Irak Ordusunun Kuruluşunun 97. Yıldönümü: Kuruluş ve Siyasallaşma Arasında Kahraman Irak Ordusu

 

Bundan tam 97 yıl önce 06 Ocak 1921 yılında, geçirdiği aşamaları şeref ve şanla dolu olan Irak ordusu kuruldu. Bu ordunun tarihini, ortaya çıkış aşamalarını, milli savaşlara katılımını, yaklaşık 8 sene İran’a karşı savaşı sürdürmesini, bu savaştan muzaffer bir şekilde çıkarak dünya sıralamasında 4. sıraya geçmesini araştıran kimse bu cesur ordunun işgalci Amerika’nın hedefi olduğundan şüphe duymaz. Her ne kadar varlığını sürdürse de emperyalist kuvvetler, mukaddesatımızı yok etmeye güç yettiremeyeceklerdir.

Bu ordunun tarihine dalan kimse bu ordu çatısı altında yer alan askerlerin, kimlerle mücadele ettikleriyle ve yanlarında kimlerin yer aldığıyla ilgilenmeksizin ruhlarını omuzlarında taşıdıklarını görecektir. Korkusuzca doğuya veya batıya yönelmekte, yardım isteyenlerin imdadına yetişmektedirler. Hatta kimi zaman yardım istenilmeden bile harekete geçmişlerdir. Bunun kanıtları çoktur ve verilen şehitler en güzel cevaptır.

Bu kahraman milli ordunun geçirdiği aşamaları şayet özetlersek 1930 anlaşmasına karşı çıkmasından sonra 1941 yıllarında Birleşik Krallığa karşı şiddetli bir savaşa girdiğini görmekteyiz. Bu savaş, Irak hükümetinin onay vermemesine rağmen İngiliz kuvvetlerinin Irak sahasına indirilmesiyle patlak vermişti. Irak ordusu yine Filistin’deki 1948 savaşına katıldı. Irak Mısır, Ürdün ve Suriye’nin yanında Filistin’deki Siyonist gruplara karşı savaşmıştır. Birleşmiş Milletlerin, Filistin hakkında Yahudi ve Arap olmak üzere iki devletli kararından sonra 1948 Mayıs ayında Arap devletleri Yahudi milislerinin Filistin’den sürmek için askeri saldırı başlatmıştı. Savaş 1948’un Mayıs ayına kadar sürdü. Irak ordusunun bu savaşta önemli bir rolü vardı. Örneğin Cenin şehrinde sadece Iraklı şehitlere tahsis edilen bir şehitlik bulunmaktadır.

1973 yılına gelirsek Irak ordusunun, Siyonistlere karşı başlatılan Arap-İsrail savaşında önemli bir rol aldığı dikkat çekmektedir. Irak ordusu savaş programına dair hiçbir önlem almamasına ve askeri hazırlık yapmamasına rağmen Mısır öncülüğünde Arap devletleriyle askeri yardıma girmiştir. Hawker Hunter uçaklarından müteşekkil iki filo gönderdi. Mısır’da bulunan Irak uçakları, Mısır ordusunun Süveyş kanalını geçmesini sağlayan ilk hava saldırılarına eşlik etti.

Suriye cephesinde Irak komutanlığı orduya Golan’a doğru harekete hazırlık emrini verdi. Golan, Irak’tan yaklaşık 1000 km uzaklıktaydı. Hava ve kara bölükleri ilk haftadan itibaren savaş için Suriye cephesine doğru harekete başladı. Savaş sonunda Irak’ın askeri katılım hacmi 30 bin asker, 250-500 arası tank, 500 zırhlı, MIG 21 savaş uçaklarından müteşekkil iki filo, Sukhoi Su-17 uçaklarından müteşekkil 3 filo, Hunter uçaklarından müteşekkil 2 filoya ulaşmıştı. Mısır ve Suriye’den sonra savaşa en büyük katılımı gösteren Irak’tı.

İran ile savaşına değinecek olursak İran’ın Rehberlik makamındaki Humeyni, Irak’a ve Arap devletlerine karşı savaş başlatmak istiyordu. Irak ordusu, İran kuvvetlerinin ve Devrimci muhafızlarının yaklaşık 8 sene devam eden saldırılarını püskürttü. Bu savaşta gösterilen fedakarlıkları zikretmemiz yeterli olacaktır. Modern çağda işgal edilen ilk toprakları Irak ordusu özgürleştirmiş ve düşmanları topraklardan çıkarmayı başarmıştır. Söz konusu bölge Basra’nın güneyinde yer alan El Fau kentidir. Savaşın sonunda gücü zirveye ulaşmış, unsurlarının sayısı milyonu bulmuş ve savaştan muzaffer olarak ayrılarak sayı bakımından dünyanın en büyük 4. Ordusu olmaya hak kazanmıştır. O sıralarda 50 bölükten oluşmaktaydı.

Bu zaferden sonra Kuveyt meselesi patlak verdi. Irak’ı bu savaşın içine çekmek için Amerika’nın nasıl da oyunlar oynadığı açıktı. Ordunun zayıflaması için kurulan tuzağa düşmüştü artık. Bu savaşın ardından Irak’a ambargo uygulandı. 2003 yılında işgal edilmesi için hazırlıklar tamamlanmıştı. Paul Bremer’in işgal sonrasında Irak için yaptığı açıklamalara şaşılmamalıdır. Saddam Hüseyin ve bazı subayların uzaklaştırılması ve güvenlik, petrol ve üretim alanlarının başına geçilmesi her şeyi ifade etmektedir. Ancak burada Irak ordusu kasıtlı olarak feshedilmiş ve Saddam Hüseyin’i takip etmemeleri için subaylar tasfiye edilmiştir.

İşgalci Amerika’nın Irak ordusunu feshetmesi sadece vurucu gücü ve savaşçı ruhu yok etme amacı taşımaktadır. Amerikalı kuvvetlerin çekilmesinin ardından güvenliği sağlamak için 200 bin kişilik bir ordu kurulmuştur. Bunların eğitimleri zayıf olduğu gibi teçhizatları daha zayıftır. Uluslararası Stratejik Araştırma Merkezinde Uzman bir isim olan Anthony Cordesman’ın Nuri Maliki orduların en zayıfı ve en kötüsüdür dediği gibidir durum. Daha sonra bu orduya milisler sokuşturuldu. Bu milisler daha önce Irak-İran savaşında İran’ın yanında yer alıp Irak’a karşı savaşan komutanlardı. Bununla ordu, işgalci kuklaların elinde bir araca dönüşsün, düşmanlar karşısında toprağını ve sınırlarını koruyamaz bir seviyeye ulaşsın isteniyordu. Ümmetin ve mukaddesatları koruyuculuğunda gösterdiği kahramanlıklardan da uzaklaşsın…

 

 

HEYET Net

379 total views, 1 views today