Müstahil ve Mümkün Arasında Irak

Dr. Eymen el Ani

Terminolojik olarak hükümet ile devlet kavramları arasında büyük bir fark söz konusudur. Bugün Irak’ta bir hükümet olabilir ancak ülkenin yaşadığı siyasi atmosferi devlet olarak nitelendirmek neredeyse imkânsız. 2003 yılından itibaren Bağdat’ta kurulan ve birbirini takip eden hükümetlerin, başarısız hükümetler olduğunu biliyoruz. Söz konusu hükümetler sayesinde ülke, uluslararası düzeyde yolsuzlukta birinci sıraya yerleşmiş, uluslararası kara listeye ve Birleşmiş Milletler Utanç listesine dahil edilmiştir. Ülkeler arasında en çok idam hükmünü icra eden ülke olarak listeye alınmış, bilim adamları, düşünür ve mucitlerin çıktığı ülkeler arasında en kötü ülke seçilmiştir. Kadınlar, çocuklar, gazeteciler, basın organları, diğer sosyal gruplar hakkında da durum aynıdır. Bütün bunlardan daha kötüsü, yeni Irak’ta kan dökmek/kan dökülmesi rumuz haline gelmiş, kadı hasma dönüşürken milisler ordunun yerine geçmiş ve kıymeti harbiyeye sahip olmayanlar, insanlar ve insanların işleri hakkında konuşmaya başlamıştır. İşte bunlar, şerefli Iraklı halkın sadırlarında hala yok olmamış işgalin mirasıdır.

Bu nedenle hükümetlerin düşme ve zeval bulma sebeplerine baktığımız zaman, sebeplerin en dikkat çekenlerinin, bugün Irak’ta yaşanan hal ile benzerlik taşıdığını görmekteyiz. Örneğin devletin müesseselerinden ve erkanından gelen, ülkenin başkentindeki kaosun bir süreklilik kazanması, bununla beraber hareket kazanan adaletsizlik ve şehrin alt yapısının tedmir edilmesi, özel anlamda eğitim sisteminin yozlaşması, siyasi ve güvenlik istikrarının yitirilmesi, ölümlerin, adam kaçırma olaylarının, şantajların yayılması, sistematik suçların, insan ticaretinin normalleşmesi, uyuşturucu ticaretinin revaç bulması, hastalıkların yayılması, bütün türleriyle yolsuzluğun öne çıkması, dünyada en büyük petrol yataklarına sahip ülkeler arasında üçüncü olan ve petrol ihraç eden ve bilinen dünya petrol rezervlerinin üçte ikisini ellerinde bulunduran 12 ülkenin oluşturduğu konfederasyonun birincisi olan bir ülkede işsizlik ve fakirlik oranlarının şok edici bir şekilde yükselmesi söz konusu sebepler arasındadır. Ardında mezhep ve intikam temelli etkenler barındıran savaşlar ve  buna eşlik eden göç krizleri, sosyal ve ailevi parçalanmalar şöyle dursun bütün bunlar Iraklı bireyin gıda güvenliğini de tehdit etmektedir.

Şuan ki durumun bekası, müstahildir. Şekli olarak devamlılığını, destekleyici tek dış faktör sağlamaktadır. Irak’a sevgi göstermeyen ve onun askeri ve siyasi anlamda hegemonyasına baş eğmeyen milislerin ön plana çıkmasına gelince onların tuğyanı/haddi aşmaları, siyasi durumun yerle yeksan olmasının ilk aşamasını teşkil etmektedir. Zalim kuvvetlerin bekasının söz konusu olmadığı unutulmamalıdır. Özellikle gerçek/hakiki bir altyapı eksikliği, dünyanın neresinde olursa olsun siyasi ıslah imkanı tanımayacaktır. İran’ın sınırları aşan yayılmacı projelerini bir bir uygulayarak İran’a bağıntılı hükümetler tarafından krizleri tetikleyen siyasete itimat etmek, bu durumun geçici olduğunu, devamlılığa sahip olmadığını gözler önüne seren en doyurucu delildir.

Halkın kararlarının müsadere edilmesine, boş insanların ellerinde kullanışlı tek silah olan “mezhep temelli kutuplaşmayı” tetiklemek için işgalcilerin ve onların artıklarının üzerinde oynadığı yek diğer mezhepten korku halinden faydalanılmasına, Irak’ın toplumsal oluşumlarını bilinçlendirecek milli programların gıyabına, ülkedeki çöküntünün kökleşmesine, derinleşmesine alan açan dış müdahalelere toleranslı davranma haline rağmen ülkedeki büyük siyasi ve güvenlik boşluğu, tarafsız ve bağımsız, egemenliği koruyacak milli sorumluluğa sahip, ülkenin zenginliği üzerinde gayretli bir komutana duyulan halk endeksli susuzluk, -geçen şeylere binaen- istenilen köklü bir değişimi, yönetimde aktif olarak yer alan, işgalle ve siyasi faaliyetlerle bağlantılı olan partiler manzumesinden uzak olarak mümkün kılıyor. Ve sağlanan bu imkan, Irak’ı bulunduğu durumdan çekip alacak, istikrar amilini kendi bünyesinde taşıyan normal, tabii durumunu yeniden getirmesi için destek sağlayacaktır. Bu tespiti vaka yapmakta ve olaylar da doğrulamaktadır.

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

332 total views, 1 views today