Tesadüfler: Irak Savaşında İnsanların Beklediği Karşı Çatışma

                                                                                                                                                            Velid Ez-Zübeydi

Irak savaşının son haftasında, 2003’ün Nisan ayının başlangıcında birçok kişi, Irak’ın Başkentinden “beklenen” Bağdat savaşının başladığını ilan edecek açıklamaların yayınlanmasını bekledi. Bu savaş herkesin beklenti içerisinde olduğu, hatta Amerika ve İngiltere operasyonu başlamadan önce Iraklıların genelinin vuku bulmasına yaklaşıldığını konuştuğu, gelişmelerden bu tahlile vardıkları bir savaştı. Irak caddeleri, Bağdat surlarında vuku bulacak dramatik olayların resimlerini çiziyordu.

Bazıları, savaş orduların Bağdat’ın sivil yerleşim bölgelerine hava indirme operasyonu düzenleyeceğini, Iraklı erlerin bunların karşısına çıkacağını, askeri eğitimleri ne olursa olsun, hangi silahları kullanıyorlarsa kullansınlar onlarla mücadele edeceğini, bu orduların helak olmaktan başka bir akıbetlerinin olmayacağını söylüyordu. 20 Mart 2003’ün fecir vaktinde ilk bombardıman dakikalarından itibaren birçok kişinin gözleri semalardaydı. Bağdat mıntıkalarından Amerika deniz üslerinden binlerce askerin paraşütle inmesi bekleniyordu. Bazı Iraklıların yaydığı gibi buna uygun mıntıkaların Irak’ın başkentinde yer alan Kerh (Karkh) bölgesindeki Salihiye mıntıkasıydı. Radyo ve televizyon idare binası hedef alınacaktı. Bu mıntıkanın tercih edilmesinin sebebi, geçtiğimiz bunca yıl boyunca Iraklıların zihinlerinde Salihiye mıntıkasında Radyo ve televizyon idare binasında yayınlanan askeri darbe açıklamalarını bırakmaktı. Ki Salihiye mıntıkası hükümeti savunma adına bütün girişimlerin etkisizleştirilmesiyle acı çekiyordu. Bu miras ta 1958 yılına, hür subayların yönetime el koymak için darbe gerçekleştiren, Irak’ta krallık dönemine son veren hür subayların yayınladığı 1 sayılı açıklama zamanına uzanmaktadır.

Bazı kimseler Amerikalı askerilerin Kerh bölgesindeki Cumhuriyet Sarayı çevresindeki mıntıkalara iniş yapmasını bekliyordu. Aynı zamanda Bağdat’taki hava üslerine ve karargahlara. Buradan da yayılacakları beklentisi içerisindeydi. Ancak bu beklentilerin hiçbiri meydana gelmedi. Aksine Amerikalı kuvvetler 3 Nisan 2003’de havaalanına girdi ve hava indirme operasyonu gerçekleşmedi. Uluslararası anayol tercih edildikten sonra kara kuvvetleri Bağdat’ın güneyinden gelerek Başkente ulaştı.

Iraklılar arasında bir noktada toplanan geniş tasavvur, bunun gerçek tasavvurdan ve savaş vakasını ve gelişmelerini yönetme imkanı sağlayan “vakayı okumak”tan çok uzak olduğunu açıklıyor. Bu tasavvur, bazılarının meydana geldiğini gösteren bir dizi veriye dayanmaktadır. ve nihayetinde Amerika ve İngiltere kuvvetlerinin amaçlarını kolaylıkla asla gerçekleştiremeyeceğini, hatta hedeflenen ilerleme sağlansa da, büyük kayıplar yaşamadan asla Başkent Bağdat’a ulaşamayacağını, istediği amaca yarım sene geçmeden asla ulaşamayacağını özetler. Bu beklenti sahipleri, “Savaş Mart ayının sonlarında, yani baharın başlangıcında başladı. Irak gibi ülkelerde bahar kısa sürer. Önümüzdeki günler sıcaklık derecesi çok yüksek yaz mevsimidir. Bütün bu faktörler Amerika ev İngiltere kuvvetlerini önlemek için yardım sağlayacaktır.” kabulüne dayanan kimselere dayanmaktaydı. Bazıları şöyle diyordu: “General ‘soğuk’ 19. asırda Moskova kapılarında Napolyon askerlerinin Rusya karşısında büyük bir hezimet yaşamasına neden olmuşsa Mareşal ‘çok sıcak’ da diğer faktörlerle birlikte Amerika ve İngiltere’nin hezimete uğramasını sağlayacaktır.

Ancak bütün bu beklentiler yerle bir oldu. Amerika ve İngiltere kuvvetleri Irak’ta bahar havası kaybolmadan önce 3 haftada Bağdat’a girdi.

 

El-Vatan Gazetesi/ Umman

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

14 total views, 1 views today