğramasına neden olduğu biliniyor. Bilhassa Kadim Şehir, Tenik, Abar, Müşahade, Şifa, Sevra mıntıkaları olmak üzere Musul’un batı mıntıkalarında hava ve kara saldırıları sonucunda yıkılan evlerin enkazları altında hala cesetlerin bulunduğu belirtiliyor. Nitekim söz konusu bölgelerde geçtiğimiz Şubat ayının 19’unda şiddetli bir savaşa şahit olunmuş ve hükümet kuvvetleri büyük bir darbe almıştı.

 

 

HEYET Net

164 total views, 1 views today