Haşdi Şaabi Milisleri Musul Şehrinde Silahlı Soygunlarına ve Şantajlarına Devam Ediyor

IŞİD güçleri ile uluslararası koalisyon devletleri tarafından desteklenen Irak hükümet kuvvetleri arasında meydana gelen ve Musul şehrinin hemen hemen her bölgesine yayılan yıkıcı savaşın üstünden 9 ay geçtikten sonra yeni yeni nefes almaya başlamalarına rağmen sağ ve sol yakasıyla Musul halkı istikrar ve güvenliğe hala kavuşamadı.

Yıllar süren göç hayatından sonra yerle bir olan evlerine geri dönen Musullu halkın acılarına ışık tutmak adına gelişmeleri takip eden haber ajansları askeri üniforma giyen Haşdi Şaabi milisleri tarafından sivil evleri hedef alan silahlı soygunların ve iş adamları ve tüccarlara yönelik şantajların her geçen arttığını vurguluyor.

Haber ajansları Musul sakinlerinden avukat Yunus Er-Rebii’nin şu sözlerini aktarıyor: “Şehirdeki şu anki güvenlik durumu, IŞİD’in bulunduğu dönemden daha kötü. Askeri üniforma giyen ve Haşdi Şaabi milislerine ait özel araçlar kullanan kuvvetlerin kişinin evine girmesi ve sonrasında silah zoruyla aile bireylerini bir odaya toplayıp para, altın ve değerli eşyaları çalması gibi bir durum söz konusuyken vatandaşın rahat uyuması söz konusu değildir. Sadece 72 saat içerisinde Musul şehrinin batı bölümünde 4 ayrı silahlı soygun meydana geldi ve bütün deliller bu soygunların ardında Haşdi Şaabi milisleri olduğunu gösteriyor.

Bazı görgü tanıklarının şu açıklamalarda bulunuyor: “Gece yarısından sonra evlere saldıran silahlı kişiler aile bireylerinin tamamını denetim argümanıyla bir odada topluyor ve yaklaşık 20 dakika sonra evden ayrılıyorlar. Bu sırada aile bireyleri bu şahısların evdeki bütün paraları ve değerli eşyaları çaldığını fark ediyorlar. Musul özgürleştiğinden beri sayısız silahlı soygun düzenlendi ve bütün suçlamalar Haşdi Şaabi milislerine odaklanıyor.”

Haber ajansları şuna dikkat çekiyor: “Geçtiğimiz birkaç ay boyunca silahlı soygunlar ve vatandaşlara ve iş adalarına yönelik şantajlar ivme kazanmıştır. Bu suçlar karşısında şehrin caddelerine yayılan hükümete bağlı güvenlik güçlerinin etrafından birçok soru işaretine neden oluyor.

Haber ajansları sözlerini şöyle sürdürüyor: “Musul şehrinin IŞİD’in elinden kurtarma operasyonuna gayri resmi olarak katılan Haşdi Şaabi milisleri, insan hakları savunusu ile ilgilenen yerel ve uluslararası örgütler, kurumlar tarafından Musul halkına karşı vahşi suçlar ve ihlaller işlemekle suçlanıyor. Yaklaşık 3  sene devam eden savaş, Haşdi Şaabi milislerinin genişlemesine, silahlanmalarına ve sayılarının artmasına katkı sağladı. Şuanda Haşdi Şaabi milisleri, bakanlar meclisi tarafından kanunun onaylanması ve kanunun mucibince Irak ordusu gibi bir resmiyet elde etmesi ve Başkumandan, Başbakan Haydar El-Abadi’nin emriyle hareket etmeleri sonrasında aylık maaş almaktadır. Ancak bütün gözlemcilerin dikkat çektiği gibi Haşdi Şaabi milisleri kendilerine finans ve lojistik destek sağlayan İran rejimine bağlı komutanlarının emirleri doğrultusunda hareket etmeye devam ediyor.”

