Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari: Eğitim, Her Hakiki Görüşün Köşe Taşı Mesabesindedir

HEYET Net – Maldivler

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari, “Lider, asker, destekçi ve yardımcı olarak Kudüs’ü özgürleştirecek nesil, tarih boyunca, fikirde, nazarda, tatbikte ve uygulamada mutedil olmuştur.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti’nden bir ekibin de katıldığı Maldivler Cumhuriyetinin İslami İşleri Bakanlığının gözetiminde ve Uluslararası Vasatiyye Forumu’nun katkılarıyla Maldivler’in Kurumba kentinde düzenlenen ve “Terörle Mücadelede Vasatlık, İstikrarın ve Uluslararası Barışın Gerçekleştirilmesi” adını taşıyan toplantıda Dr. Müsenna Haris Ed Dari tarafından hazırlanan ve “Güzel Terbiye, Doğru Hüküm ve Vasatlık Kavramı” adını taşıyan bildiri, Irak Müslüman Alimler Heyeti Şura Meclisi Üyesi Dr. Ömer En Nekib tarafından sunuldu. Üç gün süren toplantının etkinlikleri 15 Nisan’da, geçtiğimiz Pazar günü son bulmuştu.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari’nin bildirisi, eğitim çalışmaları, maharetleri geliştirecek ahlaki değişiklik, her zaman ve mekanda kullanılabilecek ıslah ve değişim araçları, beşeri toplumları geliştirilmesi ve insani umran hareketinin devamına ilişkin bir takım öncülleri ele alıyordu.

Genel Sekreter Dr. Ed Dari’nin bildirisi şöyle devam etti: “Eğitim konusunda uzmanları ortaya koyduğu şartlar ile güzel bir eğitim ve buna taalluk eden işler ve konular, fikri, kültürel, siyasi, sosyal, iktisadi, eğitim noktasında beklenen görevlerin ifa edilmesinde fayda sağlayan faktörlerdir. Bu, her ciddi gayretin nüvesini, bu alanlarda ve insani etkinliklerde meyvesini teşkile eder. Aynı zamanda her hakiki görüşün köşe taşıdır ve insan hayatında farklılık yaratmanın tamamlayıcısıdır.

Güzel bir eğitim ve doğru yönetim arasındaki ilişki sadedinde Genel Sekreterin Dr. Ed Dari’nin bildirisinde şunlara dikkat çekildi: “Raşit hükümet, vatandaşların ihtiyaçlarıyla güzel ve münasip davranış ilişkisi kurmakta, güvenli ve istikrarlı bir yaşamla birlikte vatandaşlara saygınlığı gerçekleştirmeye kefil olacak yolları sağlamakta başarılı olmanın meyvesidir. Bu vatandaşların zaruriyatı ve ihtiyaçları sağlanmalı, az önce zikrettiğimiz eğitim, kültür, siyasi ve iktisadi alanların yoluyla meşru ve makul refahları sağlanmalıdır.”

Bildiride eğitim ile doğru hükümet arasındaki ilişkilerin asılları noktasında İslam mirasından deliller getirildi. Bunun İmamul Harameyn Cüveyni’nin “El Giyasi” olarak bilinen “Giyasul Umem min Tiyasul Zulm” adli kitabında açık bir şekilde dile getirildiğine vurgu yapıldı. Söz konusu kitapta İmamul Harameyn Cüveyni’nin, karanlıklar karıştırdığı takdirde ümmete yardım etme yollarına dikkat çektiği, bu karanlıklardan kasıt raşit yönetimden uzaklaşılması veya raşit hükümetin tamamıyla yok olması veya asıl olarak yönetimin kaybedilmesi karanlıklarının olduğu belirtildi. Bununla birlikte ilimlerin sönüp yok olması, ilim taşıyıcılarının azalması, ilimle ilişkinin azalması gibi karanlıklar da kastedildiğine dikkat çekildi.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed Dari’nin hazırladığı bildiride İmamul Harameyn Cüveyni’nin nazari olarak ortaya koyduklarını ameli olarak tatbik eden Vezir Nizamulmülk’ün tecrübesine de yer verildi. İmamul Harameyn ile Nizamulmük’ün birbirinin çağdaşı ve yardımcısı olduğu belirtilen bildiride şunlar denildi: “Nizamulmülk ilimle kuşanan bir yöneticiydi veya yöneticilikle kuşanan bir alimdi. Nizamulmülk, raşid yönetimden uzaklaşıldığı veya yönetimin irşat etmesi şöyle dursun kendi içinde rüşt bile taşımadığı bir dönemde raşid yönetimi güçlendirecek önemli bir vesile olması için, ilimleri destekleyerek terbiyenin ilmi nazariyesini tatbik etti.

