Irak Hükümetinin Kasıtlı İhmali Karşısında Göçmen Ailelerin Ramazan Ayında Sıkıntıları Arttı

Ramazan ayının gelmesiyle hayatın en basit dinamiklerine bile ihtiyaç duyulan göçmen kamplarında yaşayan göçmenler, zor insani şartlarla ve büyük trajedilerle boğuştu. Sıcakların artması, devamlı elektrik kesintisi, maddi desteğin, gıda yardımının ve içme suyunun olmaması, yardım severlerin bazı yardımlarının dışında hafiflemeyen göçmen ailelerin acıları, her geçen daha fazla artıyor.

Farklı atmosferleriyle dünya Müslümanları Ramazan ayını karşılarken, yüz binlerce vatandaşın yaşam mücadelesi vermeye devam ettiği göçmen kamplarında yaşayan göçmenler için durumun çok daha farklı olduğunu gösteriyor. Ki birçoğunun zor şartlar altında söz konusu kamplarda dördüncü Ramazan’ını geçirdiği biliniyor. Ev hanımları iftar yemeklerini hazırlamak için ne yapacaklarını çaresizlik içinde düşünmekle geçirirken babalar, çocuklarına bayram elbisesi almak ve onları mutlu etmek için parayı nerden ve nasıl elde edeceğini kara kara düşünmektedir.

Bu bağlamda haber ajansları göçmen ailelerinden şunları nakletmektedir: “Adayların yarıştığı seçimlerin gerçekleşmesinden sonra ani bir şekilde tehcir edilen göçmenlerin yaşadığı göçmen kamplarında acı olaylar yaşamaktadır göçmen aileler. Ki bu adaylar, beraberlerinde su ve gıda taşımakta ve seçilmeleri karşılığında göçmenlere dağıtmaktaydı.”

Diğer yandan insan hakları aktivisti Mahmud El Ani şu açıklamalarda bulundu: “Burada göçmen kamplarında yaşamaya devam eden binlerce göçmen ailenin çaresizliği ve sıkıntıları kasıtlı olarak görmezden gelinmektedir. Mesele seçimlerle ilişkili olduğu zaman bir anda aziz kabul edilen göçmen, seçim sonrası açlıkla olan savaşında, özellikle Ramazan ayında kendi kaderine terk ediliyor. Göçmenlerin tüm acılarına son vermek için göçmenlerin tamamını evlerine ulaştıracak kapsamlı bir program olmaksızın bu insanların acı ve trajedileri son bulmayacaktır.”

Yine haber ajansları Başkent Bağdat’ın batısında yer alan El Camia göçmen kampının sorumlusunun şu sözlerini aktarmaktadır: “Göçmen ailelere yönelik hükümet yardımı, neredeyse yok seviyesindedir. Bu nedenle göçmenlerin her şeyine yardım etmek bizim öncelikli görevimizdir. Özellikle Ramazan ayında ve bayramda… Bu bağlamda klima, yemek, ilaç ve jeneratör yakıtı sağlamaktayız.

%97’si Ninova ve Salahuddin muhafazalarından olan ve 176 aileyi barındıran Ebu Garib kazasındaki El Ehl göçmen kampından bir göçmen ise şunları söylemektedir: “Ailevi ihtiyaçlarımızı karşılamaya güç yettiremiyorum. Özellikle Ramazan ayı ve bayram gelmişken… İçinde oturduğumuz prefabrik ev, gün boyu elektrik kesintisinden ve jeneratör yakıtının olmamasından dolayı çok fazla ısınıyor ve içinde yaşanmaz hale geliyor. Aynı şekilde kışın da yağmur nedeniyle göçmen kamplarının su basmasıyla karşılaşmaktayız.”

Basın organlarına ismini vermek istemeyen bir göçmen ise şu gerçekleri dile getirmektedir: “Eşim ve göçmen kadınların geneli, ağır psikolojik sıkıntılar yaşamaktadırlar. Ramazan ayında gerekli hizmetin yapılmaması ve devamlı surette elektrik kesintisinden dolayı her yere haşerat ve sivrisinek dolmuş durumda. Göçmen kamplarında kirliliğin yayılması ve ek olarak kirli su içilmesi nedeniyle komşularımdan birçoğu uyuz hastalığına yakalandı.

Tikrit şehrinin güneyinde yer alan Beled kazasına bağlı Yesrip şehrinden göçen üç çocuk annesi Reca Muhammed ise şu açıklamaları yapıyor: “Göçmen aileler, kötü hizmetten, hükümetin kasıtlı ihmalinden ve seçim öncesi göçmenlere yardım etmek için yarışan insani yardım teşkilatlarının biranda kaybolmasından dolayı sıkıntı yaşıyorlar. Seçim öncesi göçmen ailelere yapılan hizmetlerdeki yarış, yetkililerin ve partilerin seçim propaganda programı kapsamındaymış.

Enbar muhafazasındaki Amiriye Felluce göçmen kampında yaşayan Ali Raşit adlı vatandaş ise şunları söylemektedir: “Ramadi şehrinin batısında yer alan Kaim kazasındaki tamamıyla yıkılmış evime bir türlü dönemedim. İki senden beri bu göçmen kampında yaşamaktayım. Göçmenlerin neredeyse tamamı 2015 yılından beri zor insani şartlar altında yaşadıkları bu göçmen kamplarında dördüncü Ramazanlarını geçirmektedirler.”

Aynı göçmen kampında kalan Muhlif  Ed Duleymi ise insani yardım teşkilatlarının, mevcut siyasi çalışmalara katılan siyasi partilere bağlı ekiplerin bir anda kayboluşlarını şaşkınlıkla anlatarak bu teşkilat ve ekiplerin her sene göçmen kamplarını ziyaret ettiğine işaret etti. Muhlif Ed Duleymi “Bu göçmen kampı, Ramazan’ın başında yıkılmaya başladı ancak buna rağmen içindeki göçmen aileleri burada yaşamaya devam ediyor.” İfadelerini kullandı.

Öte yandan sivil aktivistler, bilhassa Ramazan ayında göçmenlere uygulanan kasıtlı ihmaller ve kısıtlamalar gibi göçmenlerin problemlerini daha da artıran şeylerden hükümet yetkililerini sorumlu tutuyor. Bu bağlamda El Emel teşkilatında hukuk aktivisti Emcet Halife şunları söylemektedir: “Göçmen kamplarında yaşayan Iraklı göçmenler, belirli aralıklarda göçmenlere verilen maddi destek hükümet tarafından iptal edilmesinin ardından yavaş yavaş ölüyorlar. Aynı şekilde Göç ve Göçmen Bakanlığı da üç yıl boyunca göçmen ailelere verilen yardımı azalttı. Yine yardım eksikliği nedeniyle birçok insani yardım örgütü de çalışmalarını sonlandırdı.

Geçen şeylere binaen Irak’ın ortasında ve kuzeyindeki göçmen kamplarında yaşayan göçmenlerin hali, göçmen kamplarında en düşük hayat standartlarının olmaması neticesinde her geçen gün daha kötüye gidiyor. Durum böyleyken hükümet yetkilileri işgalle sınanmış bu ülkede her geçen gün daha fazla yayılan yolsuzluk afeti çerçevesinde mazlum halkın mallarını çalmakla meşgul. Buna mukabil olarak en zor insani şartlarla boğuşan göçmen ailelerin problemleri devam ediyor.

 

 

HEYET Net

148 total views, 1 views today