HEYET İnsan Hakları Konusunda Yeni Uluslararası Ölçüler Belirlemeye Çağırdı

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada “Aktif devletlerin uluslararası barış meselelerini destekleme ve insan hakları alanında hukuki, siyasi, ahlaki ve tarihi sorumluluklarını üstlenmede yetersiz oldukları ve böyle bir şeyi istemedikleri herkes tarafından bilinmektedir.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şunlar denildi: “İnsan olmasından, saygınlığı ve değeri korunmasından dolayı insana ve bazı hakkını ve hürriyetini garanti altına almak için çalışan kanun ve sözlerin Birleşmiş Milletler tarafından ikrar edilmesinden 69 yıl sonra başta Irak ve Arap ülkeleri olmak üzere dünya halklarının birçoğu, söz konusu kanunları uygulayacak gerçek bir uluslararası irade mekanizmasının olmamasından dolayı hala hukuksuz ve hürriyetsiz yaşamaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti açıklamasında İnsan hakları ve özgürlüğü kabul etme gerekliliğinden dolayı insan haklarına saygı duyduğunu iddia eden devletlerin inkarı şöyle dursun askıdaki davalara karşı sorumsuzca davranmaya, devletlerarası barış ve güvenliği koruyacak en önemli direkleri yıkarak hala devam ettiklerine vurgu yaptı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Bu münasebet, dünyayı daha az güvenli bir yere dönüştüren Irak savaşının ve işgal edilmesinin sonuçları hala dururken geldi. Bu durum hala devam etmektedir. Iraklıların canlarını almaya devam eden, 2003 Irak işgalinden itibaren ülkede hakimiyet sağlayan gayri hukuki durumu reddedenlerin genelini tehdit eden terörle savaş adı altında Irak’ta kan nehir gibi akmaya devam etmektedir.”

Açıklamada Iraklıların, yaşam, sağlık, hizmet durumunun çökmesinin ve Birleşmiş Milletlerinin misakının sınırlarını oluşturan ve uluslararası insan hakları ilanı olan üst-ana haklardan mahrum olmalarının neticesi olarak Irak’ta yaşananlardan en büyük zararı gören kişiler olduğuna dikkat çekildi. Hayat hakkı, özgürlük ve güven hakkı, ifade özgürlüğü hakkı, korkudan kurtulma hakkı ve on milyonlarca Iraklının diğer sivil hakları söz konusu ana haklar arasında olduğuna vurgu yapılarak özellikle bu haklardan, ev ve topraklarını terk etmek zorunda kalan, askeri operasyonlar bitmesine rağmen yıllardan beri geri dönemeyen ve sayıları 3 milyonu aşan göçmenlerin mahrum bırakıldıklarını ifade etti. Bütün bunların, 2003 yılından sonra Iraklıların yaşadığı, bölgedeki güvenliğin ve istikrarın kuvvetlenmesine katkı sağlayacak bir değişiklikle değiştirilmesi gereken şaz bir vakanın atmosferinde gerçekleştiği açıklandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın devamında şöyle denildi: “Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti, bütün devletlerdeki yasama sistemlerine karşı insan haklarının korunmasının zarureti noktasındaki belirgin duruşuna rağmen, mazlum halkların haklarının savunmasının, yeryüzünde işlenen suçların ve ihlallerin vasıflanmasıyla yetinilmesinin, yaşanan olaylara uygun olacak, asli problemleri dikkate alacak, beklenen şeylere uyum sağlayacak, halkın yöneldikleri şeyleri kabul edecek ve isteklerini gerçekleştirecek adil çözümler yerine parçacı çözümler arkasına gizlenilmesinin karşısında güçsüz bir şekilde durmaktadır. Belki de Amerika Başkanı Donald Trump’ın ABD büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs şehrine taşıma kararının altında da aynı neden yatmaktadır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti, uluslararası sisteme, Irak’ın içinde ve dışında insan hakları kurumlarına, dünyadaki bütün özgür kişilere, uluslararası kanunlara, anlaşmalara ve ittifaklara bağlı kalmalarına ve onların maddelerinin uygulanmasına saygı duymalarına çağrı yapmaktadır. İnsanın saygınlığını koruyacak, onların haklarına garanti verecek yeni bir uluslararası ölçülere ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır.”

 

 

HEYET Net

101 total views, 1 views today