İnsan Hakları Meclisine Mektup

                                                                                                                                                           Dr. Eymen El-Ani

Birleşmiş Milletlere bağlı İnsan Hakları Meclisindeki bütün uluslararası temsilcilere, üyelere, gözlemcilere yöneltmiş olduğum bir mektuptur bu.

Bağdat hükümeti ve müttefikleri, uluslararası insan hakları kanununu ve uluslararası insan kanununu ihlal etmeyi sürdürüyor. Bu durum çok korkunç durumlara ve korkulara neden olduğu gibi kurulduğundan itibaren ülkedeki en büyük krizleri ve yıkıma uğramış şehirleri beraberinde getiriyor. İnsan hakları savunusuyla ilgilenen uluslararası ofislere, örgütlere, teşkilatlara, Irak’ta faaliyet gösteren yardım kuruluşlarına göre 2018 yılı boyunca Irak’ta 35 milyondan fazla insan şuanda yardıma muhtaç durumda. Nüfusun %95’inin gıda ve sağlık güvenliğini yitirdiği, eğitimden mahrum olduğu, yaşam yollarını yitirdiği, gelecek ufuklarını kaybettiği anlamına gelmektedir bu. Öte yandan 2 milyondan fazla inan beşinci senesinde göçmen hayatı sürmeye devam etmekte, mülteci barınaklarından çok hapishanelere benzeyen ve ülkenin sahra çöllerine kurulan geçici kamplarda ötelenmiş bir yaşam sürdürmektedir. Aynı şekilde yüz binlerce Iraklı, ülkede yayılan hastalıklardan, uyuşturucu ticaretinin yaygınlaşmasından, insan ticaretinden, sistematik suçlardan acı çekmektedir. Ki bu ülke 2003 yılı öncesinde bütün bu hallerden haliydi.

Irak’taki hükümetin ve onu destekleyen Amerika liderliğindeki koalisyonun, bağımsız bir soruşturma gerçekleştirmediğini veye sözde terörle mücadele ekseninde kuvvetlerinin işlediği ihlaller hakkında veya dibine kadar battıkları yolsuzluk meselelerinde şeffaf bir soruşturma gerçekleştirmediğini bilmemizde şaşırtıcı bir durum söz konusu değildir. Şöyle ki Irak’taki yolsuzluk, istisnasız hükümetin bütün kadrolarında kökleşmiş ve Irak’taki mevcut insani krizin artmasına katkı sağlamaktadır.

Hükümetin Iraklı halka karşı işediği ihlallere yönelik uluslararası soruşturma işlemlerini desteklemek, gafil kalınmaması gereken zaruri bir duruma dönüşmüştür. Ki, şuana kadar ülkenin en dikkat çeken olayını şekillendiren soruşturmasızlığın son bulması için bir adım atılmış olsun. İnsan Hakları Yüksek Komiserinin, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) Başkanının, bunların yanı sıra onlarca uluslararası hukuk teşkilatının, Irak’ta tanık olduğu durum budur. Ki bütün bu kimseler, Iraklı halka karşı istisnasız Irak topraklarından silahlı her bir kesimin işlediği ihlaller, suçlar hakkında, özellikle askeri operasyon, savaş gören mıntıkalarda soruşturma başlatılması çağrılarında, taleplerinde bulunmuşlardır.

2014 Ocak’tan 2018 Mayıs’a dek Birleşmiş Milletler Irak’a Yardım Misyonu askeri operasyonlarda, patlamalarda ve diğer şiddet olaylarında en az 69.194 sivilin hayatını kaybettiğini belgeledi. Ancak hayatını kaybeden sivillerin toplamının bu sayıdan çok daha fazla olduğuna inanmaktadır. Hayatını kaybedenlerin %80’i, bu süreç boyunca hükümete bağlı savaş uçakları ve Amerika liderliğindeki uluslararası koalisyon devletlerine bağlı savaş uçaklarının düzenlediği gayri hukuki binlerce hava saldırılarında hayatını kaybetti. Bu hava saldırılarından bazıları Ramadi ve Musul gibi büyük şehirlerde gelişi güzel ağır silahlar kullanmalarından dolayı savaş suçu sınıfına dahil olabilir. Aynı şekilde bunlardan bazıları da insanlık suçu olarak sınıflandırılabilir. Bunların yanı sıra iki taraf da sivil bölgelerde sakıncalı silahlar kullanmıştır. Bu durum sivillerin uzun bir süre tehlikeye maruz kalacağını göstermektedir. Aynı şekilde bütün bu duruma yağmalama operasyonları, evlerin ve özel ve genel mülklerin yakılması, patlatılması eşlik etmektedir.

Bunun yanı sıra hükümete bağlı güvenlik güçleri bu süre zarfında yargı tarafından aranan kişilerin bulunması bahanesiyle on binlerce adamı, genci hatta çocuğu hedef alan sıkıştırmalar, kötü muameleler, zoraki alıkoymalar, tasfiye gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda ülkenin çeşitli bölgelerinde kayıpların sayısı artmış, hükümet tarafından duyurulan resmi operasyonlarda güvenlik güçleri tarafından geneli suçsuz olan 50.673 sivil tutuklanmış ve bu gözaltı operasyonlarında 1400 kişiden fazla olduğu takdir edilen yüzlerce kişi hayatını kaybetmiştir.

Geçen şeylere binaen ki gizli tutulanlar bu verilerden daha fazladır, insan hakları meclisindeki üye devletlere yetki seviyesine yükselmesi, konunun tehlikesinin farkına varmaları, Irak’taki bütün ihlalleri kapsayan uluslararası bir soruşturma gerçekleştirmeleri düşmektedir. Ki bununla bütün ihlallerin hakikatlerini ortaya çıkarabilsinler, delilleri toplayıp koruma altına alabilsinler, suçluları teşhis edebilsinler, uzun süre boyunca soruşturmanın güvenliği amacıyla suçlunun kimliğine bakmaksızın bu ihlallerden ve hukuksuzluklardan kimlerin sorumlu olduğunu açıklayabilsinler.

 

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

86 total views, 1 views today