HEYET, Jan Kubis’in Güvenlik Meclisine Sunduğu Irak Raporundaki Çelişkileri Kınadı

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Genel Sekreterlik aracılığıyla yayınlanan açıklamasında , Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi Jan Kubis’in, 20/02/2018 tarihinde düzenlenen Güvenlik Meclisi toplantısında Irak’taki yaşanan olaylara dair yaptığı açıklamalarının, ülkeye kötü bir hayat, perişanlık, yıkım, ölüm, tehcir, her türlü saygın hayatın çöküşe uğraması, iyi şeylerin kötüye tebdil edilmesinden başka bir şey getirmeyen siyasi faaliyetlerden uzak duran Iraklı halkın yaşadığı acı vakadan tamamıyla uzak olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şunlar denildi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti, Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi Jan Kubis’in, 20/02/2018 tarihinde düzenlenen Güvenlik Meclisi toplantısında Irak’taki yaşanan olaylara dair yaptığı açıklamaları önemle takip etti. Önceki demeçleri gibi bu toplantıdaki açıklamaları da daha önceki açıklamalarından farksızdı. Maalesef Irak’ta gerçekte yaşananlara aykırı, Irak’ta vaki olan halin gerçek niteliği ile çelişen hatalar, mugalatalar içeriyordu Kubis’in açıklamaları. Yine Güvenlik Meclisi üye devletlerinin hazırladıkları ve Irak’ta yaşananların özel temsilcinin söylediklerinin aksine olduğunu gösteren raporlarla da çelişiyordu.

Yayınlanan açıklamada Genel Sekreterlik Irak’taki mevcut hükümetin bu yönde hazırladıkları raporların da bundan farksız olduğuna vurgu yaptıktan sonra bu raporların, Irak topraklarında gerçekte yaşanan olaylardan farklı bir intiba oluşturduğu gibi İran ve bazı Arap medyasıyla işbirliği içerisinde olan basın organlarının servis ettiklerine benzediğinin altını çizdi. Ardından Jan Kubis’in yaptığı açıklamaların ve dikkat çektiği noktaların tamamıyla Irak’ta hakim otoritenin servis ettiklerinin birebir aynısı olduğu belirtilerek “Başta Birleşmiş Milletlere bağlı örgütler olmak üzere uluslararası çapta çalışan örgütlerin, hatta hükümet bakanlıklarının ve bakanlar meclisindeki komisyonun sık sık dile getirdikleri Iraklı halkın siyasi, güvenlik ve insani trajedisine Jan Kubis’in gözlerini kapattığı, yaptığı açıklamalarıyla anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verildi açıklamada.

