Davet ve İrşat Birimi, Şeyh İbrahim El Müderris’in Yaşantısı Konulu Bir Seminer Düzenledi

 

Heyet.net / Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Davet ve İrşat Birimi, Genel Sekreterlik üyesi Şeyh İbrahim Münir El Müderris (rahimehullah)’ın etkileri, ilmi ve davet çalışmalarını konu edinen bir seminer düzenledi. Söz konusu seminere Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari de katılırken konu hakkında hazırladığı araştırmasını katılımcılarla paylaştı.

Akademisyenlerin, aktivistlerin, gazetecilerin yanı sıra Ürdün’ün başkenti Amman’da yaşamakta olan Iraklıların da katıldığı seminer, şahsi yaşantı ve davet çalışmaları olmak üzere Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın hayatının iki noktasına özellikle önem gösterdi.

Davet ve İrşat Birimi’nin aktivite haritası kapsamında ikincisi sayılan söz konusu seminerin faaliyetleri, Davet ve İrşat Birimi’nin Raportörü Dr. Ömer Er Ravi’nin hazırladığı tebliği sunmasıyla başladı. Dr. Er Ravi tebliğinde Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın ayrıcalık kazandığı faziletleri ve özelliklerini ele aldığı tebliğinde Şeyh İbrahim’in El Müderris olarak lakap almasının nedeninin Osmanlı Sultanı 2. Abdulhamid’in babası Şeyh İbrahim Münir’i Enbar muhafazasında yer alan Ane şehrine Müderris olarak ataması olduğunu açıkladı. Irak’ta bu lakabı alan dört kişiden biri olduğunun altını çizdi.

Dr. Ömer Er Ravi, Şeyh İbrahim El Müderris (rahimahullah)’ın ders aldığı alimlere de değinerek bunların başında Allame Emced Ez Zehavi, Şeyh Abdulkadir El Hatip, Şeyh Necmuddin El Vaiz, Şeyh Kasım El Kasi gibi isimler geldiğini vurguladı. Öte yandan Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın tedris, davet, cemiyet, aşiret meclisleri, müesseseler gibi yerlerde geçirdiği uzun ömründe birçok talebeye ders verdiğini ve birçok talebenin onun elinde yetiştiğini ifade etti. Özellikle Irak Müslüman Alimler Heyeti kurulduktan ve üye olduktan sonra derslerini fazlalaştırdığına dikkat çekti.

Iraklı Alimler ve Dini Medreseler

Seminerin ikinci oturumunda Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari, hazırladığı araştırmasının başında Şeyh İbrahim El Müderris’in Irak’taki dini medreselere yönelik gösterdiği gayret ve çalışmalardan bahsederek şu ifadeleri kullandı: “Son iki asırda Rafidin (Mezopotamya) bölgesinde birçok alim yetişti. Ancak üzüntüyle belirtiyorum birçok araştırmacı tarafından bu simalar unutuldu, onları tanımak ve tanıtmak için yeterli ihtimam gösterilmedi. Bu nedenle onların gerçek rolleri bariz olamadı. İşte bu nedenle Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından düzenlenen bir dizi seminer, uzmanlara bu alanda derinleşmeleri ve çıkan neticeleri ortaya çıkarmaları için bir fırsat sunuyor.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Hairs Ed Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah) Şeyh Emced Ez Zehavi (rahimehullah)’tan sonra Irak’taki en iyi davetçi kabul edilmektedir. Uzun ömrü ona, alimlerden seçkin bir tabakadan ders alma fırsatı sunduğu gibi aynı zamanda birçok ilim talebesine ders verme olanağı da sağlamıştı.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed Dari, Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın davete yönelik çalışmalarının hayatının her alanında aktif olduğunu belirterek ilim, siyaset, fikir ve sosyal alanlarda çeşitli dikkat çeken faaliyetlere imza attığını vurguladı. İşgale karşı doğru bir duruş sergilediğini belirterek onu parti çerçevesinden çıkarttığını ifade etti. Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın sadece Irak Müslüman Alimler Heyeti’ne olan üyeliğiyle yetinmediğini işgale karşı birçok alanda mücadele ettiğini ve Besair gazetesinin yayınlanmasını ilk destekleyen ve yapıcı konularla ona öncülük eden kimselerden olduğunu belirtti.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari, Şeyh İbrahim El Müderris’in çok fazla eser geride bırakmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Çünkü o davet alanında çalışmalar yürütmeyi, konferansları, cami ve cemiyetlerde faaliyet yürütmeyi, köylere yolculuklar düzenleyerek oradaki insanlara dinlerini öğrenmeleri için yardım etmeyi, eğitim vermeyi tercih etti. Bağdat’taki Şeriat fakültesinde kurulduğundan itibaren verdiği konferansların sınırı yok. Bu konferanslarında akide, tefsir, tarih ve siyer gibi alanların konularını tek tek ele aldı. Ayrıca İslam dünyasından birçok bölgede konferanslar düzenlemiştir.”

Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah) hayır ve davet cemiyetlerinde gönüllü çalışmalarda aktifti. Genç Müslümanlar Cemiyeti, İslam Terbiyesi Cemiyeti, Fecr Cemiyeti ve bunların dışında birçok cemiyette gönüllü olarak faaliyet yürüttü. Aynı şekilde işgalin ardından aşiret meclislerinde ve başta Sosyal Birimi olmak üzere Irak Müslüman Alimler Heyeti birimlerinde çeşitli çalışmalar yürüttü. Siyasi alanda da davetsel çalışmalara imza attı. Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin kuruluş toplantısında ve çeşitli platformlarında konuşmalar yaptı.”

Davet Yolculukları

Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari, Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın Bağdat’ın kuzey ve güneyindeki köylere düzenlediği yolculuklar kapsamında davet alanındaki bazı kıssaları örnek olarak gösterdi. Babil muhafazasının kuzeyinde yer alan Cennabiye köyüne gitmesini, orada cami inşa etmesini, sabahtan akşama kadar erkeklere, kadınlara ve çocuklara fıkıh ve kuran öğretmesini anlatan Dr. Ed Dari, aktivitelerinin kabile öncülerine kadar genişlediğini ve kabile öncüleri arasında önemli bir yer edindiğini ifade etti.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari’nin işaret ettiği Şeyh İbrahim El Müderris (rahimehullah)’ın diğer özelliği ise davette kendine ait özel bir metodunun olması. Konferans esnasında oturmayı kabul etmediğine dikkat çeken Dr. Ed Dari bunun eski Iraklı alimlerin bir özelliği olduğunu açıkladı. Bu özelliğin kişiye, ilimden verdiği şeyin muhtevasını ihata etme olanağı sağladığını vurguladı Ed Dari. Aynı şekilde bu davranışın genç nesillerde etki bıraktığını ve onlarda bir sevgi ve ihtirama sebebiyet verdiğini ekledi.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed Dari sözlerini şöyle sonlandırdı: “Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin Iraklı alimlerin ilmi, siyasi ve davetsel çaba ve gayretlerini sunması bunu vacip olarak görmesinden dolayıdır. Aynı şekilde bunu bir vefa borcu olarak görmekte, ilmin yayılmasında fazilet sahipleri olmalarına karşılık güzel bir karşılık olarak saymaktadır. Yine Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin bu çalışmaları, müftü, dini medrese alimleri ve sosyal cemiyet üyeleri gibi Iraklı din alimlerinin milli ruhlarını silmeye çalışanların yoluna engel koyma olarak görmektedir.

567 total views, 2 views today