Siyasi Kaos ve Savaş Yıkımları Arasında Irak

 

Heyet.net/Araştırma

Irak, siyasi, ekonomik ve güvenlik anlamında halkın geleceğini tehdit eden, hayat, istikrar ve güvenlik haklarını elinden alan kaotik durum ve artan krizler içinde yaşamaya devam etmektedir.

Bu bağlamda Amerika merkezli The Week gazetesi şunları söylemektedir: “15 yıl geçmesine rağmen Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri tarafından başlatılan Irak savaşı, buna eşlik eden ve bunu takip eden savaşlar, mezhep şiddeti ve siyasi idarenin zayıflaması, Irak’ta, hükümet kurumlarında yayılan yolsuzluğun ve Iraklıların dörtte birini kapsayan fakirliğin boyutunu gözler önüne seren derin yarıklar oluşturmuştur. Bunun yanı sıra söz konusu savaşlarda evlerini kaybeden veya şehrine, toprağına geri dönmekten men edilen ülkenin %10’luk bir kesimi, göçmen bir hayat sürmeye devam etmektedir.

Askeri operasyonlara maruz kalan, aylar boyunca sistematik hava saldırılarına maruz kalan farklı farklı şehirlerden tanıklıklara ve şahitliklere yer vermekte, yerli halkı kuşatan, hallerini karanlığa çeviren, halkın geleceğini meçhul bir hale sokan trajediyi belgelemektedir söz konusu gazete. Enbar muhafazasının merkezi olan Ramadi şehrinde hava saldırıları sonucu enkaza dönüşen evlerinin çevresinde binlerce insan çadır hayatı sürmektedir. Evlerini tekrardan imar etmeye güç bulamayan bu insanlar hükümet tarafından tamamıyla ihmal edilmekte, hayat endeksli isteklerinin en düşüğü bile yine hükümet tarafından sağlanmamaktadır.

Dürüst Olmayan Seçimler

Bu karanlık ortam içerisinde, The Week gazetesinin de Irak’ın siyasi hayatındaki en düşük katılım olarak nitelendirdiği, seçimler geldi. Gazete, Iraklıların hakim siyasi seçkinlere karşı derin bir öfke hissettiklerini, değişim ve reforma yönelik mevcut hükümetlerin doğruluğu ve dürüstlüğü hakkında sınırsız şikayetlere sahip olduklarını açıklıyor.

Gazete Irak’taki siyasi vakayı, parçalı ve kaotik olarak nitelendiriyor. Bunu ise, silahlı milislerin çoğunluğunu elde etmek için var gücüyle çabaladığı Bakanlar Meclisinin 329 sandalyesini elde etmek için 87 partiden 7000 adayın rekabetine bağlamaktadır. Başta Mukteda Sadr koalisyonu ve İran ile çok sıkı ilişkileri olan ve 1980 yıllarında İran-Irak savaşında İran’ın yanında Irak’a karşı savaşan Hadi Amiri koalisyonu olmak üzere seçim sonuçlarını bunu açık bir şekilde göstermektedir.

Birçok şahsiyet ve partinin kayıp yaşadığı seçim sonuçlarının duyurulmasını, kaos ve birçok problem takip etti. Bütün bunlar siyasiler arasındaki tartışmanın şiddetini arttırdı. Siyasiler oyların tekrardan sayılmasına sığındı. Bu ise aylarca sürecek bir işlemdi. Özellikle, Bağdat’ta bir milyon oy pusulasının bulunduğu deponun kundaklanması gibi birbirini takip eden krizlerin doğmasına neden olacaktı.

Meşhur Amerika merkezli gazetenin vurguladığına binaen seçim ve sonuçları, Irak’ta yeni liderler üretemedi. Siyasi aktörleri ve partileri yer değiştirmeye, -özellikle işgalden ve 2003’te siyasi çalışmaların teşkil edilmesinden itibaren mevcut siyaseti elinde tutan silahlılar ile din iddia eden şahsiyetleri- sevk edecektir. Bu ise gazetenin ifadelerine göre demokratik toplumun esaslarını oluşturan bir meseledir.

Mezhep temelli kayırma sistemi, Irak’ı parçalanmış ve fesada uğramış bir hale sokmaktadır. Yaklaşık olarak her siyasi grup, silahlı milislere sahip olmaya devam etmektedir. Bu nedenle barış tehlikelerle kuşatılmıştır.

Askeri İşgal Hali Devam Ediyor

Bu kaotik durum içerisinde işgalci Amerika kuvvetlerinin askeri varlığına, bu varlığın Irak’taki siyasi ve güvenlik olaylarına etkisine ilişkin saha raporları yayınlanmaya devam ediyor. Amerika Savunma Bakanlığı Pentagon Irak’ta hizmet eden 5200 askerin varlığı olduğu açıklamasını yaparken askeri kayıtlar, birkaç muhafazaya yayılan askeri üslerde kalan, sözde terörle mücadeleye ilişkin askeri görevlerini yerine getiren, sözde sınır güvenliği sağlayan 9000 Amerikalı askerin varlığını vurguluyor. Bu durum ise, uluslararası ve bölgesel çatışmanın yaşandığı Suriye ve Irak’ın da içinde bulunduğu bölgede Amerika idaresinin geleceğe yönelik planları hakkında birçok kehaneti tetikliyor.

Irak’ta uluslararası askeri varlık sadece Amerikalı ile sınırlı değil. Askeri üslere ve karargahlara yerleşen yüzlerce NATO askeri de bulunmaktadır. Bunları ülkedeki güvenliği sağlama iddiasıyla sürekli bir biçimde konum değiştirmektedirler. Bu da, birçok şehirde byük bir yıkım bırakan askeri operasyonun bittiğini iddia eden Bağdat hükümetinin yalanlarını açığa çıkartmaktadır. Ki askeri operasyonlarda Musul tam bir enkaz yığınına dönüştü. Yüz binlerce halkı hala çadır hayatı sürmektedir. Resmi olmaya istatistiklere göre şehirdeki binaların %70’i yıkılmış durumdadır. Irak’ın tekrardan imar edilmesi için bu sene düzenlenen Kuveyt toplantısında bir araya gelen kredi verecek devletlerin geri adım atmalarının sebebi ise hükümet tarafından açıklanmamaktadır.

Ülkedeki istikrarsızlık, kaosu daha fazla artırmaktadır. Özellikle batı mıntıkalarında ve Suriye sınırlarına yakın bölgelerde hava saldırıların ve bombardımanın devam etmesi kaosu tetiklemektedir. Bu durum ise ülkenin savaş hali içinde kalacağına işaret etmektedir. Bununla beraber birbirlerini yalancılıkla, dürüst olmamakla itham eden siyasi partiler arasında anlaşmazlık daha fazla artmaktadır. Her parti, bedelini Iraklıların kanları, canları, güvenlikleri, gelecek nesilleriyle ödediği kazanımları elde etmek amacıyla yok etme, diskalifiye etme politikası yürütmektedir.

 

61 total views, 3 views today