(1343 Sayılı Açıklama) Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Krizinin Yansımaları Hakkında Açıklama

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi bünyesindeki kardeş devletler arasında meydana gelen krizin yansımaları hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şu şekilde:

(1343 Sayılı Açıklama) Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Krizinin Yansımaları Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Arap-İslam bölgemiz yıllardan beri büyük krizlerle karşılaşmaktadır. Düşman sadece Irak’ı işgal etmek, İran rejiminin elini Irak’ta ve diğer ülkelerde serbest bırakmakla yetinmemektedir. Aksine bölgedeki olayları etkilemek ve bir yandan devletler arasında anlaşmazlıklar oluşturmak diğer yandan bu devletlerin kendi içerisinde kargaşalar meydana getirmek için sistematik bir şekilde çalışmaktadır. Halklarımız ve hükümetlerimiz olarak ülkemiz onların projelerinin uygulanması ile meşgul olmuş, ülkemizin zayıflaması, dağılması, halklarının ötelenmesi hedeflenerek düşmanlara ait projelerin ve planların işleyişi için alan açılmıştır.

İslam şeraiti alimleri ve ilim talebeleri kaynaklığında şerî sorumluluktan yola çıkarak, anımızın vacibi ve umumi maslahatın etkeni olan milli ve ahlaki sorumlulukların gereklilikleriyle amel ederek Irak Müslüman Alimler Heyeti, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi bünyesindeki kardeş devletler arasında meydana gelen kriz hakkında 05 Haziran 2017 tarihinde yayınladığı, bu krizin çözülmesi için ve sonlandırılması için mümkün yolların kullanılmasına, konsey devletlerinin ve halklarının maslahatını gerçekleştirecek diyalog ve anlaşma ruhunun galip gelmesine çağırdığı 1260 sayılı açıklamasındaki duruşunu bir kez daha hatırlatır.

Bu çağrımızı bu açıklamada bir kez daha vurgulamaktayız ve bu krizin endişe verici yansımalarına son vermesi ve tanındığı siyaset ve hikmet ile bu krizi bitirmesi için Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Alu Suud’a özel bir çağrı yönlendirerek bu davetimizi artırmaktayız. Özellikle bu çağrımızı, haber ajanslarının mahkemeye sevk edildiklerini naklettiği, büyük cezalarla sonuçlanacak gerçeği yansıtmayan ve -bizim bildiğimize göre resmi kaynakların nefyetmediği-  krizden önceki bir zamana dönen suçlamaların yönlendirildiği tutuklu alimler, davetçiler ve aktivistler hakkında yenilemekteyiz. Buradan bu alimlerin, davetçilerin, aktivistlerin serbest bırakılmasını, düşmanlarımızdan fitne çıkarmak isteyenlerin ve bu yolda çabalayanların yollarını keserek bu alimlerin yollarının açılmasına çağrı yapmaktayız. Öyle ki bu düşmanlarımızın, alimlere karşı kışkırtmak, onlarla yaşadıkları ülkelerin hükümetleri arasında ayrılıklar meydana getirmek ile ülke yöneticileri ile alimler arasında ayrışmaların meydana gelmesi konusunda bazı çabalarının başarıya ulaşması bizleri üzmektedir.

Bu alimlerin, davetçilerin, aktivistlerin yaşadıkları devletlerde saygın bir hayat için insanların en isteklisi olduklarından hiçbir şüphemiz bulunmamaktadır. Tehlikeleri ve fitneleri def etme noktasında dinlerini, halklarını, vatandaşlarını, ülkelerinin politikalarını, korumak için verilen her türlü doğru gayret ve çalışmalarla yardımlaşmak için çok isteklidirler. Yaşadıkları ülkelerindeki genel sistemi korumak ve himaye etmek noktasında onların istek ve hırsları, diğer alimlerden farksızdır. Bazılarının görüşleri, bazı siyasilerin görüşleriyle veya olaylarla zaruri olarak uyuşmayabilir. Bu anlaşılan ve bilinen bir durumdur. Bu alternatiflik değildir ve önünün kesilmesi de mümkün değildir. Ancak bunun ülkenin ve vatandaşlarının güvenliğini tehdit edecek zararlı bit fiile tahvil edilmesi dikkate alınmalıdır ki hallerinden ve söylediklerinden anladığımız kadarıyla bu alimlerin böyle bir duruma düşmediğini inanmaktayız.

Kurulan bu hileler sadece Suudi Arabistan ile sınırlı değildir. Aksine altında yatan gayretler, İslam dünyamızın birçok ülkesini hedeflemektedir. Düzenlenen tutuklama operasyonları Arap-İslam ülkelerinde yaşayan birçok İslam ümmetinin alimlerini, rumuzlarını hedef almaktadır. Bazıları mahkemelere maruz kalırken onlardan bazıları en kötü cezaların verilmesini beklemektedir.

Her birimiz, bütün Müslümanların gözdesi Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin, İslam dünyasının hayrına ve faydasına olacak bir yolu seçmek için bizim çağrılarımıza ve bütün Müslümanların çağrılarına karşılık verecek güce sahip olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirliği devletlerindeki kardeşliğin, İslam ümmetinin genel maslahatı yönünde olacağı, çevresel anlaşmazlıklara, fikri ayrılıklara galip geleceği, İslam ümmetine, devletlerimize, vatandaşlarımıza hayır olarak dönecek şekilde meselelerin halledilmesi üzerinde çalışılacağı noktasında ümit sahibiyiz.

İslam ümmetinin aktif ve güçlü devletlerini, İslam ümmetinin harici tehlikelere karşı koyması, bölgedeki Siyonist ve İran projelerine engel olunması için söz konusu krizin hafifletilmesine ve Allah’ın maiyeti ile birlikte çözüme kavuşturulmasına yönelik müdahale etmeye ve yeni girişimler ortaya koymaya çağırıyoruz. Yine İslam alimlerinden, mütefekkirlerinden, davetçilerinden, saygın kişilerden kuralları ve şerî siyaseti ile iyiliği emretmeyi ve kötülükten sakındırmayı gerçekleştirmek, mefsedetleri def etmek, maslahatları celp etmek, zararı yok edip azaltmak, genel maslahatları yok etmeyen özel mefsedetleri def etmek için İslam ümmetinin şu anını ve geleceğini saran tehlikeli yansımaların önünü kesmeye yönelik herkesin gayret gösterdiği meselelerin seviyesine uygun hareket etmeyi, ayrıştırıcı olmayan bir araya getirici hitaba dayanmayı talep etmektedir.

Allah (azze ve celle)’den Tevfik, sedad ve hayır için hidayet, dünyada ve ahrette İslam ümmetinin halinin ıslahına yönlendirmeyi niyaz ederiz.

 

Genel Sekreterlik

27 Zilhicce 1439

07/09/2018

21 total views, 1 views today