İnsan Hakları Birimi’nden “Irak Yargısının İşleyen Mahkemeleri” Adlı Oturum

 

Heyet.net / Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İnsan Hakları Birimi, kanun ve insan hakları alanında uzman isimlerin katıldığı “Irak Yargısın İşleyen Mahkemeleri” adını taşıyan bir oturum düzenledi.

Oturumun moderatörü İnsan Hakları Birimi Sözcüsü Dr. Eymen El Ani, akademisyen, aktivist ve gazetecilerin de bulunduğu katılımcılara hoş geldin dedikten sonra Irak’ta işgalcilerin eksenindeki hükümetlerin yönetimi altında yargı manzumesinin şuan ki konumunu, ülkedeki adaleti baltalama ve mezhep ve parti temelli nedenlerle hapishanelere atılan kişilerin mahkemelerindeki tarafsızlık ilkesini yitirmedeki rolüne değindi.

İnsan Hakları Birimi tarafından düzenlenen oturumda iki ayrı araştırmaya yer verildi. Dr. Süleyman En Nasiri’nin hazırladığı birinci araştırma, insan hakları evrensel beyannamesi ve uluslararası kanun üzerine yoğunlaştı. Dr. Süleyman En Nasiri, bu beyannamenin mahiyetini ve genel olarak yargı organına etkisini genel hatlarıyla açıkladı.

Dr. Süleyman En Nasiri’nin araştırmasında ele alınan diğer bir nokta ise Irak’taki mahkemelerin durumu, hükümetin işlemlerinde dayandığı gayri hukuki gerekçelerdi. Dr. Süleyman En Nasiri, Irak’taki şuan ki yargının dürüstlük ve adalet esaslarına ihtiyaç duyduğunu açıkladıktan sonra yargının ana şartları sağlayamadığını ve bunun başında da yürütme erkinden ve dürüstlükten bağımsızlık geldiğini ifade etti.

Dr. Süleyman En Nasiri şöyle devam etti: “Siyasi çalışmalar gölgesinde Irak’taki yargı erki,  tamamıyla yürütme erkine boyun eğiyor. Yargı karşısında Iraklı halk, ülkede işlenen ihlaller bağlamında partilerinden faydalanan hükümetin alı koyduğu esir konumundadır.”

Dürüst Olmayan Mahkemeler

Dr. En Nasiri’nin araştırması, hükümet tarafından icra edilen mahkumların idam edilmesine de değindikten sonra şunlara dikkat çekildi: “Söz konusu idam kararları, dürüst olmayan mahkemelerde alınıyor ve mahkumlara, avukatlardan yardım alma veya kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı kendilerini savunma fırsatı tanınmıyor.”

Genel Af kanunu detaylarıyla ele aldıktan sonra Dr. Süleyman En Nasiri sözlerine şöyle devam etti: “Söz konusu genel af kanununun öngördükleri arasında tutuklunun kendisine yöneltilen suçlamalarla ilişkisi olmadığı anlaşıldığı takdirde altı ay sonra serbest bırakılacağı da bulunmaktadır. Bu durum, suçlanan kişinin suçu ispat edilinceye kadar suçsuz olduğu kaidesine binaen hukukun kaideleriyle çelişen garip bir durumdur. İşte bu durum, Irak’ı, tutuklu mahkumların çokluğu noktasında dünyada 6. sıraya çıkartmıştır.

Dr. Süleyman En Nasiri sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika’nın Irak’ı işgal etmesi, ülkede adaletin kalkmasını, dürüstlüğün felç olmasını ve yargının siyasallaşmasını sağlayan hukuksuzluğa doğrudan bir zemin hazırladı. Bunun en açık örneği, Adalet bakanlığının hangi suçlarla suçlandıkları ve ne kadar süre tutuklu kaldıkları yönünde hiçbir açıklama yapmadığı 30 bin mahkumun serbest bırakıldığını hükümet yetkililerinin ilan etmesidir. Bu bağlamda Uluslararası Af Örgütü, söz konusu kimselerin ve hapishanede tutuklu olarak bekletilen diğer kişilerin, disiplinli mahkemelere tanık olmadıklarına dikkat çekerek aynı zamanda işkencelere maruz kaldıklarını ve bu mahkumlardan bazılarının işkence altında hayatını kaybettiğini ifade etti.

İkinci araştırmanın sahibi Abdulkerim Şeride konuşmasına bazı sorularla başladı; Bugün dünya, insan hakları meselelerine gerçekten önem veriyor mu? Yoksa bu tamamıyla formalite mi? İşte bu, Irak’taki hapishanelerde mahkumlara karşı işlenen ihlaller ve bu mahkumların maruz kaldıkları işkenceler karşısında trajedik sessizlik halini yeterince açıklıyor.

Araştırmacı Abdulkerim Şeride, 2003 Irak işgalinden günümüze dek Irak’taki yargının durumunu açıkladıktan sonra şunları söyledi: “Irak’taki yargının durumu, adalete ve en küçük dürüstlük ölçülerine ihtiyaç duymaktadır. İşgalci hükümet gölgesinde mahkemelerde elde edilen bazı belgeler, mahkumların bazı suçlardan yargılandığını ancak bu suçların, onlar hapishanedeyken vuku bulduğunu göstermektedir.”

Abdulkerim Şeride hapishanelerde işlenen işkencelere değindikten sonra araştırmasında mahkumlardan dinlediği bazı konulara işaret ederek Irak hapishanelerinde binlerce mahkumun akıbetinin meçhul olduğunu vurguladı.

Abdulkerim Şeride sözlerini şöyle sonlandırdı: “Irak’taki yargı erki, yargı ve insan haklarıyla ilişkili uluslararası kuralları ve misakları uygulamamaktadır. Irak’ta adaletin, güvenliğin, istikrarın, toplumsal barışın olmaması, hukukun olmamasından kaynaklanmaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İnsan Hakları Birimi tarafından düzenlenen söz konusu oturum, katılımcıların soru ve eklemeleriyle son buldu. Araştırmacı ve siyasi analistlerin katılımları, işgal hükümetleri gölgesinde yargının durumunu ve Irak vakasına etkisine belgeleyen bir dizi bilgi ve tanıklığı içeriyordu.

 

126 total views, 1 views today