Irak’ın Gülen Yüzünü Ağlatan Ne?

Maymunlar bir arabada hakimiyet kurmuş ve arabanın içindeki araba sahiplerini dışarı çıkarıyorlar. Ancak onların arabayı kullanmaya güçleri yetebilecek mi acaba? Sosyal medya kullanıcılarının Irak’taki siyasileri “bir kere ima eden, bir çok kere açıklama yapan” şekliyle nitelendirmelerine, onları ülkenin zenginliklerine ve servetine çökmüş olarak görmelerine bir yorum yapacaklar mı? Bu hükümeti bitiren bir misaldir. Basra Irak’ın gülümseyen yüzü iken şimdi kuruyan yüzüne dönüşmüşken nasıl olmasın ki?

Nereden başlayacağımızı bilmiyoruz. Her alandaki gerileme ve alçalma hakkında konuşmadığımız veya açığa çıkmayan bir sır kaldı mı? Gözlerimize Basra’yı ve içinde yaşananları dikersek halkının devrimi ve bu ülkedeki siyasilerine ve yöneticilerine olan öfkeleri nedeniyle ayan beyan ortaya çıkıncaya kadar bazı bilgileri hatırlamamız bizim için münasip olacaktır.

Uluslararası kaynaklar şunu vurgulamaktadır: “Irak petrol yataklarının en büyük bölümü güneyde yer almaktadır. Bilhassa Basra muhafazasında. Burada 15 petrol alanı bulunmaktadır. Bunlardan 10 petrol alanı üretim verirken. 5 petrol alanı üretim ve kalkınmayı hala beklemektedir. Bu petrol alanları, 65 milyar varillere denk gelen petrol rezervlerini ihtiva etmektedir. Bu rakamlar, Irak’ın sahip olduğu toplam petrolün yaklaşık %59’una denk düşmektedir. Basra muhafazası meclisindeki Petrol ve Gaz Komitesi, bir yıl önce Basra petrol alanlarında ham petrol üretiminin günlük 4 milyon varile ulaştığını duyurdu. Petrol Bakanlığının istatistikleri, Basra petrol alanlarının meblağının, aylık 6 milyar dolar arasında değişkenlik gösterdiğine işaret etmektedir. Bu büyük paralar, aylık olarak Basra’dan gelmektedir. Bu rakamlar, Irak’ın komşu ülkelerinin yıllık bütçesinin üstündedir.”

Talepleri içmeye uygun suyun araştırılmasından, Büyük Basra Su Projesinin hayata geçirilmesini erteleyen yetkililerin adaletin karşısına çıkarılmasından başlayan, kamu hizmetlerinin sağlanması, işsiz vatandaşlara iş imkanları oluşturulması, yolsuzların hesaba çekilmesi şeklinde devam eden, göstericilerin katillerinin cezalandırılması ve kısas uygulanması taleplerine ulaşan kızgın gösteriler işte bu noktadan gelmektedir. Durum şuanda, göstericilerin isteklerine cevap verilmediği takdirde büyük gösterilerin düzenlenmesine, çadırların kurulmasına ve petrol şirketlerine girişin en gel olunmasına göstericiler tarafından kararlar alınmasına ulaştı.

Günler ve haftalar geçtikçe gösterilerin dozajı arttı ve gerginliği fazlalaştı. Buna paralel olarak gençlerin, bütün bu baskıları ve devlet terörünü umursamadan gerçek kurşunlara, göz yaşartıcı gazlara ve alanlardaki binaların çatılarına konuşlanan keskin nişancılara karşı durma ısrarı da artıyordu. Göstericilere karşı hükümetin cevabı tam olarak buydu. Hatta hükümet ve yandaşları, devrimin profilini bulandırmak için milislere bağlı unsurların müdahale oyunlarını idrak etmeksizin bu insanları “yer altı” ve “tahripçi” olarak nitelendiriyordu. Oysa milislerin bu oyunları, herkes tarafından biliniyordu. Örneğin Bedr örgütünden bir milis göstericileri hedef alarak tutuklanıyordu ve ardından diğer milisler kamu mallarına saldırıp, talan ediyor ve tahrip ediyordu.

Bu gösterilerdeki en büyük gelişme belki de Basra’daki göstericilerden bazılarının çeşitli bölgelerdeki siyasi partilerin binalarını ateşe vermeleriydi. Göstericilerin ateşe verdiği yerler şunlardı: İrade Hareketi Binası, Asaib Ehli’l Hak Binası, Nüceba Hareketi Binası, Ensarullah El-Evfiya Binası, Davet Partisi Binası, Fazilet Partisi Binası, Yüksek Meclis, Bedr Örgütü Ofisi, Ketaib Hizbullah Binası, Seraya Horasani Binası, Valinin istirahat evi, Yardımcı Falih Hazeli’nin Ofisi. Çünkü göstericiler, bu ülkenin yıkım ve tahrip sebeplerinin bunlar olduğunu ve halkın kuvvetini bunların çaldığını ve ülkenin zenginliklerini, servetini bunların sömürdüğünü çok iyi biliyorlardı.

Diğer yandan Irak İnsan Hakları Komiserliği, Basra’da düzenlenen gösterilerde 6 gün boyunca hükümet kuvvetlerinin göstericilere saldırması ve her türlü baskı aracını kullanarak onlara karşı koyması sonucunda göstericilerden 9 kişinin hayatını kaybettiğini, 93 kişinin de yaralandığını aynı şekilde hükümet bağlı güvenlik güçlerinden 18 kişinin yaralandığını duyurdu.

Gerekli u sağlandıktan veya baskı ve silahla göstericiler susturulduktan sonra gösterilerin alevinin söneceği beklentisinin dışında geriye sadece önümüzdeki günlerde nelerin olacağı yönünde kehanetler kalıyor. Belki de durum daha da şiddet kazanır ve zirvesine ulaşır. Özellikle içeceği bir su ve dilenmek zilletinden kurtulmak için iş talep eden masum kanlar dökülüyorken.

 

 

HEYET Net

16 total views, 1 views today