Irak’ın Araplığı ve Geleceği

Dr. Ahmed El-Cumia

Irak’ın merkez ve güneyinde başlayan halk gösterilerini, Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden sonra İran tarafından tetiklenen nefret dolu mezhepçilik projesinin, saygın bir yaşam ve elektrik, su, iş vb. ana istekleri temin etmek gibi halkın ihtiyaçlarına cevap verecek iktisadi projeye dönüşmek olarak açıklamamız mümkündür. Halkın, beslenmeyi istediği iktisadi proje tarafına yöneldiği ve başkalarının beslendiği mezhepçilik projeye karşı durduğu açık bir şekilde görülmektedir.

Şiilere ait binaların ve kurumların önünde Humeyni’nin resimlerini yakan, aynı zamanda yolsuzlukla savaş, kamu hizmetlerinin sağlanması hakkında sloganlar atan göstericilerin görüntüleri işte bu şekilde görünmektedir. İki şekilde de partilerin çıkarlarına yönelik olayları siyasi olarak tavzif eden, elle sayılmaya devam eden seçim faaliyetlerin gidişatına baskı kurmak için partilerin gündemlerini acılaştıran aktif bir güç söz konusu. Bu sırada da İran, içerden daha çok dışarıya mesajlarını göndermek için krizden bölgesel çıkarlarını korumaya devam etmektedir. Yaşananlara yönelik analiz her ne olursa olsun dikkat çeken Irak’ın şu anki krizinin birçok senaryoyu kendisinde barındırmadığıdır. Bir tek senaryo vardır; halk sözünü söyleyecek. Önceki olaylarda olduğu gibi bu kasırga, mezhepçilik yumuşaklıklarıyla dinmeyecektir. Bu kasırga ancak, Iraklıların tekrardan kimliklerini, geleceklerini, Araplıklarını elde etmelerini sağlayacak siyasi ve iktisadi bir reformla dinecektir.

Irak halkı bir çok acı çekti, çekmeye de devam ediyor. Saddam Hüseyin rejiminin yıkılmasından 15 sene sonra İran’ın mezhep temelli projesinin sadece Irak halkının zenginliklerini sömürmek, Velayeti’l Fakih’e bağlı olan parti ve milislerin ismiyle Irak’taki karar merciinde tahakkümünü, nüfuzunu, hegemonyasını dayatmak için fırsatları kollamak olduğu ortaya çıktı. Bundan daha kötüsü ise, Yemen’de Kararlılık Fırtınası operasyonuyla yolu kesildikten sonra  Suriye ve Lübnan’da yayılan İran projesine tabi olunsun diye toprak ve insan olarak Irak’ın Araplığını ayaklar altına almaktadır.

Iraklılar, İran’ın bastı toprakları ancak ifsat ettiği, parçaladığı ve sömürdüğü kanaatine ulaştılar. Onlar bugün Arap ismiyle haykırmaktalar, mezhep veya ırk ismiyle değil. Şii veya Sünni aynı seviyededir, Irak bu iki kesimi de bir araya getirmiştir. Irak güvenlik, istikrar, rahatlık ve kalkınma olarak en iyisini hak etmektedir. İzzetli ve güçlü, aktif ve Arap İslam ümmetini etkileyen bütün iktisadi dinamiklere sahiptir.

Irak’ın bağlılığında Arap, toprağında ve insanında birlik içinde, kararlarında bağımsız, Arap komşularına açık kalması önemlidir. Bu noktalar, fesat ve yolsuzluk içinden Irak’ın tekrardan kurtulması, hastalanan ancak ölmeyen kahraman Irak’ın tekrardan sahnede yer alması, şerefiyle İran projesiyle mücadele etmesi, “İran dışarı, dışarı! Bağdat özgür, özgür!” sloganını atmak için temel taşı temsil ediyor.

 

Riyad Gazetesi

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

 

22 total views, 1 views today