Irak’taki Fakirliğin Devamlılığı ve Hükümet İhmali Iraklı Çocukların Geleceğini Karartıyor

Heyet.net / Araştırma

Son dört yılda Irak’ın tanık olduğu olaylar, hiçbir istikamet ve sebatın kalmadığı diğer alanlara nazaran insani alanda daha kötü bir hale doğru artarak evrilmektedir. Bunu olumsuz yansımaların toplumun bütün kurumlarını etkilerken özellikle fakirlik, cehalet, gerekli hayati nedenlerin eksikliği içerisinde kıvranan çocuk sınıfı, bu olumsuz yansımalardan fazlasıyla zarar görmektedir.

Çok şiddetli savaşlara tanık olan mıntıkalardaki savaş ve çatışmanın hiddeti ivme kaybetmesine rağmen, savaşın kaçınılmaz zararları, ülkenin çeşitli bölgelerinde milyonlarca Iraklıyı hedef almaya devam etmektedir. Bunun açık işaretleri Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF tarafından hazırlanan raporlarda göze çarpmaktadır. UNICEF raporlarında “Her dört Iraklı çocuktan biri fakirlikle boğuşmaktadır. Başta göçmen aileler olmak üzere Iraklı aileler, hayatta kalabilmek için çocuklara hiç de uygun olmayan ve alışılmışlığın dışında tedbirler almak zorunda kalmaktadırlar.” ifadelerini kullanmaktadır.

Bu bağlamda BM Çocuklara Yardım Fonu şunları dile getirmektedir: “Çatışmalar, Irak’taki merkezi şehirleri, savaş bölgelerine dönüştürdü. Şehrin alt yapısına çok büyük zararlar verdi. Yerleşim bölgelerindeki vatandaşlara ait evler, okullar, hastaneler, eğlence merkezleri vs bu çatışmalardan fazlasıyla zarar gördü. Bunun delilleri ise Birleşmiş Milletlerin bizzat eğitim merkezlerine 150 ve sağlık kurumlarına 50 saldırıyı tespit etmesi ve soruşturmasıdır. Bunun dışında Irak’taki okulların yarısı bugün tadilata ihtiyaç duymaktadır. İstatistikler 3 milyon Iraklı çocuğun eğitimine son verdiğini gözler önüne sermektedir.”

Yeni Savaşlar

Terbiye ve insan hakları alanında uzman isimler şu teşhisi koymaktadırlar: “Irak’ın istikbali olarak kabul edilmelerine rağmen başta göçmenlerin çocukları olmak üzere Iraklı çocuklar, savaşların peyda ettiği ayrı bir sorunla boğuşmaktadır. Bu sorun onların ihmal edilmesine ve kayıtsız davranılmasına sevk etmektedir. Sosyal çevre şartları, onların okuma yazma öğrenememesine ve dolayısıyla cehalete sevk etmekte, yaşlarına hiç de uygun olmayacak zor ve ağır işlere iltifat etmeye mecbur bırakmaktadır. Buna ek olarak psikolojik, terbiye, eğitim ve benzeri yolların genelinden mahrum kalmaktadırlar. Bu durum ise Irak’ın müstakbelini karanlığa dönüştürmekte ve yolunu kaybetmeye sevk etmektedir.

Göçmen ailelerinden evlerine geri dönen kimseler, yıkımdan kurtulmuş olsa bile evlerinin onarıma ve tadilata fazlasıyla ihtiyaç duyduğunu görüyorlar. Bu ise çatışma ve savaş öncesi ülkenin problem yaşadığı yerleşim krizinin daha bir artmasına neden oluyor. UNICEF’in Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Müdürü, son yaptığı açıklamasında şunlara dikkat çekmektedir: “Musul şehri, büyük bir yıkıma tanık olduğu. 21,400 evden fazlası yıkıma uğradı. Genel olarak herkese ve özel olarak çocuklara yönelik tehlikeler arz eden şartlar içerisinde fakirlik çeken ailelerin, enkaza dönüşmüş evlerinde yaşamaktan başka seçenekleri yoktu.

Bu durum bazı aileleri, okuldan almaya ve bazısı zor bazısı ise çok az ücret veren mesleklerde rızık etmesine mecbur bırakmıştır. Raporlar şunları belirtmektedir: “Eğitim hizmetlerinin, psikolojik ve sosyal desteğin, sağlık, su ve gıda hizmetinin, genel temizliğin, yerleşimin ve diğer hayati gerekliliklerinin felç olmasını sağlayan çatışmalardan en çok zarar gören sınıf çocuklardır. Buna paralel olarak alt yapıyı ve ana hizmetleri vuran zarar, ülkeyi uçuruma sürüklemektedir.

Artan Rakamlar

Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Irak Misyonu UNAMİ, 4 milyon Iraklı çocuğun yardım ihtiyaç duyduğunu ilan etmektedir. Görgü tanıklarından nakleden saha raporları şunlara dikkat çekmektedir: “Ülkedeki yaşam ve insani krizi aşmak için fiili olarak yardıma ihtiyaç duyan Iraklı çocukların sayısı, Birleşmiş Milletler Irak Misyonu UNAMİ raporlarında belirtilen rakamların çok üstündedir. Başta Ninova ve Enbar muhafazaları olmak üzere askeri operasyonlara tanık olan muhafazalar, BM Irak Misyonu UNAMİ’nin zikrettiği rakamların yarısından fazlasına tekabül etmektedir. Irak’ın diğer bölgeleri de istatistiklere dahil edildiği takdirde sonuç verilen rakamların çok fazla üstüne çıkacaktır.”

Geçen zaman boyunca artan olaylar, analiz ve tahliller, bunlara eşlik eden konumlar, mevcut Bağdat hükümetinin, genel olarak Irak toplumunun büyük bir kesimine ve özel olarak operasyon düzenlenen bölgelere yönelik yavaş yavaş öldürme politikası yürüttüğünü göstermektedir. Çocukları hedef alma yolları ise bazen ihmal etmeleri bazen de onları koruyacak ve güvenliğini sağlayacak ortamı oluşturmamalarıdır. Kimi zaman da çocukları hedef alan tehlikenin boyutlarını ortaya kalan raporlara ve uyarılara kayıtsız kalmasıdır.  Bütün bunlar, onların geleceğini karartmak, şehirlerinde ve muhafazalarında medeniyetin tohumlarını inşa etmemeleri içindir. Bunun altında ise demografik değişiklik planlarını uygulamak ve İran tarafından kontrol edilen mezhep temelli yerleşim projesinin uygulanması için uygun zemini oluşturmak yatmaktadır.

271 total views, 2 views today