Perşembe Kültürel Mecliste Irak’ın İşgalinin 15. Yıldönümünde Irak’taki İnsan Hakları Konuşuldu

Heyet.net / Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari’nin ikamet ettiği Ürdün’ün Başkenti Amman’daki binada, her hafta düzenlenen Perşembe Kültürel Meclisinde, Irak’ın Amerika ve İngiltere tarafından işgal edilmesinin 15. Yıldönümü münasebetiyle Dr. Eymen El Ani tarafından “Irak’ta İnsan Haklarının Son Durumu” adını taşıyan bir seminer verildi.

Dr. Eymen El Ani seminerine, insan haklarının mahiyeti, topluma dayatılan önemi, hayatı düzenlemedeki rolü, yöneten ile yönetilen arasındaki ilişkilerde etkileri gibi mukaddimelerle başladı. Ardından bu konuların üzerinde yol aldığı en önemli kaide ve sabiteleri, çatışma ve savaşlara tanık olan mıntıkalar başta olmak üzere bunların gerektirdiği vacipler ve görevleri anlatarak örnek olarak işgalden sonra yönetime gelen mezhepçi ve fasit hükümetlerin iktidarında, 15 yıl boyunca her türlü çirkin insan hakları ihlallerinin yaşandığı Irak’ı gösterdi.

Dr. Eymen El Ani, seminerinde her düzeyde, çeşitli alanlarda yozlaştırılan Irak’ın mevcut durumunu yansıtacak istatistikler ve veriler paylaştı. Bağdat hükümetine devam eden desteği ve bütün tasavvurları aşacak suçlar işleyen bu hükümetin insan hakları savunusuyla ilgilenen kesimler tarafından nezaket gösterilmesi nedeniyle Iraklı halkın devamlı karşılaştığı ihlallerin artmasında uluslararası toplumun rolüne değindi.

Dr. Eymen El Ani tarafından verilen seminer, Irak’ta insan haklarının durumuna ilişkin birkaç noktaya odaklandı. Bu noktaların başında gayri hukuki ölümler ve yaralanmalar konusu geliyordu ki Dr. Eymen El Ani’nin de belirttiği gibi sivil ölümleri üzerine çalışmalar yürüten bazı tıbbi alanların hazırladığı veriler 2003 yılından itibaren günümüze dek 655 bin sivilin hayatını kaybettiğini göstermektedir. Bu bağlamda Dr. Eymen El Ani şuna işaret etti: “Söz konusu sayı, 200 bin sivil ölümünden daha az sayı veren Birleşmiş Milletler Irak’a Yardım Misyonu (UNAMI) kamuoyuna yansıttığı sayıdan farklıdır. Bununla 430 bin kişinin öldüğü doğrulanan Irak savaşındaki kurbanların istatistiklerinin ayrı tutulması amaçlanmaktadır.”

Dr. Eymen el Ani şöyle devam etti: “Bu sayıları birbirinden ayırmak, belgeleme işlemlerinin zorluğundan ve ölenlerin yakınlarını kuşatan, devamlı tehdit ve korkutma karakteri taşıyan hükümet tarafından gelecek olası işlemlerin korkusundan kaynaklanmaktadır.”

Dr. Eymen El Ani’nin seminerde paylaştığı sayılara göre hayatını kaybedenlerin %80’i işgalci askeri kuvvetleri veya hükümet kuvvetleri ile milislerin kurşunları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu durumun devam eden etkisi sonucunda 1 milyon Iraklı sivilin hastalandığına dikkat çeken Dr. Eymen El Ani, bunlardan %23’ünün engelli olduğunu vurguladı. Hukuki anlamda kurbanlara insaf edilmesinin, bu durumların belgelenmesinden kaynaklandığına dikkat çekti.

58 bin sivilin kayıp olduğunu ve bugüne dek herhangi bir detaya ulaşılamadığını açıklayan Dr. Eymen El Ani, tutuklamalar, adam kaçırmalar, tasfiyeler konusuna, hükümet hapishanelerinde tutukluların başına nelerin geldiğine de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Şuanda 271 bin Iraklı vatandaş tutuklu durumundadır. Aralarında en az 5 bin kadın bulunmaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmalar, hapishanelerde 750 bin Iraklı vatandaşın yattığını vurgulamaktadır. Tabi bu sayılar, yakın zamanda meydana gelen Musul şehrindeki olaylardan sonra tasfiye edilen ve hapsedilen göçmen tutuklularını kapsamamaktadır.”

