HEYET, Balfour Deklarasyonun 100. Yılında Filistinli Halkın Cihadını ve Sebatını Selamladı

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Genel Sekreterlik aracılığıyla yayınlanan açıklamasında “Halkların hak ve hukukları, zaman aşımına uğramakla düşmez. Balfour vaadi suçu, suçların anası lakabını hak ediyor. O, hakim devletlerin gözetiminde bölgedeki birbirini takip eden entrikaların sadece başlangıcıydı.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından Perşembe günü yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bir asır geçmesine rağmen tarihin en büyük soygununun yıldönümü ümmetin hafızasında tazeliğini korumaktadır; nesiller onu anmakta, Arthur James Balfour’un, özel olarak Filistinlilerin genel olarak İslam ümmetinin üzerinde etkisi kalsın diye o uğursuz vaadini içeren kötü üne sahip mektubunu gönderdiğinden bu yana haberler bu yıldönümünü nakletmektedir.

Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada Balfour’un vaadinin, gelişi güzel bir söz veya serbest atılan bir atış olmadığı vurgulanırken bunun daha önce planlanarak hazırlanmış bir geçmişi bulunmakta olduğuna dikkat çekildi. “1916 yılında imzalanan Sykes Picot anlaşmasından bir seneden daha az bir sürenin ardından bu plan yürürlüğe girmiş ve bununla işgalci devletler, uluslararası arenada payitaht konumuna gelmesinin ardından Arap mıntıkasını parçalayarak bundan nemalanmıştır.” ifadeleri kullanılan açıklamada “Bu en düşük halde, parçalamayı ve bölmeyi istediği devletlerin maslahatlarını tehdit eden bir kuvveti temsil etmektedir.” ifadelerine yer verilerek İlgili devletlere acı sebebi olsun diye bu bölgenin kalbinde Yahudilere, gasp ederek, askeri çatışma meydanında toprak vermek anlamına gelmekte olduğu açıklandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti açıklaması sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu uğursuz vaadin 100. Yıldönümü İngiltere tarafından kutlanması, ilk yöntemlerine ısrarla devam ettiklerini açık bir şekilde göstermektedir. Nitekim Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May, söz konusu yıldönümden birkaç gün önce söz konusu deklarasyonu desteklemeye devam ettiklerini, bundan hiçbir sıkıntı duymadıklarını açıklamıştı. Bu konuda Siyonist cemaatleri Amerika’nın içerisine yerleştiren, Filistin topraklarını gasp eden İsrail devletinin çıkarlarını gözeten, bölge ölçeğinde en büyük tesirleri dayatan, bölge kuvvetleriyle oynayan, Irak’ı parçalaması ve bölgedeki projelerini yürütecek bölgesel polisleri ile İran arasındaki dostluğu çift yönlü kılmak adına otoritenin geleneklerini sağlaması için İran’a daha fazla güç ve nüfuz imkanı sağlayan Amerika da İngiltere’den farksızdır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, bu deklarasyonun 100. yıldönümünü ümmetin kendi işlerine istikamet vererek düzenlemesi, milletler arasında minber olmak için hazırlık yapması, düşmanlarının heybetlendiği şeylerde kuvvet ve izzet sahibi olması için bir fırsat olarak gördüğünün altını çizdi. Bu konuda işin bu güzel neslin adamlarına, acılarını unutmaktan yüz çevirmiş gençlere düştüğüne vurgu yaparak onların, acının rahminden umut üretmeye çalışmakta olduklarını ifade etti. “Amel eden alimler, salih gençler, ıslah ediciler, düşünürler, ihlaslılar olduğu müddetçe bu ümmet hayal kırıklığına asla uğramayacaktır.” denildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şu ifadeler kullanıldı: “Genel olarak Irak’tan özel olarak Irak Müslüman Alimler Heyeti’nden işgal edilen Kudüs ve kardeşlerindeki, Batı Şeria’daki, Mücahitlerin bölgelerindeki Filistinli halkımızın tamamına selam olsun. Onlara şunları söylüyoruz: zafer, sizin birliğinize, işlerinizin bir arada yürümesine, gaspçı işgalcilerin birliğini dağıtmanıza, deklarasyonun planlarını ve nihai hedeflerini başarısızlığa uğratmanıza bağlıdır.”

93 total views, 1 views today