(1323 Nolu Açıklama) Necef Merciinin Seçimleri Konu Edinen Açıklaması Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Necef Merciinin seçimleri konu edinen açıklaması hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklama şöyle;

(1323 Nolu Açıklama) Necef Merciinin Seçimleri Konu Edinen Açıklaması Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, geçtiğimiz Cuma günü Necef Mercii tarafından seçimler hakkında yayınlanan açıklamasına tanık oldu. Basın organları tarafından da yayınlanan açıklama hakkında Irak Müslüman Alimler Heyeti bazı noktalara değinmeyi uygun görmektedir;

– Yayınlanan açıklamada, başlangıçtan itibaren seçimlere güvenilmesinin ve desteklenmesinin, işgalin ardından siyasi basiret ve siyasi kuralların bilgisine mebni edilen bir görüşle uyum sağlayamaması noktasındaki itiraflarının açıklayıcı olmaması… Şu ifade ile ne kastedilmektedir: “Bazı şartlar tamamlanmadan seçim yolu sağlıklı ve razı olunan bir neticelere sevk etmeyecektir.” Bu ifadeler işgale karşı olan kuvvetlerin duruşu, şartları ve zamanında dikkat çektiği uyarıları değil mi? Ki Necef mercii buna iltifat etmemiş, aksine işgalin siyasi projesini desteklemişti?

– Önceki tecrübelerin başarısızlığı ve bunun yolsuzluğun yayılmasına, yönetimin kötü bir şekilde sömürülmesine sebebiyet verdiği açık bir şekilde itiraf edilmesi… Yayınlanan açıklamada şöyle denilmektedir: “Önceki seçim deneyimlerine eşlik eden başarısızlıklar, seçilen kişiler veya hükümet içerisinde büyük makamların tepesine çıkanların birçoğu tarafından yönetimin sömürülmesi, yolsuzluğun yayılmasına ve daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde kamu malının zayi edilmesine katkı sağlamaları, maaşlarla ve büyük ödeneklerle ayrıcalık elde etmeleri, halka hizmet sağlama ve halkın bireylerine saygın bir hayat sunma noktasında üzerlerine düşen görevlerinde başarısız olmaları, -farklı farklı derecelerde olsa bile- gerekli şartların bazılarının seçimler icra edilirken uygulanmamasının doğal sonucudur. Bu durum şuan ki seçimlerde de mülahaza edilmektedir.”

– Necef merciinin çağırdığı, ilk seçimlerde bizim gördüğümüz gibi seçime katılmayan kimselere yönelik şer’i hükümler ve u şer’i hükümlere tabi olan tafsili hükümler bina ettiği seçimlerin bağlayıcılığı ve gerekliliği ilkesinden geri adım atılması… bu defa seçimlere katılmamanın olumsuzluklarını açıklamakla birlikte seçimlere katılmaya teşvik etmekle yetinilmesi… Yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Bu seçimlere katılmak, hukuki şartları tamamlanmış her vatandaşın hakkıdır. Bu hakkı kullanmasını gerekli kılan bir durum söz konusu değildir ancak halkı ve ülkesi için büyük maslahatların gereklerinden bir şeye ikna olması dışında. Evet, parlamento kürsüsü adaylarının kazanmasında başkalarına ek fırsat sunacak seçim hakkını kullanmaya yönelmesi gerekmektedir. Bazen halkının ve vatanının beklentilerinden gerçekten çok uzak olabilirler.”

– Bir müddet önce Necef merciinin başlattığı ve insanlara açıklamayı vadettiği “tecrübe edilmemiş tecrübeyi” açıklamayı savsaklamak… Bununla seçmenler sıfır noktasına dönüş yapmakta ve adayları tanımakta şahsi gayretlerini sevk etmekteler. Yayınlanan açıklama bunun yolunu şöyle açıklamaktadır: “Bunu doğrulamanın yolu, adayların ve liste başkanlarının -özellikle önceki dönemlerde sorumlu mevkilerde bulunanların- çalışma haritalarını incelemektir. Ki bu sayede tecrübeli veya değil başarısızlardan ve yolsuzluk yapanlardan aldatıcıların ağlarından sakınabilelim.”

– Necef merciinin tecrübeli ile tecrübeli olmayanı, yolsuzluk yapan ile yolsuzluk yapmayanı belirlemeden bizzat kaçınması ve konuyu seçmene ihale etmesi…garip karşılanacak bir yolla bu sorumluluktan kaçınması ve birçok insanın duygularını hafife alması… Yayınlanan açıklamada şöyle deniliyor: “Yüksek Dini Mercii, adayların tamamının ve seçim listelerinin aynı mesafede olduğunu vurgulamaktadır. Daha açık bir mana ile genel olarak hiçbir şahsı, kesimi ve listeyi desteklememektedir. Konu bütünüyle seçmenlerin kanaatine, araştırma sonrasında karar kıldıkları şeye bırakılmıştır. Dini mercii adını veya seçim kazanımlarını elde etmek için Iraklıların gönlünde özel bir yeri olan başka bir ismi sömüren hiçbir şahsa veya kesime izin verilmemesi zaruri bir durumdur.” İşin garip tarafı yolsuz ve tecrübeli şuanda yönetimde mevcuttur. Bu makama ancak mercii tarafından doğrudan destek ile veya sessiz kalınarak ulaşmışlardır.