Dr. Eymen El Ani söz konusu seminerinde uyarılarını şu şekilde sürdürdü: “Sadece hükümetin Adalet Bakanlığı hapishanelerinde göçmenlerden 28 bin vatandaş tutuklu yatmaktadır. Bu sayıları paylaşan hukuki kesimler, diğer hapishanelerdeki yatan göçmen sayısına ulaşamamaktadır. Suçlarının boyutunun üstünü örtmeye çalışan Bağdat hükümetinin, saptırmaları nedeniyle diğer hapishanelerdeki bilgilere ulaşılamamaktadır.

Dr. Eymen El Ani sözlerini şöyle sürdürdü: “178 bin Iraklı tutuklu, bunca zaman geçmesine rağmen hala mahkemeye çıkamamıştır. Çünkü onlar, en düşün insan haklarına ölçülerine bile ihtiyaç duyan hükümet zindanlarında eritilmek istenmektedirler. Bunun yanı sıra diğer hapishanelerde ve gizli hapishanelerde, çeşitli amaçlar ve gayelerle her türlü sistematik işkenceye maruz kalan on binlerce tutuklu söz konusudur. Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İnsan Hakları Birimi, hiçbir suça karışmamalarına rağmen uzun yıllar hükümet hapishanelerinde yattıktan sonra çıkan bazı mahkumlarla görüşerek söz konusu işkenceleri mahkumlardan dinleyerek belgelemiştir. Bunun yanı sıra İnsan Hakları İzleme Örgütü de Irak’taki hükümet hapishanelerinde yapılan işkenceleri doğrulamış ve hükümet kuvvetlerin hakikate ulaşmak için değil sırf bu insanlardan intikam almak için bunlara başvurduğuna dikkat çekmiştir.”

Hükümet hapishanelerinde uygulanan işkencenin verilerine ilişkin Dr. Eymen El Ani, Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin bünyesindeki İnsan Hakları Birimi’nin söz konusu hapishanelerde işkence altında hayatını kaybeden veya soğukkanlılıkla öldürülen 1634 kişiyi tespit ettiğini açıkladı. Aralarında 25 kadının da bulunduğu 5 bin kişi hakkında idam cezası uygulandığına dikkat çeken Dr. Eymen El Ani, şuanda 11 bin mahkumun idam cezasının uygulanmasını beklediğine vurgu yaptı. Bu mahkumlara verilen idam cezasının hiçbir kanıta dayanmadığını belirten Dr. El Ani, cezaların geneilin işkence altında aldıkları ifadelere dayandığına işaret etti.

5. senesine giren Irak’taki büyük göç krizine ilişkin olarak Dr. Eymen El Ani, ülke dışında 4 milyon göçmenin varlığına işaret ettikten sonra Irak’ın bazı şehirlerinde düzenlenen askeri operasyon nedeniyle geçtiğimiz 4 sene boyunca ülke içinde göç etmeye mecbur bırakılan 6 milyon göçmenin olduğunu vurguladı. Bunlar arasında 3 milyon göçmenin, son zamanlarda evlerine döndüklerinde evlerinin genelinin yaşam için elverişli olmayacak şekilde yıkıma uğradığıyla karşılaştıklarını belirtti.

Dr. Eymen El Ani sözlerini şöyle sürdürdü: “%85’i kadın ve çocuklardan oluşan 3 milyon göçmen, yaşam için elverişli olmayan geçici kamplarda yaşamaktadırlar şuanda. Bu kamplar, hayatın en basit ve en düşük dinamiklerine bile ihtiyaç durmaktadırlar. Bütün bunlarla beraber hükümet kuvvetleri, söz konusu kamplara giden yardımlara mani olmak için her türlü engellere başvurmakta ve göçmenlere yardım etmek isteyen insani yardım kuruluşlarına şantaj uygulamaktadırlar.”

Dr. Eymen El Ani seminerde, Irak’ta ve büyük göç dalgalarına tanık olunan mıntıkalardaki göç istatistiklerini gösteren ve hükümetin aç bırakma ve cahilleştirme politikaları karşısında Enbar, Ninova, Diyala ve diğer muhafazalarda yaşanan trajedinin dağılımını açıklayan detaylı bir harita sundu.

