İsim Benzerliğinden Dolayı Tutuklanan Mahkumlar ve Hükümet Kuvvetlerinin Şantajları

Irak’ın çeşitli muhafazalarında yüzlerce masum vatandaş, hükümet tarafın aranan şahıslarla isim benzerliği veya dava benzerliği bahanesiyle tutuklanmaya maruz kalıyor. Bu vatandaşlar, hükümet hapishanelerine atılıp senelere kadar uzanan uzun vakitler bu hapishanelerde tutulmakta, serbest bırakılmadan önce bu süre zarfında her türlü şantajla karşılaşmaktadırlar.

Avukatlar ile bazı tutuklu yakınları, vatandaşların birçoğunun sırf hükümet tarafından aranan isimlerle benzerlik taşımasından dolayı güvenlik güçleri tarafından tutuklandığına dikkat çekiyor. Tutuklular ve aileleri ile yapılan pazarlıklar ve şantajlar nedeniyle, bu mahkûmların konumlarının doğruluğunun soruşturulması bahanesiyle bile bile serbest bırakılma işlemleri uzatılıyor.

Bu bağlamda haber ajansları, Avukat Ammar Ed Duleymi’nin şu sözlerini aktarıyor: “Araştırdığımın birçok davanın tutuluları, sırf hükümet tarafından arananlarla isim benzerliğinden dolayı alıkonulmuş. Güvenlik birimlerindeki bazı subaylar, tutukluların yakınlarına şantaj yapmak ve çocuklarının serbest kalmasını isteyen aileleri büyük meblağlı paralar ödemeye sevk etmek için bu durumdan kasıtlı olarak faydalanmaktadırlar.

Avukat Ammar Ed Duleymi sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Irak’a gelen bir şahıs sırf aranan kişilerle isim benzerliğinden dolayı sınırda tutuklandı. Resmi, anne ve baba ismi, doğum tarihi ve yeri farklı olmasına rağmen hükümet tarafından tutuklandı ve Başkent Bağdat’taki hapishanelerden birine nakledildi. Tutuklanan şahsın yakınları, birkaç ay içerisinde subayın önünde tutuklanan şahsın serbest bırakılmasından önce büyük miktarda para ödemesini imzaladı. Ben bu şahsin sırf isim benzerliğinden dolayı geldiğini kanıtlamak ve bu kanıtlandıktan birkaç gün sonra serbest bırakılacağını sanarak gelmiştim.

Avukat Ammar Ed Duleymi diğer bir olaya dikkatleri şu şekilde çekti: “Hükümet dairelerinden birinde işlem yaparken aynı suçlama nedeniyle bir şahıs daha tutuklandı. Bir seneden fazla bir süre hapishanede tutuldu. Bunun nedeni soruşturmasını yapan yetkili subay, serbest bırakılma işlemlerini uzatmak için yeni deliller ve gerekçeler uyduruyordu. Bununla tutuklunun yakınlarından daha fazla para koparmak için şantaj yapıyordu. Tutuklanan şahsın, aranan şahıs olduğunu iddia etmesi bu şantajlardan biriydi.

Haber ajansları, isim benzerliğinden dolayı tutuklanan Bağdatlı Muhammed Ali adlı vatandaşın  şu sözlerine yer vermektedir: “Ben iş gezisindeydim. Basra muhafazasının girişindeki kontrol noktasında yetkililerden biri benden bazı evraklar istedi. Kimliğimi aldıktan sonra bilgisayarda ismimi araştırmaya koyuldu. Daha sonra bana yargı tarafından arandığımı, terörden suçlanarak 4 ayrı davadan mahkum olduğumu söyledi. Ben subayın benimle şakalaştığını sanıyordum. Ancak işlemler başka bir boyuta girdi ve konu ciddilik kazanıyordu. Özellikle terörle mücadele merkezine sevk edilince olayın ciddiyetini anladım. Benim tutuklanmamın tek sebebi, hükümet tarafından aranan bir şahısla olan isim benzerliğimdi.

