Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed-Dari Perşembe Kültürel Meclisinde HEYET’in Iraklı Aşiretlerle İlişkisini Anlattı

 

Heyet.net/Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Ürdün’ün Başkenti Amman’da ikamet ettiği binada her hafta düzenlenen Perşembe Kültürel Meclisi misafirlerini ağırladı. Söz konusu mecliste her hafta ileri gelen şahsiyetler, araştırmacılar, akademisyenler ve Ürdün’de yaşayan Iraklı vatandaşlar yer alıyor.

Bu oturumda Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari “Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin Açık Mektupları” kitabının tahlili bağlamında Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin Iraklı aşiretlerle ilişki tarihi konulu bir seminer verdi. Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin yayın dizisinin dokuzuncusunu oluşturan kitabın, şuanda Irak’a tanık olunan olaylarla, bilhassa güney ehlinin intifadası ile bağlantısı bulunmaktadır.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari tarafından verilen seminer Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin önceki Genel Sekreteri Şeyh Dr. Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın ismiyle 11/10/2007 tarihinde Iraklı aşiretlere gönderilen açık mektuba odaklandı. Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Mektupta yer alan fikirler ve manalar, şuanda ülkede yaşanan olaylarla birebir uyum içindedir. Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin Irak atmosferine ve yaşanan olaylara bakış açısını dakik bir şekilde vermekte, yıllardan beri işgal altında olan ülkedeki değişimlere karşı davranışlarının doğruluğunu göstermektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin Iraklı aşiretlere mektubu, genel bir hitapla başlamaktadır. Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin toplumun bu aktif kesimine değer verdiğini ve önem gösterdiğini gözler önüne sermekte ve bu ihtimamının sadece Irakla sınırlı olmadığını, aksine genel olarak bölgedeki bütün aşiretleri dikkate aldığını göstermektedir. Çünkü söz konusu açık mektupta aşikar bir şekilde şu ifadeler yer almaktadır: ‘Irak’ın güzel asıllarına, birbirine bağlı dokusunun merkezlerine, birliğinin ve selametinin garantisine, işgal ve entrikaların çukurlarından özgürlük, bağımsızlık, gelişme, üretme değerlerine yükseltecek selimliğe yönelttiğimiz bu mektubumuz ülkemizin kuzeyinde, ortasında, güneyindeki oluşumları ve grupları farklı farklı olan aşiretlerimizedir.’

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, halkı tarih boyunca düşmana karşı gözlerini diken, dostun yanında yer alan, ülkedeki hayır ve cihat kuvvetlerinin sığınağı olan aşiretlerin toplumun önemli bir parçası olduğunu açıkladı. Toplumun gerçek gücünün aşiretler olduğunu vurgulayan Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti bu aşamada, Iraklı direniş güçlerinin başat yardımcısı ve gözeticisi olmaları hasebiyle direniş ve cihat konusunda devamlı aşiretlerle beraber hareket etti ve onlara güvendi. Aşiretlerin tarihi, 1920 devrimiyle bağlantılıdır. Ki bu devrimi Sünni veya Şii, Arap, Kürt veya Türkmen ya da Irak’ın diğer evlatlarından aşiretler gerçekleştirmişti.”

Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin mektubunu okurken mektubun sebebini ve bu mektubun yazılmasının altındaki etkenleri açıkladı. Daha önce tarihte vuku bulmamış büyük savaş girildiği zaman direniş ve aşiretlerin desteği nedeniyle işgalin çıkmaza düştüğüne işaret eden Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari “Amerika idaresi ve Irak’taki işgal kuvvetleri komutanlığı bu vakitlerde direnişçilerin düşürdüğü bu çıkmazın şiddetini hafifletmek için birçok cephede baskılar uygulamaya başladı. Irk ve mezhep fitnesi gibi işgalciler problemler üretmeye çalıştı.” ifadelerini kullandı.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, önerileri, Irak’ın ana sorununu, her bir yandan Iraklıları kuşatan tehlike ile mücadele etmek için yapılması gereken şeylerin beyanını okumaya başladı. Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari mektupta yer alan şu uyarıya da dikkat çekti: “İşgal başladığından itibaren düşmanlarımız, ırk ve mezhep temelli olarak ülkeyi bölmeye çalışmaktadır. Çünkü bu adım, ülkeyi daha fazla zayıflatacaktır. Boyun eğdirmeyi, zenginliklerine hükmetmeyi ve halkı kaotik bir ortamda bırakmayı kolaylaştıracaktır. Böylece kendisini geliştirmekten, ilerlemek ve halkını mutlu etmek için imkanlardan faydalanmaktan aciz kalacaktır.” Aynı şekilde işgalden sonra Irak’ı hedef alan ana ve detaylı problemleri ele alan bölümleri nakleden Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, bunların, bilincin devam etmesini, işgale karşı direnişin sürdürülmesini hedef aldığını, çeşitli bahaneler adı altında işgale yardım çağrısı yapan fikirleri geliştirmeye yaradığını vurguladı.

