Irak Müslüman Alimler Heyeti Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi’yi Ağırladı

Heyet.net / Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed Dari, Ürdün’ün Başkenti Amman’da ikamet ettiği binada Faziletli Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi’yi ağırladı. Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi, Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İlim Birimi tarafından organize edilen Ramazan sezonu etkinlikleri kapsamında davet içerikli bir seminer verdi.

Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi seminerinin başında Allah (azze ve celle)’den sakınmanın öneminden, Müslüman bir kişinin ahlak ve davranışında takvanın nasıl bir etkisi olduğu hakkında konuştu. Sözün amelle bir araya gelmesi, söz ve filler arasındaki uyumluluğun onun önemli şekillerinden olduğunu açıkladıktan sonra bu ilkeden sapmanın tehlikesinden konuştu. Bu sapmanın daha İsrailoğullarında hasıl olduğuna vurgu yapan Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi, Kuran’ı Kerim’in bu bağlamda İsrailoğullarını kınadığına şu ayeti delil olarak getirdi: “ (Ey bilginler!) Sizler Kitab’ı (Tevrat’ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara 44) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in de “Kıyamet günü bir adam getirilir ve cehennem ateşine atılır. Bağırsakları karnından dışarı çıkar ve onlarla birlikte değirmen döndüren merkeb gibi döner durur. Cehennem halkı onun yanına toplanırlar ve derler ki: ‘Ey filân! Sana ne oldu? Sen iyiliği emredip kötülükten nehyetmez miydin?’ O kişi de: ‘Evet, iyiliği emrederdim, fakat kendim yapmazdım, münkerden nehyederdim, fakat kendim yapardım’ der.” zikreden Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi, hadiste bu çukura savrulmaktan büyük bir nehiy olduğuna dikkat çekti.

Sözün amelle uyumluluğu ve sadık imanın bu konudaki rolü hakkında tarihten ve günümüz vakasından örnekler veren Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi, bu bağlamda bazı şahitliklere ışık tuttu. Amellerin sözlere muhalefet etmesinin insan üzerinde dünyada ve ahirette ne gibi bir etkisi olduğunu ve tenakuzun tehlikesini açıkladı. Özellikle büyük emanet taşıyan ve toplumda önderler olarak nitelendirilen alimlerin bu konuda dikkat etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Rabbani alimlerin ne manaya geldiğini açıklayan Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi şunları ifade etti: “Rabbani alimlerin en önemli özellikleri, sözleri ile filleri arasında uyum ve muvafakattır. Onlar abidler olup, ibadetlerine sürekli devam ederler. İbadetlere tutunur, onları eda ederken sabrederler. Dünya lezzetlerine, maddi kazanımlara, zail olacak servetlere yönelmezler.

Takvanın hasıl olmasında dostluğun ne gibi etkilere ve faydalara sahip olduğu hakkında ise Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi şunları vurguladı: “Sadık ve ihlaslı kimselerle dostluk kurmak, Müslüman kişinin ahlakının salahını ve hak üzere sebat etmesini doğrudan etkiler. Nitekim kişi, dostunun dini üzeredir. Bu noktada nebevi tavsiyeyi burada zikretmemiz uygun olacaktır: “Her biriniz kiminle dostluk kurduğuna baksın.”

Bu bağlamda Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi Musa (aleyhi selam) ve salih kul kıssasını delil olarak aktardıktan sonra ilim talebinin ehemmiyeti hususunda bu kıssadan çıkartılacak dersleri, insan bilgisinde hangi dereceye ulaşırsa ulaşsın bilgi elde etmek konusunda dostluğun önemini açıkladı. İnsan bilgide hangi dereceye ulaşırsa ulaşsın ilmini artırmaya, bilgi kazanımına, idrak mertebelerini geliştirmeye her zaman ihtiyaç duyacağının altını çizdi.

İlimden ve takva ile ilişkisinden uzak olmayarak Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi şeriatın manasına ve hakikatler, sonuçlar ve İslam şeriatı ile gelen ibadetlerin muhtevasında bulunan hikmetler ile ilişkisine değindi. İnsanın bu ibadetler ekseninde elde ettiği meyveleri, ibadetlerin Allah (azze ve celle)’nin muhalefet, masiyetler ve şeytani amellerden nefsi arındırmadaki rolünü ve kişinin davranışlarında ve genel yaşantısında etkisinin boyutlarını da konu etti.

Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi seminerini bazı genel tavsiyelerle bitirdi. İlim ehli, abid ve vera sahibi gibi hayırlı kimselerle dostluk kurulmasına teşvik eden Şeyh Allame Dr. Abdulmelik Abdurrahman Es Sadi şu ifadeleri kullandı: “Doğru bir dostluk, nasihatleşmeyi, sıdkı gerektirir. Çünkü mümin, kardeşinin aynasıdır. Bu dostluğunun manası ve esası, aynı şekilde ailenin oluşmasını da beraberinde getirmektedir. Peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Sen dindar olanı seç ki, evin bereket bulsun.” Çocukların nefislerine değerler eken, kadındır. Kadın, çocukların ahlakını düzenleyen, iman manalarını ve salih bir toplum oluşturmanın etkilerini geliştiren bir medresedir.

531 total views, 1 views today