Muhammed Ali sözlerini şöyle sürdürdü: “Güvenlik güçlerinin bana karşı yaptığı işlemler çok fazla ağır ilerliyordu. Tutukluluğum yaklaşık 3 ay devam etti. Bu süre zarfı, beraatımın onaylanması konusuna yetmiyordu. Örneğin annenin kızlık soy isminden benim aranan şahıs olmadığımı tespit etmeleri mümkündü. Şuanda hükümet hapishanelerinde benim gibi hiçbir suçu olmadan sırf isim benzerliğinden dolayı yatan onlarca insan var.”

Bu bağlamda ülkeden ayrıldıktan 30 sene sonra Irak’a dönen Iraklı doktor şunları söylemektedir: “1980 yılında ülkeden ayrıldıktan sonra vatanıma döndüğüm ilk anda terör suçlamasıyla alıkonuldum ve hapishaneye atıldım. Rutin işlemler karşısında ancak 5 gün sonra serbest bırakıldım. Irak’taki hukuki sistem, soruşturma ve kimlik tespiti alanlarından birçok mesafeyi kat eden Avrupa ve Arap devletlerin seviyesine yükselemiyor. Örneğin Irak’ın komşu ülkeleri işlemlerinde göz tanıma sistemi kullanıyor.”

Öte yandan ismini vermek istemeyen yargı meclisindeki soruşturma subayı şu ifadeleri kullanıyor: “Mahkemelere, isim benzerliği nedeniyle uzun zaman hapishanelerde tutulan tutukluların varlığına binaen şikâyetler her geçen artmaktadır. Bu kimselerin davaları hala sonuçlanmış değil. Mahkumlar, soruşturma subaylarının veya polis subaylarının şantajlarına maruz kalmakta ve para ödemeye zorlanmaktadır. Suç araştırma heyetinin araştırmaları ve yargı emirleri, bu olumsuz probleme engel olamıyor. Bunun başlıca nedeni yayınlan yolsuzluk ve vatandaşlardan faydalanan subayları kontrol etme mekanizmasının zayıflamasıdır.”

Diğer yandan hukuk uzmanı Firas Hazeli şunları söylemektedir: “Kişileri tutuklamak için sadece ismi ölçü alan hukuki sistemler, geri kalmış sistemler olarak kabul görür. Çünkü Irak’ta ve diğer toplumların tamamında isim tekrarı ve benzerliği nedeniyle sadece isme dayanarak hareket etmek mümkün değildir. Kişinin üçüncü ismi veya anne kızlık soyadı kararı onanmadan herhangi bir şahıs hakkında tutuklama iddianamesi yayınlanması hukuki değildir. Hukuk alanında ilerlemiş devletler, tutuklama iddianamelerini dakik bilgilere dayanarak yayınlamaktadır. Yargının aradığı şahsı tespit etmek için göz tanıma ve DNA gibi şeylere başvurmaktadırlar.

Firas Hazeli sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tutuklamalar, Irak’ın şuan ki anayasasına muhalif olduğu gibi insan hakları ihlali olarak kabul edilmektedir. Sırf isim benzerliği nedeniyle tutuklanan kişilerin geçirdiği müddet, tutuklayan kişilerin keyfine bırakılmaktadır. Sırf isim benzerliğinden dolayı aylarca hapishanede tutulan birçok kişi mevcut.”

Suç araştırma heyeti ile insan hakları savunusuyla ilgilenen teşkilatların hazırladığı raporların, İçişleri Bakanlığına bağlı hükümet dairelerin içerisinde yolsuzluk ve rüşvetin had safhada olduğunu vurguladığı biliniyor. İçişleri Bakanlığına bağlı hükümet hapishanelerindeki yetkili subayların, tutukluların soruşturma işlemlerini uzatarak veya kendilerine nispet edilen suçlardan beraat eden tutukluların serbest bırakılma işlemlerini erteleyerek en çirkin şekilde vatandaşlardan faydalanmaktadırlar. Bunun altında, Adalet Bakanlığının her ay uzun süre hükümet hapishanelerinde tutulduktan sonra suçları tespit edilemeyip serbest bırakılan binlerce mahkumu içeren istatistikler yayınlamasına rağmen tutukluların yakınlarından para koparma amacı yatmaktadır.

 

 

HEYET Net

120 total views, 1 views today