Milislerin Telafer Operasyonuna Katılması Sivil Halkta Musul Senaryosunun Tekrarlanacağı Korkusuna Neden Oluyor

 

Irak’taki mezhep çatışmaların başat aktörü Haşdi Şabi milislerinin, hükümet kuvvetleri tarafından Telafer kazasına düzenlenen saldırıya iştirak etmesi, kaza sakinleri üzerinde korku ve endişenin hakim olmasını beraberinde getirdi. Bu korku ve endişenin altında, yakın zamanda düzenlenen Musul operasyonuna katılan Haşdi Şabi milislerinin, Musul kentinde sivillere yönelik işlediği suç ve ihlallerin tekrarlanacağı kanısı yatıyor. Özellikle Irak hükümeti Başbakanı Haydar El Abadi’nin, IŞİD güçlerinin temizlenmesi bahanesiyle Telafer operasyonuna Haşdi Şabi milislerinin katılmasına yeşil ışık yakması sonucu kaza sakinlerinin doğal olarak endişeleri arttı.

Haşdi Şabi milislerinin katılımıyla Irak ordusunun düzenlediği Musul operasyonunun son bulmasının ardından insan hakları savunusuyla ilgilenen heyetler, teşkilatlar ve dernekler, hükümet kuvvetleri ile Haşdi Şabi milislerinin binlerce masum sivile karşı işlediği bazı vahşi suçları ve ihlalleri gözlemledi. Meydan infazları, işkence ve adam kaçırma gibi sivillere karşı işlenen suçlar bunlardan sadece bazılarıydı. Bu kurumların hükümet başkanından defalarca bu ihlaller hakkında soruşturma açmasını ve müsebbiplerinin cezalandırılmasını talep etmesine rağmen bu konuda hiçbir soruşturma icra edilmedi.

Bu bağlamda haber ajansları Telafer kazasının saygın şeyhlerinden Şeyh Nezhan Molla’nın şu açıklamalarına yer verdi: “Hükümete bağlı ordu kuvvetleri ile mezhepçi Haşdi Şabi milislerinin Musul kentinde çatışma boyunca sivillere karşı işlediği katliamlar ve ihlaller, ebeveynlerin saçlarını ağartır ve dil, orada yaşananları nitelemekten aciz kalır. Bu nedenle Telafer halkı, orada yaşanan senaryonun burada da tekrarlanmasından endişe duyuyor.”

Şuanda Erbil’de yaşayan Nezhan Molla, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Haşdi Şabi milislerinin Telafer kazasına karşı düzenlenen askeri operasyona katılma ısrarı, onların mezhepçi niyetlerine açık bir şekilde işaret etmektedir. El Abadi’nin Haşdi Şabi milislerinin katılma isteklerine muvafakat etmesinin ve onlara yeşil ışık yakmasının altında, bölgedeki demografik oyunu hayata geçirme ve daha fazla kan dökülmesi için alan açma amaçları yatmaktadır.”

Öte yandan Türkmen Kalkınma Partisi Başkanı Muhammed İlehanli şunları söylemektedir: “Haşdi Şabi milislerinin Telafer kazasına düzenlenen askeri operasyona katılmadaki amacı, söz konusu milislerin komutanlarının iddia ettiği gibi kazayı IŞİD güçlerinden temizlemek değildir asla. Aksine Ninova muhafazasında mezhepçi nüfuzunu genel anlamda genişletmek amacı taşımaktadır. Örneğin Haşdi Şabi milisleri Musul operasyonu bitmesine rağmen kontrol sağladı Musul mıntıkalarında hala çekilmedi. Bu kimseler emredilen ajandayı hayata geçirme görevi yürütüyorlar.”

Yine Irak İnsan Hakları Gözlemevi, Musul şahit olunan büyük insani ve maddi kayıpların Telafer kazasında da tekrarlanacağı hususunda uyarıda bulunarak şunları söyledi: “Sivillerin selametine, askeri operasyondan neşet eden tehlikelerden korunmalarına önem gösterilmediği sürece düzenlenen özgürleştirme operasyonlarının hiçbir önemi yok. Askeri hatalar, sivillerin ölmesinin gerekçesi olamaz. Musul kendinde dönen savaş, yüzlerce masum sivilin hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına, binlerce evin yıkılmasına neden oldu. Aynı şekilde hükümet kuvvetleri ve Haşdi Şabi milisleri, toplu infaz operasyonları düzenledi, sivilleri rastgele, belgesiz, delilsiz tutukladı. İşkence suçları işlendi.

Ek olarak yerel kaynaklar, Telafer kazasına karşı devam eden hava ve kara saldırılarında onlarca sivil hayatını kaybettiğini ve yaralandığını açıkladı. Bu durum, kaza ehlinden 12 bin sivilin, hava saldırılarından daha güvenli bir bölgeye kaçarak göç etmesine neden oldu. Kaza içerisinden çıkmaya bir yol bulamayan siviller ise gıda ve tıbbi ihtiyaçların tükenmesi sonucunda zor insani şartlarla boğuşuyor.

Haşdi Şabi milislerinin kontrol sağladığı Telafer’e bağlı bazı mıntıkalarda, Haşdi Şabi milislerinin yağmalama, gasp ve vatandaşlara ait mülklerin ateşe verilmesine şahit olduğu ifade ediliyor. Haber ajansları ismini vermek istemeyen bir subayın şu açıklamalarına yer veriyor: “Haşdi Şabi milislerinden bir kuvvet, intikam operasyonları düzenleyerek Telafer kazasındaki ve Telafer’in doğusunda yer alan Mahlabiyye vatandaşlarına ait mal ve mülklere el koyuyor ve yağmalıyor. Bu milisler Telafer kazasında bazı vatandaşların evlerini ateşe verdi.

Haşdi Şabi milislerinin resmi sözcüsü Ahmet El Esedi günler öncesinde “Telafer’de bulunan sivillerin sayısı, 3000’i aşmamakta. Onların tamamı IŞİD’in ailelerindendir.” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamalar hükümete bağlı kuvvetlerin ve Haşdi Şabi milislerinin niyetlerini ve sivil halka karşı topu katliam ve vahşi ihlallere olan gayretlerini ortaya koymaktadır.

Geçen şeylere binaen aklı olan herkes, IŞİD güçleri bahane edilerek hükümet kuvvetleri ile Haşdi Şabi milislerinin düzenlediği operasyonların kasıtlı öldürme, yıkım, işgal boyunca hedef alınan ve bölgesel ve küresel entrikaların avı olan masum vatandaşlara yapılan zulmü daha fazla artırma suçları olduğunu görür.

 

 

HEYET Net

307 total views, 2 views today