İşgalci Hükümetlerin Başarısızlığı Neticesinde Iraklıların Geneli Fakirlik Sınırı Altında Yaşamakta

 

Amerika’nın Irak’a karşı çeşitli yalan ve iftiralarla başlattığı işgalin üstünden 15 sene geçmesine rağmen bu ülkenin halkının geneli, her alanda zor şartlarla karşılaşmaya devam ediyorlar. Bunun başlıca nedeni, her geçen gün daha kötü bir seviyeye doğru ilerleyen olayları kontrol etmede işgal artığı hükümetlerin başarısızlığı, bakanlıklarda, müesseselerde, hükümet dairelerindeki yolsuzluk afetinin yaygınlaşması ve yetkililerin kendi şahsi çıkarlarına ve ceplerini haramlarla doldurmaya önem göstermesidir.

2003 yılından bu yana Iraklı vatandaşlar, ülkede artan şiddet olayları, kaçırma suçları, cinayetler, silahlı soygunlar, her geçen gün artan insan hakları ihlalleri hakkında sormaya devam ediyorlar. Aynı zamanda hayatın zorluklarıyla boğuşan, yıkım ve tahribin yanında problemlerle ve krizlerle mücadele eden Iraklı halkın acıları üzerinden miras yağmalama ve mali ve idari yolsuzluk kültürü artmaktadır.

Irak’taki insan hakları ihlalleri dosyası genişledi, dallara bölündü ve birçok hususu kapsar oldu. Bunların başında ise etnik kimlikten dolayı adam kaçırma olayları, cinayetler, gayrı hukuki tutuklamalar, zoraki alıkoymalar, demografik değişim projelerini uygulamak amacıyla tehcir operasyonları gelmektedir. Bütün bunlara ek olarak kimliklere saldırılmakta, ana hizmetler yozlaştırılmakta, eğitim seviyesi düşürülmekte ve bunun dışında birçok ihlaller işlenmektedir. Bütün bunlar, ülkedeki hayatı kaosa çevirmektedir.

Aynı zamanda ülke, mezhepçi milislerin düzenlediği saldırılar ve devam eden çeşitli patlamalar neticesinde her ay yüzlerce masum vatandaşın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına şahit olmaktadır. Hükümete ait hapishaneler, yetkililer tarafından her gün çeşitli işkencelere ve baskılara maruz kalan binlerce mahkumla izdihamını korumaktadır. Kötü üne sahip bu hapishaneler, uluslararası düzeyde kabul gören şartların en asgarisine dahi ihtiyaç duymaktadır. Aynı şekilde ülke içindeki veya dışındaki milyonlarca göçmen, en zor sosyal ve ekonomik şartlarla boğuşmaktadır. Öte yandan yerleşimcilerin dörtte birini fakirlik ezmekte, özellikle hükümet tarafından sosyal ve ekonomik bir koruma sağlanmayan aileler bunun en sert problemini yaşamaktadır. Her geçen artan dul kadınlar ise kendilerine bakacak eşlerini kaybetmelerinden dolayı bir başlarına hayatın zorluklarıyla boğuşmaktadırlar.

Bu önemli konuları gündeme taşımak amacıyla basın organları uzmanların şu açıklamalrına yer vermektedir: “Iraklılar, şuanda korku atmosferini solumaya devam ediyorlar. Hükümet ve kuvvetlerinin ülkede güvenliğin en asgarisini dahi oluşturmaktan aciz olması nedeniyle her ay yüzlerce insan hayatını kaybetmekte veya yaralanmaktadır. Bu noktada Irak, bu alanda dünya sıralamasının en sonuna yerleşmiştir.”

Öte yandan İnsan Hakları savunusu ile ilgilenen uluslararası teşkilat ve örgütler, şunu belirtmekte: “30 binden fazla Iraklı mahkum, Irak hapishanelerinde yatmaya devam ediyor. Genelinin mahkemesi bile düzenlenmiyor. Gerçekte işlemedikleri suçları kabul etmeleri için her türlü işkenceye ve baskıya maruz kalıyorlar. Yapılan işkenceler nedeniyle işlemedikleri suçları kabul eden yüzlerce insanın idamı uygulandı. Aynı şekilde şuana kadar akıbetlerinin ne olduğu bilinmeyen binlerce insan kayıp olduğu biliniyor.”

Çocuklarla ilgilenen kurumlar ise şunları dile getiriyor: “15 milyon Iraklı çocuk, başka devletlerde akranlarının faydalandığı hakların en basitlerinden bile mahrum bırakılmaya devam ediliyor. Aynı şekilde kötü beslenme, içme suyunun sağlanmaması, nehir ve suyollarının sularının kullanılması nedeniyle binlerce çocuk çeşitli hastalıklara yakalanıyor. Bütün bunlara ek olarak öğrencilerin %50’sinin, fakir ailelerine bakmak zorunda bırakılmaları ve yaşlarına uygun olmayan işlerde kullanılması sonrasında eğitimi terk ettiği biliniyor.”

Geçen şeylere binaen son istatistikler, Irak’taki fakirlik oranının %60’ların üzerine çıktığını gösteriyor. Bunun nedeni iş imkanı sağlanmaması, ülkedeki işsizlik açığını kapatma hakkındaki stratejik projelerin durdurulmasıdır. Özellikle genç grubu arasında işsizlik oranı %50’yi aşmıştır. Bu durum, dünyadaki ikinci petrol bölgesi ülkenin yozlaşan ekonomik durumuna kötü bir şekilde yansımaktadır.

 

 

HEYET Net

202 total views, 1 views today