Bu bağlamda Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin mektupta aşiretleri ve hükümet meclisi aşaması, anayasa aşaması, mezhep savaşları aşamasından sonra işgal projesinin dördüncü aşaması sayılan ülkenin bölünmesine sevk eden federasyon projesine karşı mücadeledeki rollerini övdüğüne dikkat çekti. Daha sonra Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari açık mektubun aşiretlere söylediği şu sözleri aktardı: “Siyasetçiler hiçbir zaman sizi temsil etmeyeceklerdir. Onlar her zaman sizin maslahatlarınızdan ziyade kendi çıkarlarını gerçekleştirme peşinde koşacaklardır. Federasyon rejiminde onların önemli bulduğu otoritenin başında olmak ve bunun getirilerinden faydalanmaktır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari mektuptaki o sıralarda güneydeki aşiretlerden Irak Müslüman Alimler Heyeti’ne ulaşan şikayetlere de değinerek aşiretlerin İran’ın onlar hakkında işlediği zulümleri ifade ettiklerini belirtti. Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari “İran’ın o sıralarda ve hala kavmiyetçi çıkarlarını gerçekleştirmek için mezhepçiliği bir köprü olarak kullandığını, ülkeyi bölmeye ve milli çıkarlarını hedef almaya çabaladığını, güney muhafazaları ana beldeden ayırmak için çalıştığını, bütün bunları gerçekleştirmek için yayılmacı projelerine ve meşru olmayan arzularına karşı çıkan herkesi tasfiye eden yöntemler kullandığını, güneydeki birçok kabile reisini, işgale, federasyona ve herhangi bir harici müdahaleye karşı çıkan aşiret liderlerini, saygın kişileri, ileri gelenleri öldürdüğünü” vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Irak Müslüman Alimler Heyeti aşiretlerden gelen bu şikayetlerden yüz çevirmedi. Aksine aşiretlerle beraber hareket etti. İlk olarak onlarla dayanışma içerisinde oldu. Daha sonra Iraklıların tek evde olması ve tek düşmana karşı savaşmaları için yardım ve destek çalışmaları oluşturarak aşiret liderleriyle beraber devamlı iletişim halinde kaldı. Daha sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti, Arap çevrelerine aşiretlerin seslerini duyurmak için köprü olarak ve İran’ın nüfuzuna ve projelerini genişletmeye zemin hazırlayan Amerikan işgalinin etkisini devamı açığa çıkarmak zere çalıştı.

Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin Iraklı aşiretlere gönderdiği 2007’in sonundaki mektubun bu aşiretleri övmeye ve işgale karşı koyma ve direnişe desteği sürdürmeye teşvik etmeye odaklandığını açıkladı.

Daha sonra Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari tarafından okunan mektup ülkedeki problemleri ele aldı, Irak’taki ana problemin ana eklemlerini teşhis etti. Söz konusu mektup destek vererek ve aşiretlere kulak verip onlara yardım ederek ve nasihat ederek Iraklıların umutlarını yeşertiyordu. Aynı şekilde Iraklıların geleceğini tehlikeye sokacak olaylardan Iraklıları sakındırıyordu. Yine bazı siyasi duruşları açıklıyordu. Irak Müslüman Alimler Heyeti, yarayı kapatma ve Iraklıların arasında iletişimi sağlama şartıyla düşmanı ve onun Irak topraklarındaki bütün ardıllarını uzaklaştırmak ve birliği sağlamak üzerine kurulu çözüm önerisi sunuyordu. Şu ifadeler yer almaktaydı: “İşgal dileklerinden, siyasi sıçrayışlardan ve komşu devletlerin arzularından uzak bir şekilde hep beraber ülkenin geleceğini çizelim. Bizler ve sizler Irak’ın evlatlarıyız. Allah’ın yardımıyla Irak’ın geleceğini de bizler ve sizler çizeceğiz. Bizimle bu hakkın arasına gelen bir yabancının veya inkar eden bir yakının veya kindar bir komşunun girmesine gerek yoktur. Güvenli bir yaşam, özgürlük, bağımsızlık, birlik bu ülkede bizim hakkımızdır.

Mektubun sonunda Irak Müslüman Alimler Heyeti ister genel ister kapsamlı isterse cüzi olsun çözüm araçlarından biri veya itibar edilecek bir müracaat sayılan önemli bir konuya odaklanıyordu. Irak ordusuna, tarihine, özellik ve meziyetlerine, bütün farklılıklarıyla birlikte bütün Iraklıların maslahatını gerçekleştirmedeki rolüne değiniyordu. Daha sonra işgalin hizmeti ve onun projelerini hayata geçirmek için işgalden sonra kurulan hükümet ordusu ile bütün bunları kıyaslıyor ve bu ordunun ve hükümetin bütün güvenlik birimlerinin mezhep ve ırk temelli katliamların, insanların ve devletin mallarını çalmanın, masum insanları hedef almanın, işgalcilerle beraber şehirleri istila etmenin, mahkumlara işkence etmenin, ırzları ayaklar altına almanın ve Allah’ın evlerini ve mukaddesatını çiğnemenin yolunu seçtiklerini vurguluyordu.

Daha sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari hicri 12 Şevval 1424 tarihine denk gelen 05/12/2003 tarihli ve ordu konusuyla ilişkili bir açıklamayı okudu seminerinde. Açıklama işgalden 8 ay sonra yayınlanmıştı. Söz konusu açıklama Irak Müslüman Alimler Heyeti Şer’i Fetva Meclisi tarafından yayınlanan bir açıklamadan ibaretti. Ordunun tek ve Irak’ın bütün oluşumlarını kapsaması gerektiğine vurgu yapıyor, işgalinin milisler için seçtiği tek mezhep ve ırk oyunundan sakındırıyordu. Aynı şekilde yayınlanan bu açıklama Irak Müslüman Alimler Heyeti’ne nispet edilen yalanları deşifre ediyor ve ortalığı bulandırmak için bu yalanların bir araç olarak kullanıldığına dikkat çekiyordu.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Ürdün’ün Başkenti Amman’da ikamet ettiği binada her hafta düzenlenen Perşembe Kültürel Meclisi için verdiği seminerde katılımcılar da bazı eklemelerde bulunarak aşiretlerin ağırlığı, Irak’ın krizlerden kurtulması için etkileri, Iraklıların kararlarında güçlü bir rolleri olmasının önemi, özgürlüğe ulaşmak için verdikleri mücadelelere değinildi.

138 total views, 1 views today