Genel Sekreterlik tarafından yapılan açıklamada bazı maddelere verildi. Söz konusu maddelerde şöyle denildi: “Jan Kubis’in Güvenlik Meclisindeki raporu, Irak uzmanlarının yaptığı “Irak’ta siyasi, idari, iktisadi ve sosyal yolsuzluk, tedavisi mümkün olmayacak seviyelere ulaşmıştır” gibi siyasi açıklamalarıyla çelişmektedir. Aynı şekilde Irak’taki hükümet müesseselerinin genelinin ve siyasi erkin üstündeki İran hegemonyasına karşı Avrupa devletlerinin, Arap devletlerinin ve bölge devletlerinin duymuş olduğu korku ve çekincelere de aykırı durmaktadır. Aynı şekilde Jan Kubis tarafından hazırlanan rapor hem bir bütün olarak hem de detay olarak parlamenter hükümet komisyonlarının hazırladığı raporlarla çelişmektedir. Örneğin Bakanlar Meclisindeki Göç ve Göçmenler komisyonunun 25/02/2018 tarihinde hazırladığı rapor. Söz konusu rapor gelecek seçimlerin, mezhepçi milislerin Iraklıların başına, yani otoriteye getirmeyi amaçladığını, Irak’ta güvenliğin tamamıyla yok olduğunu, yolsuzluğun, göçmen kamplarında yaşayan göçmenlerin evlerine dönmelerine engel teşkil ettiğini, söz konusu kamplarda göçmenlerin %60’ının açlık çekmeye ve devam ettiğini ve yavaş bir ölümle imtihan olunduklarını, göç etmeye mecbur bırakılan göçmenlerden birçoğunun evlerine geri dönmelerine mezhepçi milisler tarafından izin verilmediğini açıklamaktadır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada Jan Kubis’in hazırladığı raporda, şaşılacak bir şekilde ülkede yaşanan olayları gül gibi yansıttığına vurgu yapıldıktan sonra Jan Kubis’in ülkedeki tam katmanlı çöküşün gerçeğinden gafil davrandığı ifade edildi. Devamında Jan Kubis, idari müesseselerin çöküşünden, güvenliğin tamamıyla yok olmasından, İran’ın hükümet organlarının ve dahi siyasilerinin üzerindeki hakimiyetinden, sosyal, ahlaki ve idari dokunun çökmesinden, uyuşturucunun artışından, milislerin hegemonyasından, işsizlik oranlarının tavana vurmasından, kaynakların ve zenginliklerin heder edilmesinden hiç bahsetmemekle suçlandı.

Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Jan Kubis, Kuveyt’te düzenlenen Irak İmarı toplantısını takdir etmektedir. Bu projeye uluslararası desteği de övmektedir. Oysa bu toplantı umulan hedeflerin gerçekleşmesi noktasında başarısızlığa uğramıştı. Söz konusu toplantıya katılımcı devletler, mallarını, mali kredi gibi vermek zorunda kaldılar. Geri alınacak devlet kredisi de bundandı. Bağdat hükümeti ancak devletlerin gözetiminde tasarrufta bulunabiliyordu. Genel olarak Irak’ta ve özel olarak sorumluluk ve idaresini kaybetmiş hükümet organlarında yolsuzluk sorununun devam etmesi nedeniyle verilecek borçların, El İbadi hükümetine yardım ve bağış olarak kullanılmamasını öngörüyordu. Bütün bunlar, Jan Kubis’in raporunda çizdiği hükümet resmine aykırıdır. Şayet Bağdat hükümetine bu derece güveniliyorsa para vermekten neden bu kadar kaçınılıyor?

Jan Kubis tarafından hazırlanan raporun, 12/05/2018 tarihinde gerçekleştirilecek seçimleri de övdüğüne dikkat çekilen açıklamada Jan Kubis’in çeşitli gruplardan müteşekkil, ırkları ve mezhepleri aşacak seçim koalisyonlarına iddialarına da yer verildi. Genel Sekreterlik Jan Kubis’i, rejimin onayıyla teşkil edilen milislerin ülkeyi harabeye çeviren saf mezhep ve ırka dayanarak hareket ettiklerini, seçime katılan partilerin ırksal bağlılık, dini ve mezhebi inanç üzerine mebni sloganlarla halkı kutuplaştırma üzerine çalıştıklarını unutmakla itham ettikten sonra mezhep-üstü görüntüsü çizmenin, bu partilerin vakasının yalanladığı, kendilerine bağlı basın araçlarının özel nedenlerle pazarladığı bir vehimden başka bir şey olmadığını ifade etti. “Öte yandan silahlı mezhepçi milislerin, onların siyasi arenadaki liderlerinin doğmasına neden olan siyasi durumun hiç de normal olmadığına, bu liderlerin terör ortamı oluşturduklarına, insanların geriye kalan haklarını da çalmayı sürdürdüklerine, göçmenlerin kendi topraklarına dönmelerine engel olduklarına işaret edilmemektedir, bütün bunlara bigane kalınmaktadır.” İfadeleri kullanıldı açıklamada.