Kadınlar ve çocukların ne durumda oldukları hakkında ise ismi geçen muhafazalarda ve Bağdat’ta bir milyon dul kadının ve  milyon yetimin olduğu seminerde açıklandı. Dr. Eymen El Ani şunları dile getirdi: “Irak’ın genelinde 1,5 milyon ailede 4 milyon çocuk fakirlik sınırı altında yaşamaktadır. Bunun dışında 4 milyon çocuk şuanda eğitimden mahrum kalmıştır. 1 milyon 400 bin çocuk ise, göç ve ailesinden ayrı kalmak arasında yaşamaktadır. Bunun nedeni ise hükümet kuvvetlerinin adamları ve genç erkekleri ayırıp alıkoyması ve kadın ve çocukları göçmen kamplarına yerleştirmesini öngören işlemlerdir.”

Hizmet, alt yapı ve yolsuzluk dosyaları hakkında ise Dr. Eymen El Ani şunları dile getirdi: “Irak muhafazalarındaki bazı şehirlere karşı hükümetin askeri operasyon tercihi yapması, sivillerin maruz kaldığı ihlallerin daha fazla artmasına neden oldu. Bu şehirlere karşı, gerekçesiz aşırı kuvvet kullanılması, korkunç görüntülerle ve alt yapının ve hizmet tesislerinin tamamıyla yıkıma uğramasıyla sonuçlandı. Birleşmiş Milletleri tarafından yayınlanan harita, enkaz yığınına dönüştürülen Musul şehrinin ne hale getirildiğini, Musul şehrini hedef alan bombardıman karşısında hayatını kaybeden binlerce sivilin hala enkaz altında yattığı geniş mesafelerdeki toplu yıkımı detaylıca göstermektedir. Musul şehrinin mahalleri ya %100 yıkıma  uğradı ya da %40’ın üstünde zarar gördü.”

şehirdeki evlere, okullara, hastanelere, ticaret merkezlerine, tesislere, fabrikalara, yollara, köprülere gelen yıkıma ek olarak Musul şehrinde 100’den fazla caminin, 12 kilisenin ve bunların dışında dini mekanların tamamıyla yıkıldığını Dr. Eymen El Ani seminerinde açıkladı.

Irak’ın hemen hemen bütün kurumlarına bulaşan büyük yolsuzluk problemine de değinen Dr. Eymen El Ani, sadece bu problemin bir şeklini, çeşitli bileşenleriyle Haşdi Şabi milislerinin parmağı olan Irak’ın petrolünün İran’a kaçırılmasını örnek olarak gösterdi. Onlarca petrol çıkartılan kuyunun bulunduğu toprak parçalarının Haşdi Şabi milisleri tarafından istila edildiğine vurgu yapan Dr. Eymen El Ani, mezhepçi Haşdi Şabi milisleri ve hükümette görevli mezhepçi partiler tarafından kargolarla her gün 300 bin varil İran’a kaçırıldığına dikkat çekti.

İşgalcilerin güdümündeki hükümetlerin iktidarında sağlık durumu hakkında Dr. Eymen El Ani şu açıklamalarda bulundu: “Sağlık sektörü şuanda can çekişmektedir. Bütün çalışma ve faaliyetlerindeki yozlaşma devam etmektedir. Bu sektördeki söz konusu problemlerin en dikkat çekeni, The Lancet dergisinin de belirttiği gibi 3000 doktorun başına gelen kaçırılma, şantaj ve tasfiye neticesinde doktorların göç etmesidir. The Lancet dergisi, hazırladığı raporlarında Irak’ta bulaşıcı hastalıkların yayıldığını ve 2003 yılından sonra Irak’ta yayınlan kanser hastalıklarını geçtiğini vurgulamaktadır.

Sağlık sektöründe yaşanan yolsuzluklara, ilaç fiyatlarının çok yükseklere çıkmasına ve kullanılması uygun olmayan, bozulmuş ilaçların piyasa sürülmesi ekseninde Iraklı vatandaşlara yönelik bunun çok tehlikeli yansımalarına ek olarak Dr. Eymen El Ani, başta Felluce ve Basra şehirleri olmak üzere şehirlerde kullanılan kimyasal silah saldırıları nedeniyle estetik ameliyatı problemlerine, Irak’taki şehirlerine genelinde yayılan Radyoaktif kirlenmeye değindi.

Dr. Eymen El Ani’nin seminerinde ele aldığı diğer konu da nehir sularının seviyelerinin düşmesi sebebiyle Irak’ın büyük sorunu haline gelen çevre konusuydu. Dr. Eymen El Ani, bu durumun Irak’ın kırsal köy ve mıntıkalarında büyük göç dalgalarına ve Iraklılar arasında fakirlik seviyesinin daha aşağılara inmesine sebep olabileceğini açıkladı.

