HEYET’in Mesleki Birimi’nden “Irak’taki İşçiler ve İşgal Sonrası Durumları” Adlı Seminer

Heyet.net / Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Birimi, bir seminer düzenleyerek mubah ve faydalı çalışmanın konumunu ve İslam dinindeki şerefini değerlendirdi.

Mesleki Birimi Başkan Yardımcısı Dr. Ömer En Nakib seminerde, sanat ve meslek gibi kavramları kapsayan manaları açıkladıktan sonra bunları insanın zihni ve bedeni aktivitelerin toplamı olarak ifade ederek sözleri ve fiilleri ekseninde kazanımı bunlarla gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Dr. Ömer En Nakib daha sonra Kuran’ı Kerim’de, Nebevi Sünnet’te ve terzilik, demircilik, marangoz, dikiş, sarraflık, gemicilik gibi çeşitli iktisadi ve hayati aktivitelerin tercih edildiği İslam’ın ilk dönemlerinde zikredilen bazı mesleklere değindir. Ardından Allah (azze ve celle)’nin şu ayetini delil olarak sundu: “Gemi var ya, o, denizde çalışan yoksul kimselerindi.

Dr. Ömer En Nakib söz konusu seminerde şunlara dikkat çekti: “Rasulullah Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde birçok meslek bulunmaktaydı. Ticaret, manifaturacılık, ki Müminlerin Emiri Osman bin Affan (radiyallahu anh) bu mesleki icra edenlerin en meşhuruydu, aktarlık, altın ve gümüş satımı olan kuyumculuk, ki bu mesleği icra edenlerin en meşhuru da Zeyd bin Erkam ve Bera bin Azib’ti, atıcılık, lokanta, bu mesleği Ebu Mukbil Nebhan Et Temar icra ederdi, Ammar bin Yasir’in kölesi Sad bin Aiz El Muezzin’in icra ettiği tabaklama, odunculuk, mezarcılık, komisyonculuk, evlere su hizmeti sunan suculuk,  hamallık, berberlik ve haccamlık gibi meslekler bulunurdu.

Dr. Ömer En Nakib söz konusu dönemde kadınlarında meslek sahibi olduğuna dikkat çekerek, müminlerin annesi Hatice (radiyallahu anha)’nın kuaförü olan Ümmü Züfer Suayra Esediyye’nin icra ettiği kuaförlük, ebelik, sütannelik ve benzeri mesleklerin olduğuna vurgu yaptı.

Mesleki Birimi Başkan Yardımcısı Dr. Ömer En Nakib söz konusu seminerde sözlerini şöyle sürdürdü: “İslam dini, isteme ve dilenme zilletinden kurtarmak, kendi zatını tahkik etmesi için bireyi alıştırmak, varlığını ispat etmek, toplumun tembellikten ve miskinlikten uzak durarak sanayi, ticaret, ziraat, vazife uygulaması, üretim ve icat noktasında inşasına ve geliştirilmesine katkı sağlamak, başkasına itimat etmek, bireylerinin güçleri üzerinden yükselen güçlü bir toplum ikame etmek, hayatın devam etmesi ve toplumlar arasında faydanın dolaşması hedefiyle sosyal ve insani yardımlaşma temellerini güçlendirmek için insanın saygınlığını koruma hedefiyle çalışmaya teşvik eder.

Dr. Ömer En Nakib seminerin ikinci bölümünde 2003 işgalinden ve işgalin kontrolünde olan hükümetlerin iktidar döneminde başta operasyonun şahit olduğu şehirler olmak üzere ülkenin genelinde Iraklı işçilerin devam eden problemlerine dikkat çekti. Operasyonun düzenlendiği şehirlerde krizlerin, savaşların, iç çatışmaların, siyasi, mali ve idari yolsuzluğun yayılması neticesinde mahrumiyet, sağlık ve eğitim sektörlerinde hizmet eksikliği, kötü beslenme gibi problemlerle karşılaşıldığına dikkat çekildi.

Mesleki Birimi Başkan Yardımcısı Dr. Ömer En Nakib seminerde sözlerini şöyle sürdürdü: “Irak’ta işçi hakları, 2003 yılından itibaren ülkeyi kasıp kavuran ve toplumun çalışan bütün gruplarını etkisi altına alan krizlerin ve acıların başlıca müsebbibiblerinden olan hükümetlerin gölgesinde tehdit altında olmaya devam ediyor. İnsan hakları savunusuyla ilgilenen uluslararası örgütler ve heyetlerin raporları, Irak’ta işsizliğin %37’e yükseldiğine, fakirlik sınırları altında yaşayan Iraklıların sayısının dikkat çeken bir şekilde yükseldiğine dikkat çekmektedir. Bunun nedeni ise kaos hali, hukukun olmayışı, mali ve idari problemin yayılması, problemlerle ve bu problemlerin yansımalarıyla mücadele kapsamında gerekli adımları atamayan hükümetlerin başarısızlığı gölgesinde devam eden askeri operasyonlar, bu askeri operasyonlarının süresinin 4 yıla uzatılmasıdır.

Irak’ta işsizliğin artmasının nedenleri hakkında Dr. Ömer En Nakib seminerin sonunda özel sektöre bağlı olan fabrikaların %80’inin şuanda çalışmaz durumda olduğunu açıklayan uluslararası ve yerel raporlara işaret etti. Genel sektöre bağlı 250 fabrikanın da şuanda çalışmaz durumda olduğuna dikkat çeken Dr. Ömer En Nakib, sanayi birliğine bağlı 45 bin fabrikanın şuanda çalışmadığına vurgu yaptı. Genel sektörün büyük soygunlara maruz kaldığına vurgu yapan Dr. Ömer En Nakib, bunlardan en önemlilerinin Beyci’deki Musaffa ve Kaim’deki çimento fabrikaları olduğunu belirtti.

282 total views, 1 views today