Doğru yönetimle eğitim arasındaki ilişkilere dair Genel Sekreter Dr. Ed Dari, Bağdat’taki, Nisabur’daki ve diğer şehirlerdeki birçok alimin ve liderin çıkmasına ön ayak olan Nizamiye medreselerini örnek olarak gösterdi. Bu medreselerde yetişen alim ve liderlerin, sözü amelle, fiili görüşle bir araya getirdiğini, böylece raşid yönetim, faydalı akıl, Musul ve Halep başta olmak üzere İslam dünyasını muhafaza eden bir kılıç doğduğunu ve bunun, daha sonraları Kudüs’ü özgürleştirecek bir neslin ortaya çıkmasıyla sonuçlandığını Genel Sekreter bildirisinde açıkladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari’nin 15 Nisan 2018 tarihinde Maldivler’in Kurumba kentinde düzenlenen toplantıda sunulan “Güzel Terbiye, Doğru Hüküm ve Vasatlık Kavramı” bildirisinin tam metni şu şekilde;

 

Güzel Terbiye, Doğru Hüküm ve Vasatlık Kavramı

Dakik ilmi tanımları ve ıstılahları bir kenara bırakırsak “güzel eğitim” kavramı, açık ve anlaşılır bir kavramdır. Genel olsun özel olsun, hükümet veya halk ekseninde olsun şümullü gelişim adımlarını gerçekleştirmede faydalı neticelerini açıklama aracılığıyla eğitim kavramı kolay ve basit bir şekilde ifade edilebilir.

Eğitim çalışması, insanları ahlaki davranışlarını değiştirmeyi, maharetlerini geliştirmeyi veya güçlerini kalkındırmayı amaçlayarak insanda değişimler çıkartan hassas bir gayret olduğu zaman son noktada her zaman, mekan ve halde değişim ve ıslahı araçlarda kendisini göstermektedir.

Eğitim çalışması, beşeri toplumları geliştirmek, durmayan ve Allah izin verinceye dek durması da gerekmeyen insani umran/imar hareketinin devam etmesi için amaçlanan ve övülen bir çabadır.

Eğitim konusunda uzmanları ortaya koyduğu şartlar ile güzel bir eğitim ve buna taalluk eden işler ve konular, fikri, kültürel, siyasi, sosyal, iktisadi, eğitim noktasında beklenen görevlerin ifa edilmesinde fayda sağlayan faktörlerdir. Bu, her ciddi gayretin nüvesini, bu alanlarda ve insani etkinliklerde meyvesini teşkile eder. Aynı zamanda her hakiki görüşün köşe taşıdır ve insan hayatında farklılık yaratmanın tamamlayıcısıdır.

Güzel bir eğitim ve doğru bir yönetim arasındaki ilişki sadedinde bizler, birçok kişinin karar kıldığı şeyleri hatırlatmanın dışında bir yolu tercih etmemekteyiz; Raşit hükümet, vatandaşların ihtiyaçlarıyla güzel ve münasip davranış ilişkisi kurmakta, güvenli ve istikrarlı bir yaşamla birlikte vatandaşlara saygınlığı gerçekleştirmeye kefil olacak yolları sağlamakta başarılı olmanın meyvesidir. Bu vatandaşların zaruriyatı ve ihtiyaçları sağlanmalı, az önce zikrettiğimiz eğitim, kültür, siyasi ve iktisadi alanların yoluyla meşru ve makul refahları sağlanmalıdır.