Bu bağlamda Dr. Eymen El Ani bazı veriler paylaşarak Sarsar ve Habbaniye göllerindeki yedek sulardan %50’sinin ve Musul seddinde su mahzenlerinin %65’ten fazlasının tüketildiğini belirtti. Dr. Eymen El Ani şunları söyledi: “Uzmanların da belirttiğine göre kuraklık nedeniyle zirai toprakların %40’ı zarara uğrayacak ve bu problem karşısında ülke sadece 1 yılda 15 milyar dolar zarara uğrayacaktır.

Dr. Eymen El Ani tarafından verilen seminer sadece bu konularla sınırlı değildi. Aksine seminerde sosyal durum, artan işsizlik oranları, sağlık kefaletinin düşmesi, onlarca hastalığın yayılması ve bazı muhafazalarda yaygınlaşması gibi konular da ele alındı. Aynı şekilde seminer, Irak’taki eğitim durumuna, okuma yazma bilmeyen 6 milyon insanın varlığına, okula kaydolma oranların düşmesine odaklandı. Ardından seminerde 1 milyon Iraklının şuanda acil insani yardıma ihtiyaç duyduğu, 1 milyondan fazla Iraklı vatandaşın gıda güvenliğini yitirdiği, 4 milyondan fazla insanın şuanda kalacak yere ihtiyaç duyduğu açıklandı.

Başkent Bağdat’taki son durumun teşhisini yapan Dr. Eymen El Ani seminerini şu sözlerle sonlandırdı: “Başkent Bağdat’ın mıntıkaları, 60 binden fazla horasan duvarlarıyla çevrilmiştir. Hükümetin kontrolündeki 2000 nokta ve burada 600 cadde bu nedenle kapalıdır. Öyle ki işgalcilere bağlı olan bu hükümetlerin iktidarında Bağdat, dünyanın en kötü şehirler listesinde yerini almıştır.”

Perşembe Kültürel Meclisinde, Irak’ın Amerika ve İngiltere tarafından işgal edilmesinin 15. Yıldönümü münasebetiyle Dr. Eymen El Ani tarafından “Irak’ta İnsan Haklarının Son Durumu” adıyla verilen seminerin sonunda bazı eklemeler yapıldığı gibi sorulan sorulara da cevaplar verildi. Seminerin ardından Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed Dari, İnsan Hakları Birimi tarafından geçtiğimiz ayın sonunda yayınlanan yıllık rapor hakkında bir konuşma yaptı. İnsan Hakları Birimi tarafından yayınlanan raporun Irak’taki insan hakları ihlallerinin tamamını içerdiğini aktaran Genel Sekreter Dr. Ed Dari, bu alanda uluslararası ölçülerle uyuştuğuna dikkat çekti. İnsan Hakları Birimi’nin gözlem ve belgeleme ekseninde açık bir eser üretmeye çalıştığına vurgu yaptı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İnsan Hakları Birimi’nin çalışma yöntemlerini açıklayan Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari, İnsan Hakları Birimi’nin hukuk alanında ayrımcılığı terk ederek dayandığı araçları ve takip ettiği yöntemleri açıkladı. Daha sonra İnsan Hakları Birimi’nin Irak’ın içinde ve dışında hukuki kesimlerle görüşerek kurulması ve şuan geldiği seviyeye kadar ki aşamalarını Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari anlattı.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari şöyle devam etti: “Biraz önce zikrettiğimi yıllık rapora ek olarak İnsan Hakları Birimi’nin, günlük, haftalık ve aylık gözlemleri bulunmaktadır. Bazı zamanlarda, ihtiyaç duyulduğu takdirde yarı yıl raporu da yayınlamaktadır. Bütün bunların yanında sitelere gönderdiği bilgiler, istatistikler, video, ses dosyası ve fotoğraflar da bulunmaktadır.

Öte yandan Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed Dari, İnsan Hakları Birimi’nin insan hakları noktasında adımlarını, özel toplantılar düzenlenmesindeki veya bu alanda belirli kesimlerle yardımlaşarak hazırlanan toplantılardaki rolünü, Irak muhafazalarında meydana gelen insan hakları ihlallerini büyük oranda belgeleyebilmelerindeki başarılarını, bütün bunları arşivlemeye başladıklarını anlattı. Daha sonra Amerika idaresinin baskıları nedeniyle, suçlular hakkında işlem başlatmaları için uluslararası mahkemelere ve teşkilatlara bunların ulaştırılmasının zorluğunu açıkladı ve bunlardan bazı davaların yolsuzluğun zirve yaptığı Irak’ın içinde mahkemelere sevk edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

82 total views, 1 views today