– Yayınlanan açıklamada adaylarda olması gereken şartlara ilişkin umumi ifadeler kullanılmıştır. Ancak bu genel ifadelerin katılan şahıslara veya adaylara uygulanma boyutları hakkında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Açıklamada şöyle denilmektedir: “Ders ve ibretin tamamı, yeterlilik ve dürüstlükte, ilke ve değerlere bağlı kalmakta, dış güçlerin planlarından uzak durmakta, hukuk yönetimine ihtiram göstermekte, ülkeyi kurtarma ve vatandaşlara hizmet sunma yolunda fedakarlığa hazırlanmakta, uzun yıllardan beri devam eden krizleri ve problemleri çözmek için vakaya uygun programı uygulamaya güç sahibi olmaktadır.

Iraklıların değişim ümitlerine arizî emeller ve büyük evhamlar şeklinde talik atılması… Açıklamada şöyle deniyor: “Ancak emel, bu ülkenin evlatlarının gayretlerinin işbirliği ve bunun için gerekli sair hukuki yöntemlerin kullanılması ekseninde yönetimin gidişatını ve devlet müesseselerinin ıslahını tashih etme imkanı ile kaim kalacaktır.” Uygun bir çözüm sunmaksızın bizzat açıklamada teşhisinde bulundukları bu büyük yıkım ve yaygınlaşan yolsuzluklarla birlikte devlet müesseselerini nasıl onaracaklarını ve yönetimin gidişatının nasıl doğru bir düzleme çekeceklerini bilmiyoruz?!

Söz konusu açıklamadan aktardıklarımız, mahiyetine bakmaksızın bir şeylerine itimat ettikleri emellerden hayal kırıklığına uğradıklarının açıklanması, Iraklıların işgalin başlamasından itibaren şuana dek içinde yaşadığı mihnetten tamamıyla çıkması için doğru çözümler sunmayı erteleme, bundan uzak durma, Iraklılara umut kapısını aralama veya işgalden, siyasi projesinden ve onun kontrolündeki hükümetlerden neşet eden tehlikelerden Iraklıları kurtarma ve acılarına son vermek için gayret göstermekten uzak durarak parçacı çözümlerle meşgul olma kapsamında Necef merciinin klasik duruşlarından ve açıklamalarındandır.

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti, 10 Ocak 2004 tarihinde yayınlanan ve Necef merciinin açıklamasında da işaret edilen seçimlerle ilişkili olan 14 sayılı açıklamasını hatırlatır. Necef mercii tarafından bu günlerde yayınlanan açıklamasından 15 yıl önce Irak Müslüman Alimler Heyeti şunlar dile getirmişti: “Irak Müslüman Alimler Heyeti, yönetimin seçimle mi yoksa tayinle mi nakledileceği noktasında bazı Iraklı kesimler ile işgalci kuvvetler arasında dönen tartışmaları takip etmektedir. Irak Müslüman Alimler Heyeti, başarı ve dürüstlük garantisi vermesi ve halkın bütün gruplarına ve oluşumlarına karşı adil bir temsiliyet sağlaması için şartları tamamlandığı zaman seçimin yanında duracağını vurgular. Ancak ne var ki gerekli şartların sağlanması noktasında şüphe duymaktadır.” Adı geçen açıklamamızın hatırlatılmasının önemi, Necef merciinin bugünkü açıklamasındaki “Iraklıların geleceklerini bizzat kendileri belirleme noktasında önlerine fırsat sunmak için genel seçimlerin icra edilmesinde işgalci yönetime ve Birleşmiş Milletler örgütüne, dini mercii ısrar etmektedir.” sözlerinin mukabilinde ortaya çıkmaktadır.

Burada aynı şekilde Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin 15 Mart 2004 tarihinde yayınlanan 25 sayılı açıklamasını hatırlatırız. Bu açıklama Irak Müslüman Alimler Heyeti ile yardımlaşan bir grup uzmanın gayretlerinin özeti ve zamanında devlet idaresi hukuku olarak isimlendirilen şeyle ilişkilidir. Şöyle ki, siyasi, iktisadi, sosyal, kültürel, güvenlik ve askeri alanlarda toprak olarak, halk olarak, devlet olarak, Irak’ın umumi maslahatını tehdit eden tehlikeler gözlemlenmiş ve teşhis edilmiştir. Anayasal ve siyasi alanlara ilişkin şunlar denilmiştir: “Seçilmeyen kesimler tarafından sadır olan geçici hukuk, devamlı bir anayasa olarak kabul edenleri –onlar seçilenler olduğu halde- birçok meseleye bağlı kılacaktır. Bu ise dünya anayasalarının bilmediği bir tehlikedir.” Bu tehlikeli konuları Necef mercii açıklaması ancak 15 sene sonra mı keşfedebildi?!

Bu bağlamda, her alanda, bilhassa yönetim ve idare ile ilişkili alanlarda, Irak’ın başına gelen siyasi, idari ve mali yolsuzluk gibi felaketlerin çözümü, Irak’ın istikrar ve güvenliğinin tekrardan sağlanması, bölgesel konumuna geri getirilmesi, Iraklıların saygınlığının, güvenli yaşamlarının ve istikrarlı hayatlarının tekrardan elde edilmesi, ancak kapsamlı ve köklü çözümlerle mümkün olur. Ülkede yıkımın ve yolsuzluğun artmasından başka hiçbir faydası olmayan parçacı çözümlerden uzak durularak sağlanır. Irak Müslüman Alimler Heyeti ve işgale ve mevcut siyasete karşı olan kuvvetler bu bağlamda sürekli detaylı çözümler önermektedir. 2004 yılının Şubat ayında Birleşmiş Milletler temsilcisi El Ahdar İbrahimi’ye sunulan detaylı projede ve 2004 yılının sonlarında Arap Birliğine sunulan detaylı projede olduğu gibi.

 

Genel Sekreterlik

19 Şaban 1439

05/05/2018

75 total views, 1 views today