Yeni Göç Dalgaları ve Hükümetin ve Yetkililerin En Önemli Başarısı Fakirliğin Artması

Siyasi ve askeri aktörlerin de içinde bulunduğu alçakça entrikaların neticesi olarak masumlar, gücü ve kuvveti olmayanlar pahalı bedeller öderken bu entrikacılar konforlu ve güvenli bölgelerde yaşamlarını sürmektedirler. Kaldıkları bölgeler duvarlarla çevrili ve binlerce silahlı tarafından korunmaktadır. Zulme uğrayan mazlumlar ise fakirliğe, dağılmaya, saygın bir hayattan fakirlik sınırı olmayan trajedik bir hayata savrulmaktadırlar.

Söz konusu manzarayı özetlemek veya bölümlemek mümkün değil. Terör hareketlerine karşı bütün dünyanın gerçekleştirdiği küresel savaş, her tarafa yöneldi. Hatta suçun en büyüğünü, resmi suç gözeticisi olmasına rağmen terörle mücadele hususunda sesini en çok çıkaranlardır. Bu noktada dengelerin, taraflar arasındaki bir savaşa ve açlık, susuzluk ve hastalık ile çöl yolları arasında gidip gelme ile korkunç bir evsizliğe doğru ölçülerini kaybettiğini görmekteyiz. Hiçbir vekil veya siyasetçi, gerçeği gizlemek dahi olsa bu duruma dikkat çekmemektedir. Diğer bir taraf ise halkın gücünü çalmaktan nesillere borç ve problem miras bırakma sınırını aştıktan sonra hegemonyasını artırmaktadır.

Bu bağlamda Birleşmiş Milletler, IŞİD’in kontrolünde kalan diğer mıntıkalarda IŞİD’e karşı düzenlenecek yeni askeri operasyonların yaklaşması nedeniyle yeni göç dalgaları uyarısında bulundu. Amerika kaynaklı New York Timez gazetesi Birleşmiş Milletler Irak Koordinatörü Lise Grande’nin şu sözlerini aktarmaktadır: “Birleşmiş Milletler Ofisi, IŞİD’in hala hakimiyet alanında olan bölgelerden göç etme ihtimali taşıyan yüzbinlerce sivile insani yardım ve destek sunmak için tüm hazırlıklarını tamamladı. İsviçre’nin başkenti Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında Iraklıların, Ninova muhafazasında yer alan Telafer, Tamim muhafazasında yer alan Huveyce ve Enbar muhafazasında yer alan Vadi Fırat mıntıkalarını IŞİD’ten almaya hazır oldukları açıklandı.

Grande sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu operasyonlar başladığı zaman yüzbinlerce sivilin göç etmekle karşı karşıya kalmasının, yeni bir mahrumiyet yiyeceğiyle karşılaşılmasının ve dünyadaki en büyük insani krizinin boyutlarını arttıracağı ihtimal dahilinde olduğuna inanıyoruz. IŞİD’in hakimiyet bölgelerinde sivillerin maruz kalacağı tehdit büyük bir oranda artmıştır.

Lise Grande şöyle devam etti: “Musul halkından yüz binlercesinin şehre geri dönmesine rağmen ülkedeki çatışmalar nedeniyle 3.3 milyon Iraklının hala evsiz olduğu biliniyor. Önümüzdeki aylarda söz konusu askeri operasyonların başlaması durumunda bu rakamların 3.5 milyona yükseleceği öngörülüyor.”

Öte yandan Londra’da yayın yapan Al Hayat gazetesi, Fakirliğe Engel Olma Ulusal Koalisyonu üyesi Nevara El Bicari’nin şu sözlerini aktarmakta: “Geri alınan muhafazalarda fakirliğin arttığını vurgulayan raporların tamamı doğru. Uluslararası teşkilatlarla yardımlaşan Planlama Bakanlığının istatistikleri, geçtiğimiz 2 sene boyunca Salahuddin, Diyala, Ninova, Enbar ve Tamim muhafazalarında fakirlik dengelerinin %20’den %45’e yükseldiğini göstermektedir.

El Bicari sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu istatistikler diğer şehirlerdeki göçmenleri kapsamadığı gibi ülkenin dışına çıkanları da kapsamamaktadır. Bu istatistikler, sayıları 18802’ye ulaşan terör ve savaş kurbanlarını da kapsamaktadır. Yaralıların sayısı 36245’e ulaşırken kaçırılan kadınların sayısı ise 4000’dir.

Maddi zarar ve tekrardan imar maliyeti hakkında ise şunları söyledi: “Zarar 30 milyar dolara ulaştı. Aynı şekilde savaş işsizlik, okuma yazma bilmeyenlerin artması, hastalık ve sosyal sorunlar gibi ek problemlere neden oldu. Bu bölgelerdeki sakinlere uluslararası yardımların değeri ve tekrardan istikrarın sağlanması için yapılan çalışmalar çok büyük. Ancak sorunları tedavi etmek için ihtiyaç duyulan oranların altında kalıyor.”

Iraklı vatandaşı bir şehirden diğer bir şehre kaçmaya iten veya elemle dolu gününde kuvvetle meşgul eden ya da bilinmeyen geleceğini aramak için göç etmeye zorlayan aktif çatışmalar ve siyasi döngü bir soruyla bizi meşgul ediyor. Ninova, Enbar, Tamim, Salahuddin ve Diyala muhafazalarının başlangıcından itibaren yaşadığı trajedi ve acıların müsebbibi kimdir? Bu bölgelerde halkın hicret etmesine ve evsiz barksız kalmasına neden olan kimdir? Aynı şekilde mazlumlara tahsis edilen ve söz konusu muhafazalardaki halka karşı savaş başlatan ve kendilerini yetkili olarak görenlerin cebine giren uluslararası yardım ve destek malları ve büyük bağışlar hakkındaki sorularda sessizliğini korumaktadır. Ancak yetkililerin tamamı, Allah’ın huzurunda zulümden razı olmayanların karşısında duracaklar ve hesap vereceklerdir.

 

 

HEYET Net

285 total views, 1 views today