Ülkedeki Güvenlik Zayıflığı, Silahlı Soygunları, Kaçırılma Olaylarını ve Cinayetleri Arttırıyor

İşgalle ve işgalin ardından birbirini takip eden hükümetlerle imtihan olan Irak’ın yaşadığı kaoslar nedeniyle 2003 yılından önce bu ülke halkının karşılaşmadığı bazı olumsuz problemler ivme kazanmaktadır. Bu problemlerden bazıları, hükümete bağı güvenlik güçlerinin gözleri önünde, gündüz aydınlığında işlenen adam kaçırma, kimlikten dolayı ölümle cezalandırma, silahlı soygun gibi suçlardır. Hükümete bağı güvenlik güçlerinin bu suçlar karşısında herhangi bir adım atmaması, önlem almaması yaklaşık 15 yıldır her türlü acıyı tadan, felaketi yaşayan, musibetlerle, fakirlik ve işsizlikle boğuşan vatandaşlarda endişe ve korkuya neden olmaktadır.

Birkaç yıl içerisinde başta çocuklara yönelik olmak üzere kaçıra olayları, askeri veya resmi üniforma giyinmiş ve plakası olmayan sivil veya askeri araçlar kullanan silahlı gruplar tarafından kuyumcu ve dövizcileri, işyerlerini, Bağdat ve bazı muhafazalardaki mahallelerdeki evleri hedef alan silahlı soygun olayları artış kazanmıştır.

Bağdat halkından bazıları, hırsızlık, adam kaçırma ve cinayet gibi suçların artış kazanmasını hükümete bağlı güvenlik güçlerinin zayıflığına, yozlaşan istikrar ve güvenliği sağlamadaki başarısızlıklarına, kötü idarelerine, Irak’ta yaygınlaşan mali ve idari yolsuzluk afetine dayandırmaktadır. Aynı şekilde uzmanlar ve sivil aktivistler, aktif mezhepçi milislerin ellerinde silahın yaygınlaşmasının, doğru kararlar almaktan aciz olan hükümetin idaresinde bu türden suçların artmasına katkı sağladığına dikkat çekmektedirler. Örneğin silahın sadece hükümete bağlı güvenlik güçleriyle sınırlı olması, ülkede fesat çıkarmaya devam eden mezhepçi milislerden silahlarına el konulması kararı gibi…

Bu bağlamda Irak’ın işgal edilmesinin ardından İran rejimine yakınlığıyla bilinen mezhepçi milisler uzun yıllardan beri masum Iraklılara yönelik adam kaçırma, ölümle cezalandırma, açık ihlallere bulaşma gibi suçlarını işlemeye devam ediyor. Bu milisler kurbanlarını hedef almak için hiçbir araçtan geri kalmamaktadırlar; güvenlik güçleri sıfatını kullanmaktalar, resmi elbiseler giyinmekteler, silah taşımakta ve bunun yanı sıra sahte hükümet kimlikleri taşımaktalar.

Haber ajansları ismini paylaşmak istemeyen bir vatandaşın şu sözlerine yer vermekte: “Cinayet ve adam kaçırma suçları Bağdat’a bağlı olan mıntıkaların tamamında daha önce benzerine rastlanmayacak bir şekilde artış kazandı. Bu tür suçlar sadece zengin ailelere, kuyumcu ve dövizcilere, büyük işyeri sahiplerine yönelik değil aksine fakir mıntıkalarda da bu suçlara tanık olunmaktadır. Adam kaçırma çetelerinin yayılması, Irak’ın tarihinde daha önce benzerine rastlanmayan bu suçlar karşısında herhangi bir önlem almayan hükümete bağlı güvenlik güçlerinin zayıflığı nedeniyle aileler çocuklarını okula gönderirken bile korkar oldular.”

Yine benzer bir açıklama yapan diğer bir vatandaş ise şunlara dikkat çekmektedir: “İşyerlerini ve evleri hedef alan silahlı soygun, cinayet ve adam kaçırma, vatandaşların şantaj edilmesi gibi suçlar, siyasi faaliyetlere katılan partilerin çıkarları için vahşi suçlar işleyen mezhepçi milislerin önleri açılması sonucunda dikkat çeken bir şekilde artış gösterdi.”

Yine haber ajansları ismini paylaşmadığı bir hükümet yetkilisinin şu sözlerini paylaşmaktadır: “Soruşturalar, bütün adam kaçırma olaylarında tutuklanan kimselerin Haşdi Şaabi milislerine ve kaçırılma olaylarını ve silahlı soygunları kolaylaştıran hükümete bağlı güvenlik birimlerine bağlı kimseler olduğunu göstermektedir. Bu suçların soruşturulması kapsamında tutuklanan bazı kişilerin hükümetin polis kuvvetlerinden oldukları tespit edilmişti.”

Basra muhafazasında hükümetin engel olmaktan aciz olduğu silahlı soygun problemi patlak vermeye başladı. Bu durum halkta büyük korkulara neden olmaktadır. Soygun çeteleri, şirketleri, kuyumcuları, ticari merkezleri ve zengin yerleri hedef almakta ve silahlı milislerin yürüttüğü sistematik soygun çalışmalarına kurban olmaktan korkan bir çok mal sahibinin şehirden ayrılmasına neden olmaktadır.

Haber ajansları polis kaynaklarının şu sözlerine yer vermektedir: “Yakın zamanda, şirketleri, zenginleri, tüccarları hedef alan bir çok soyguna tanık olundu. Ancak problem, bu çetelerin Haşdi Şaabi milislerine bağlı gruplarla veya siyasi alanda faaliyet yürüten siyasi partilerle ilişkileri bulunmasıdır.

Basra Polis kuvvetlerinde bir subay ise şunları söylemektedir: “Basra muhafazasına bağlı şehirlerde ve mıntıkalarda silahlı soygun veya hırsızlık olayları her hafta meydana gelmektedir. Bu soygunlarda hedef alınan kişilerden bazıları hayatını kaybetmektedir. Bu soygunları düzenleyen kişiler soygun düzenlemeden önce birkaç gün kurban seçtikleri vatandaşı takip etmektedir.

Geçen şeylere binaen Iraklıların her gün acısını çektiği gerçek, bu suç çetelerine liderlik yapanların işgalin bünyesindeki hükümette önemli makamlara sahip olmasıdır. Bu kişiler aynı şekilde, suçlulara, hırsızlara, yolsuzlara siyasi veya sosyal konumuna, siyasi arenadaki partilerle bağlantısına bakmaksızın kanun ve hüküm yayınlaması beklenilen yargıda da soygun yapmaktadırlar.

 

 

HEYET Net

26 total views, 1 views today