Eğitimin kaçınılmaz bir sonucu olarak, doğru biri yönetimin ürünü olan raşid hükümet işte bu şekilde olur. Bu aynı zamanda onun sebebidir. İkisi arasındaki ilişki samimidir.

İslam mirasında bu ilişkinin asıllarını araştırdığımızda İmamul Harameyn Cüveyni’nin “El Giyasi” olarak bilinen “Giyasul Umem min Tiyasul Zulm” adli kitabında bunun açık bir şekilde ortaya konduğuyla karşılaşırız. Söz konusu kitapta İmamul Harameyn Cüveyni, karanlıklar karıştığı takdirde ümmete yardım etme yollarına dikkat çekmekte, bu karanlıklar ile kastedilen ise raşit yönetimden uzaklaşılması veya raşit hükümetin tamamıyla yok olması veya asıl olarak yönetimin kaybedilmesidir. Bununla birlikte ilimlerin sönüp yok olması, ilim taşıyıcılarının azalması, ilimle ilişkinin azalması gibi karanlıklar da kastedilmektedir.

Dikkat çeken nokta, bu konuyu sadece bir kitapta ele almaktadır. Kitapta yönetim için gerekli olan şeyler, yönetimi ıslah eden ve etmeyen şeylerden konuşmaktadır. Burada ilim ve eğitimle raşid yönetimi birbirine bağlamaktadır.  Aynı şekilde alimler ile yöneticiler arasındaki ilişkiye, eğitim noktasında doğru bir yola sahip olan gerçek alimin, kendi zatında raşid olması gereken ve başkasını irşat etmesi gereken yöneticiye ne şekilde hayırlı bir yol gösterici olması gerektiğine değinmektedir.

İmamul Harameyn Cüveyni’nin nazari olarak ortaya koyduklarını ameli olarak tatbik eden Vezir Nizamulmülk’ün tecrübesi dikkat çekmektedir. İmamul Harameyn ile Nizamulmük birbirinin çağdaşı ve yardımcısıydı. Nizamulmülk ilimle kuşanan bir yöneticiydi veya yöneticilikle kuşanan bir alimdi. Nizamulmülk, raşid yönetimden uzaklaşıldığı veya yönetimin irşat etmesi şöyle dursun kendi içinde rüşt bile taşımadığı bir dönemde raşid yönetimi güçlendirecek önemli bir vesile olması için, ilimleri destekleyerek terbiyenin ilmi nazariyesini tatbik etti.

Bu başarılı ilişkinin en önemli örneği Bağdat’taki, Nisabur’daki ve diğer şehirlerdeki birçok alimin ve liderin çıkmasına ön ayak olan Nizamiye medreseleridir. Bu medreselerde yetişen alim ve liderler, sözü amelle, fiili görüşle bir araya getirmiş, böylece raşid yönetim, faydalı akıl, Musul ve Halep başta olmak üzere İslam dünyasını muhafaza eden bir kılıç doğmuş ve bu, daha sonraları Kudüs’ü özgürleştirecek bir neslin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır.

Lider, asker, destekçi ve yardımcı olarak Kudüs’ü özgürleştirecek nesil, tarih boyunca, fikirde, nazarda, tatbikte ve uygulamada mutedil olmuştur.

Güzel eğitim ve terbiye ile raşid yönetim ve hükümet arasındaki doğru bir ilişkinin fazlıyla hayırları toplayan ve şerre, bütün şekilleriyle engel olan mutedil ve faydalı yetiştirme işte bu şekilde olur.

 

 

459 total views, 2 views today