Açıklamada şöyle devam edildi: “Göçmen dosyasına ilişkin olarak BM Irak Özel Temsilcisi zor durumda olan göçmenlerden bir kısmını, IŞİD’in uyuyan hücresi olarak suçlamaktadır. Bu iddiasını da hükümetin ve hükümet partilerinin propagandalarıyla desteklemektedir. Hükümeti tarafından desteklenen mezhepçi milislerin göçmen ailelere karşı uyguladığı tehciri de gerekçe olarak göstermektedir. Oysa bu tehcirler, terör bahanesiyle göçmenlerin evlerine geri dönmelerine engel olmak, tehcirlerini sürdürebilmek, bunlara terettüp eden insani, sosyal ve iktisadi şeyleri gerçekleştirebilmek ve siyasi hedefleri ve demografik oyun projesini işleme sokabilmek için mezhepçi milislere alan açma amacı taşımaktadır. Bu noktada Kubis, hükümet istatistiklerine göre sayıları 2,5 milyonun üzerine olan göçmenlerin geri dönmesiyle ipotekli olmayan seçimleri dürüst görerek kendisiyle çelişmektedir.”

Genel Sekreterlik açıklamasında Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin, bu türden raporları Iraklı halka ve Irak’ta yaşanan gerçek olaylara karşı bir zulüm olarak gördüğünü ifade ettikten sonra bütün bunlar aklın sınırlarını aştığı ve bigane kalınması mümkün olmayan gerçeğin içini boşaltmak olduğunu vurguladı. Bunun aynı şekilde Irak’taki her şeyi yıkıma uğratan Amerika ve İran’ın Irak hakkındaki görüşlerine yaltaklanmak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti, hükümetin ve ona bağlı mezhepçi milislerin işlediği suçları uluslararası raporlarda temize çıkartmak, onlarla işlerde ortak olmalarını sağlayacaktır. Çünkü o Irak’ta mevcut sorunun çözümü için değil aksine daha da derinleşmesi için çalışmaktadır. Bu tavrıyla mezhepçi ve ırkçı bir rejime, cesaret vermektedir. Ülkenin milli birlik ve vatandaşlık ilkelerini yıkmaya, Irak’ta yalan ve iftira ile iddia edilen şeylerin önünde demokrasiyi dönüştürmeye ve Güvenlik Meclisinin ve BM’nin istediği müesseseler devleti inşa etmeye çalışırken verilen bu cesaretten faydalanacaktır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti hazırlanan bu raporun ardından ülkede hükümet kuvvetleri ve mezhepçi milislerin işleyeceği suçlara Güvenlik Meclisinin de ortak olacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Irak Müslüman Alimler Heyeti, kadınlardan, çocuklardan ve yaşlılardan müteşekkil masum göçmenlerden birçoğunun terör ile itham edilmesini şiddetli bir şekilde kınamaktadır. Güvenlik Meclisinde yapılan açıklamaların bir terettübü olacak hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerin bu masum insanlara yapacağı şeylerin ahlaki ve kanuni sorumluluklarını, Irak Müslüman Alimler Heyeti, Birleşmiş Milletlerine ve Özel Temsilcilerine yükleyecektir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Aynı şekilde, göçmenler hakkında bir izah ve özür açıklaması, Güvenlik Meclisi raporunda bu konuya ilişkin yer alan maddenin kaldırılmasını talep etmektedir. Uluslararası teşkilatlara gerekli olan halklara karşı daha fazla insaflı ve daha fazla adil olmalarıdır. Aynı şekilde kendilerini sınırlayan gerçek sorumluluklarını üstlenmek, bağlılıktan çıkmak istediklerinde acıları ve trajedileriyle daha ilgili olmalılar, bu halkın haklarını ihlal eden katillerine yardımcı olmamalılar. Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari, Birleşmiş Milletlerinden daha ciddi adımlar beklemektedir.”

 

 

HEYET Net

166 total views, 1 views today