Diğer yandan İçişleri Bakanlığına bağlı Ninova muhafazası Suçla Mücadele Müdüriyeti subaylarından biri Musul şehrinde yaşanan silahlı soygunlarda, şantajlarda, hırsızlık ve gasp olaylarında Haşdi Şaabi milislerini suçlayarak şu ifadeleri kullanıyor: “Haşdi Şaabi milislerinin geneli yakıt ve hurda araba kaçakçılığı, iş adamı ve tüccarları şantaj etme, terör suçlamasıyla vatandaşların mallarına el koyma gibi suçları işliyor.

İsmini veya rütbesini vermek istemeyen subay sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bindikleri askeri araçtan, kullandıkları silahtan, giyindikleri resmi üniformaya kadar bütün deliller Musul şehrinin hala tanık olmaya devam ettiği bütün bu suçların arkasında Haşdi Şaabi milislerinin olduğunu gösteriyor. Musul şehrinin her köşesine dağılan hükümetin güvenlik güçleri bu konuda tamamıyla acizdir ve şehrin istikrar ve güvenliğini tehdit eden Haşdi Şaabi milislerine engel olmaya güç yettirememektedir. Bu tür suçlara karşı çıktığı için Ninova muhafazası Suçla Mücadele Müdürü Albay Abdulbasit El-Ceburi’nin sürülmesini öngören resmi bir karar yayınladı.”

Haber ajansları Musul şehrinde elektronik mağaza sahibi olan Ebu Nevvas adlı bir vatandaşın şu sözlerini aktarmaktadır: “Musul şehrindeki işyeri sahibi kimselerin geneli çeşitli ürünler alıp para ödemeden ayrılan Haşdi Şaabi milislerinin şantajıyla karşı karşıya. Bu ahlaksız uygulamalara karşı çıkanlar IŞİD güçlerine üye olmakla suçlanıp tutuklanıyor. Musul şehrindeki vatandaşlar kendilerine sürekli şantaj uygulayan Haşdi Şaabi milisleri hakkında kimseye herhangi bir şikayette bulunamıyor. Çünkü hükümete bağlı güçlerin tamamı Haşdi Şaabi milislerine boyun eğmiş durumda ve karşı koymaya güç yettirmiyor.”

Diğer yandan Haşdi Şaabi milisleri içerisinde komutan olan Ebu Munzir Ez-Zübeydi Musul şehrindeki geçtiğimiz birkaç boyunca işlenen silahlı soygunların Haşdi Şaabi milisleri tarafından işlendiğini kabul ederek şunları söyledi: “Haşdi Şaabi komutanlığı, Haşdi Şaabi milislerine bağlı olduğu ve onların maddi ve lojistik kaynaklarını kullandığı iddia edilen kuvvetlerin işlediği bazı suçlar ve ihlaller hakkında sivil ve güvenlik ifadeleri aldı. Bu durum, bu suçları işleyenleri tespit etmek ve hukuka teslim etmek için soruşturma başlatılmasını gerekli kılmıştır.”

Geçen şeylere binen Musul şehrindeki olayları gözlemleyen gözlemciler, nitelendirme nasıl olursa olsun, Musul şehrinden çıkan görüntülerin türü her ne olursa olsun Musul halkının gerçek acılarını göstermeye asla yeterli olmayacağını vurguluyor. Musul halkı savaş boyunca düzenlenen hava ve kara bombardımanı sonucunda yıkılan evlerin ve binaların altında kalan cesetlerin ve petrol atıklarının kokusundan başka nefes alamıyor. Söz konusu savaşta masum sivillerden yüz binlercesei ya hayatını kaybetti ya da yaralandı. Bunların yanı sıra şehrin mahallelerinde büyük maddi hasarlar meydana geldi. Bütün bunlar, şehrin enkazı üzerinde utanmadan, sıkılmadan rekabet eden seçim adayları, siyasi partiler ve mezhepçi milislerin komutanlarının görüntüleriyle birlikte asrın en büyük suçunun kanıtı, görgü tanığı olarak kalmaya devam edecektir.

 

 

HEYET Net

48 total views, 1 views today