Tercüme Rapor: Musul Morgu Personelleri Kan Nehirleriyle Mücadele Ediyor

Heyet.net/ Tercüme Ekibi

Reuters: Musul şehrindeki morg üniteleri, neredeyse doldu. Savaş kurbanları bir bir istifleniyor, cesetlerin birçoğu morga getiriliyor. Görevliler ise burada, ölülerin belirlenmesi ve defnedilmesi için üst düzey bir tempoyla çalışıyor. Bununla aksamadan disiplinli bir şekilde birbirini takip eden savaş kurbanlarının, bir sonraki partisi için alan açılması hedefleniyor. Musul şehrinin tanık olduğu dokuz aylık savaşın ardından kent sakinleri bunları açıklıyor.

Musul savaşı sona erdi. Ancak hayatını kaybedenlerin tasnif edilmesi görevi henüz yeni başlıyor. İsmini açıklamak istemeyen morg personeli şunları dile getiriyor: “Çok fazla kan akıtıldı. Irak’ta iki nehir vardı. Dicle ve Fırat nehri. Ancak şuanda üç nehir var. Üçüncüsü; kan nehri.” Yaşanılan zararın boyutları hiçbir zaman bilinmeyecek. Morg personelleri ve kurtarıcı ekipler, her gün en 30 ila 40 ceset geldiğine dikkat çekiyor. Bunlarının genelinin silahlıları izole etmeye katkı sağlayan hava saldırıları nedeniyle hayatını kaybettiğine vurgu yapıyorlar.

Ünitelerden birinin içinde yığılı siyah poşetler dikkat çekiyor. İçinde, Haziran ayında firar esnasında gazlı içecek fabrikası arkasında öldürülen siviller var. Morgda bir kadın, paramparça olmuş annesinin cesedini tanıyor ve şöyle diyor: “Tam bir buçuk ay, onun cesedini aradım.” Bulduğu kişi sadece annesine benziyor. Ancak elbisesinden ve cebindekilerden çıkarabiliyor. Yine burada bir adam var, ondan geriye kalan tek şey kurumuş bir ayak. Toza engel olan bir örtüye sarılı bir şekilde morga getirilmiş. Morg personeli bu adamın akrabalarının onu çorabından tanıdığını söylüyor. Hava saldırısını nedeniyle evinin enkazı altında paramparça olduğu gün giydiği çorabından…

Öte yandan Musul’un doğusundaki Morg Başkanı Mudir Amri, şunları söylüyor: “Rakamlar, beklediğimizin çok üstünde. Bizler bu akının düşmesini ümit ediyoruz. Ancak şuana kadar böyle bir şey yaşanmadı.

Cesetlerin Tahliyesi

Hava saldırıları nedeniyle yıkılan evlerin enkazları altında bozulmuş cesetleri çıkaranlar, sivil savunma ekipleri. Musul’un batısında sivil savunma binasının çalışanı şunları söylemekte: “Şuandan sonra kokuya dayanamıyorum.” Hayatını kaybedenlerin enkazdan çıkartılması ise haddizatında öldürücü bir çaba… Geçtiğimiz hafta enkaz altına gizlenmiş bir bombanın, cesetler çıkartıldığı sırada infilak etmesi sonucu sivil savunma personellerinden biri hayatını kaybetti. Aynı zamanda cesetlerin çıkartılması için yolu düzenleyen iş makinasını kullanan diğer bir personel de yaralandı. Şuana kadar yaralıların sayısı çok fazla. Bu durum savunma ekiplerinin gücünü ve motivasyonunu etkiliyor.

Yaralanmalarının yanı sıra bu ekiplerin maaşları da hükümet tarafından ödenmiyor. IŞİD’in hakimiyet sağladığı bölgelerde hükümet, görevlilerin maaşlarını yaklaşık 3 senedir askıya aldı. Sivil savunma personeli Ahmet Abdulkadir, “Biz bunu yapmadığımız takdirde bunu kim yapacak.” diyor. Hiçbir ücret almadan çalışmalara devam etmelerinin sebebi sorulduğunda ise “biz ülkemize hizmet ediyoruz.” şeklinde cevap veriyor.

Sivil savunma ekipleri, ancak hayatını kaybedenlerinin yakınlarının yönlendirdiği cesetleri çıkartıyor. Diğer cesetler ise enkaz altında terk ediliyor. Aksi takdirde morg ünitelerine konulacak birçok ceset olacak ve yakınlarının o cesetleri tespit etmesi zorlaşacaktır. Kimliği belirsiz bir ceset morga getirildiğinde bir süre ünitede tutuluyor. Şayet tanıyan çıkmazsa resimleri çekildikten sonra Musul belediyesi tarafından numaralandırılarak defnediliyor. İlerde arayan biri olursa bulunması kolay olsun diye yapılıyor bütün bunlar.

Kimlik

Savaş boyunca öldürülen yüzlerce insanın tespiti ve defnedilmesinin yanı sıra ufuklarda daha büyük zorluklar görünüyor. IŞİD’in hakimiyet sağladığı üç sene boyunca normal veya anormal yollarla hayatını kaybedenlerin durumu gizemlidir. Hayatını kaybedenlerin birçoğu gayri resmi bir şekilde veya IŞİD’ten alınan belgelerle defnedildi. Ancak Irak hükümeti bunları açıklamıyor. Aynı şekilde vefat belgesi olmadan hayatını kaybedenlerin yakınlarının hükümetten bedel istemesi mümkün değil. Ancak belge elde edildiği takdirde kimlik soruşturmasının kolaylığı için kazı gerekli olur.

Şubat ayında Musul’un batısında evinin önünde patlayıcı yüklü aracın infilak etmesi sonucunda hayatını kaybeden, Yasın Abdullah adlı vatandaşın kardeşi bunun örneklerinden biridir. Yakın okulun alanına defnedilmiş. Çünkü mezarlığa götürmek o anda imkansızmış. Şuanda okulun kapıları açık, ancak Abdullah kardeşinin mezarını kazmak için hükümetten onay alamıyor. Abdullah haklı olarak “kardeşimin ve çocuklarının haklarını nasıl güvence altına alabileceğim?” sorusunu soruyor.

Görünen o ki hükümet yetkilileri, IŞİD güçlerine mensup olmayan bu ölüleri araştırmayı istiyor ki onların vefat belgeleri yayınlanmasın. Onların cesetleri güneş altında çürümeye terk edilmiş durumda sivil savunma personeli Eyhem Abdullah şöyle diyor: “Burada aç hayvanlar bu cesetleri yemektedir.

226 total views, 1 views today