Uyuyan Hücreler Bahane Edilerek Düzenlenen Operasyonlar Vatandaşları Tedirgin Ediyor

Heyet.net / Araştırma

Başta Bağdat kemeri mıntıkaları olmak üzere hükümete bağlı güvenlik güçlerinin ve mezhepçi Haşdi Şabi milislerinin hakimiyet sağladığı bölgelerde yaşayan vatandaşlarda, IŞİD’in uyuyan hücrelerini tespit etme bahanesiyle hükümet kuvvetlerinin her gün düzenlediği operasyonlar kapsamında tutuklanma, alıp götürülme korkusu hakim.

Bu bağlamda haber ajansları Enbar muhafazasındaki güvenlik kaynaklarından şunları nakletmektedir: “Hükümet kuvvetleri, Enbar muhafazasındaki vatandaşların çeşitli mıntıkalardaki evlerini, çiftliklerini ve ticari çarşılarını hedef alan operasyonlarına devam etmektedir. Bununla birlikte IŞİD üyesi olduğu şüpheli olan bazı vatandaşları, söz konusu operasyonlar kapsamında tutukladı. Tutuklama operasyonlarının geneli, sadece şüphelenilen şahısların tutuklanması veya güvenlik güçlerinin hoşlanmadığı insanların tutuklanmasıyla sonuçlanıyor. Şöyle ki bu vatandaşlar hiçbir kanıt olmaksızın IŞİD üyeliğiyle suçlanıyor ve operasyon esnasında güvenlik güçlerinin kullandığı askeri araçlara koyularak götürülüyor.”

Bağdat kemeri mıntıkalarından birinde oturan ve ismini vermek istemeyen bir aşiret reisi ise şunları söylüyor: “Hükümet ordusundaki kuvvetler ve Haşdi Şabi milisleri, geçtiğimiz günler boyunca Bağdat kemeri mıntıkalarında geniş çaplı operasyonlar düzenledi. Söz konusu operasyonlarda hiçbir kanıt olmaksızın IŞİD üyeliğiyle suçlanan ve sayısı hiç de azımsanmayacak masum vatandaşlar tutuklandı. Bu tutukluların geneli alı konulmakta ve şuana kadar serbest bırakılmamaktadır.

Öte yandan orduda görev yapan yarbay rütbeli bir subay, hükümete bağlı güvenlik güçlerinin ve Haşdi Şabi milislerinin sadece Ninova muhafazasında uyuyan hücre bahanesiyle 1000’en fazla masum vatandaşı tutukladıklarını aktardı. Söz konusu subay, hükümet kuvvetleri tarafından tutuklanarak ordu kışlalarında, Haşdi Şabi milislerine ait karargahlarda alıkonulan bu sivillerin, günlerce süren soruşturma ekseninde görülebilecek en kötü psikolojik ve bedeni işkencelere maruz kaldıklarını vurguladı.

İsmini vermek istemeyen söz konusu subay sözlerini şöyle sürdürdü: “Hükümet kuvvetleri tarafından gerçekleşen bu tutuklamalar, maddi şantajdan da hali değildir. Tutuklanan masum vatandaşların yakınları, evlatlarının serbest bırakılması veya soruşturma esnasında çeşitli işkencelere maruz kalmaması karşılığında yolsuzluk yapan subaylara ve askerlere 5 bin dolara kadar para ödemek zorunda kalabiliyor. Musul şehrinin güneyinde düzenlenen operasyonlar kapsamında tutuklanan oğlunun serbest bırakılmasını isteyen bir vatandaşın, yüzbaşı rütbeli bir subayla pazarlık yaptığına geçen ay tanık oldum.

Diğer yandan haber ajansları, Musul’da düzenlenen operasyonlar kapsamından tutuklanan vatandaşlardan biri olan Abdullah Muhammed adlı bir vatandaşın şu sözlerini aktarmaktadır: “Ezidi milisler de bir gece evime baskın düzenleyen ve hakkımda soruşturma başlatmak için ordu karargahına götüren ordu kuvvetlerine eşlik ediyordu. Söz konusu yerde darp edildiğim gibi söz konusu deliye dönmüş milisler tarafından ağzı alınmayacak hakaretler ve küfürler işittim. Suçsuz olduğum açığa çıkmasına rağmen serbest bırakılmam yeni gelen tutuklulardan elde edilen rüşvetlerle sonrasında ancak gerçekleşti.”

Irak’ta insan hakları ihlallerini gözlemleyen merkezlerden biri olan Bağdat İnsan Hakları Merkezi Başkanı Dr. Muhammed El İsavi şunlara dikkat çekmektedir: “Başta Ninova, Enbar ve Başkent Bağdat muhafazaları olmak üzere son zamanlarda Irak’ın her bölgesinde hükümet kuvvetleri tarafından yürütülen gelişigüzel tutuklamaları Bağdat İnsan Hakları Merkezi endişeyle takip etmektedir. Hükümete bağlı güvenlik güçleri, kanıt ve delil olmaksızın gelişigüzel tutuklama politikalarına ve masum sivillere karşı jurnalcilerin gerçeği yansıtmayan iftiralarına ve şikayetlerine dayanan baskı yöntemlerine tekrardan geri döndü.”

Bu bağlamda bakanlar meclisi üyesi Ahmed Selmani şunları söylemektedir: “Başkent Bağdat’ın çevresinde ve diğer muhafazalarda hiçbir savcılık belgesi olmaksızın masum vatandaşlara yönelik gelişigüzel tutuklamalar söz konusu. Bütün bunlar insan hakları ilkeleriyle çelişmektedir.

Geçen şeylere binaen herkes, hükümet kuvvetleri ve onlara eşlik eden mezhepçi Haşdi Şabi milisleri tarafından düzenlenen bu gelişigüzel tutuklamaların, gayri hukuki uygulamaların ve ihlallerin altında Irak’ta belirli, muayyen bir kesimi aşağılamak ve yıldırmak, Irak’ın birçok mıntıkasında demografik değişim için çalışan yabancı projelerini uygulamak amacı yattığını biliyor. Eğer önlem alınarak vatandaşlarımıza yönelik hiç çekinmeden işlenen bu türden ihlallere karşı konulmaz ve önüne set çekilmezse bütün bunlar sadece Irak’la sınırlı olmayacak, aksine bütün bölge devletlerini etkileyecek büyük bir felaketin yaşanmasına sebebiyet verecektir.

275 total views, 1 views today