Hükümetin Güvenlik Güçlerinin ve Mezhepçi Milislerin Tutuklama ve Ortadan Kaldırma Suçları

Heyet.net/ Araştırma

İnsan Haklarını Savunma alanında faaliyet gösteren kuruluşlar, Irak’taki hükümete bağlı kuvvetlerin işledikleri suçları, hükümet tarafından statü verilen mezhepçi milislerin, bütün dünyanın gözleri önünde İran’ın dayattığı hegemonya çerçevesinde demografisini değiştirmeyi hedefledikleri bölgelere karşı sistematik bir şekilde işledikleri ihlalleri belgelemeye devam ediyor.

Bu bağlamda İnsan Hakları İzleme Örgütü, geçtiğimiz Eylül ayının sonlarında yayınladığı yeni raporunda hükümete bağlı güvenlik güçlerinin 2014 yılından bu yana onlarca adam ve genci ortadan kaldırdığını vurguladıktan sonra hükümete bağlı güvenlik güçleri tarafından ortadan kaldırılan bu kişiler arasında yaşı 9’u geçmeyen çocukların da bulunduğuna işaret etti. Raporda bütün bu ihlallerin terörle mücadele adı altında işlendiği ve hükümet yetkililerin mezhep temelli suçlar işlemek için söz konusu bu bahaneyi bir gerekçe olarak kullandıkları açıklandı.

Baba Olmadan Hayatın Hiçbir Anlamı Yok” adını taşıyan rapora göre 2014-2017 yılları arasında hükümet kuvvetleri tarafından düzenlenen tutuklamalar ve adam ortadan kaldırmalar zirveye ulaştı. Bu türden ihlallerin vaki olmasına ilişkin deliller, hükümet kuvvetlerinin bazı şehirlere askeri operasyon düzenlediği sırada İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından belgelenen gerçeklere ve tanıklıklara dayandığı vurgulandı.  Rapor, ortadan kaldırma hallerinin Irak’ta en geniş bir şekilde devam eden bir modelin bir parçasını oluşturduğuna dikkat çekti.

Bu bağlamda İnsan Hakları İzleme Örgütü şunları ifade ediyor: “Hükümete bağlı güvenlik güçleri tarafından alıkonduktan sonra baba, eş veya çocuklar gibi ev bakıcıları ortadan kaldırılan Iraklı aileler, onlara tekrardan kavuşmaktan yeise düşmüşlerdir. Uzun yıllar boyunca araştırmalarına ve hükümet yetkililerine yönelttikleri isteklerine rağmen hükümet onların nerede olduğuna dair herhangi bir cevap vermediği gibi yaşadıklarına veya yaşamadıklarına dair de herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Bağdat hükümetiyle sıkı ilişkiler olduğunu söylediği Uluslararası Kayıp Şahısları Belirleme Komitesi Irak’ta kayıp şahısların sayısını 250.000 ile 1.000.000 arasında değiştiğini belirtmektedir. Aynı şekilde Uluslararası Kızılhaç Komitesi de aynı rakamlara işaret etmekte ve Irak’ın dünyada en çok kayıpların yaşandığı ülke olduğunu vurgulamaktadır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından belgelenen ortadan kaldırma suçlarında parmağı olan kesimler hakkında hazırlanan rapor şunları söylemektedir: “Bu suçları işleyenler hükümete bağlı askeri oluşumlardan ve güvenlik güçlerinden bir grup ile Haşdi Şaabi milislerine bağlı bazı gruplardır. Aynı şekilde Başbakan liderliği altında faaliyet gösteren bazı özel gruplardır. Tutuklama operasyonları, bazen denetim noktalarında gerçekleşmektedir. İnsan Hakları İzleme Örgütü en az 28 sivilin Hizbullah milisleri tarafından kaçırıldığını belgelemiştir. Bu sivillerin akıbetinin ne olduğu şuana kadar hala bilinmemektedir. Buna ek olarak durumlarının belgeleme fırsatı elde edilmemiş yüzlerce sivil vatandaş bulunmaktadır.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından hazırlanan rapor şöyle devam etmektedir: “İnsan Hakları İzleme Örgütü kaçırılan kişiler hakkında bazı soruları, kaçırılanların isimlerinin ve takribi kaçırıldıkları yerlerin bulunduğu bir listeyle birlikte Bağdat Hükümeti Başbakanı İnsan Hakları Danışmanına gönderdi. Ancak herhangi bir cevap alamadı. Irak’ın birçok yerinde kaçırılma olaylarına raporlar hazırlamaya devam eden İnsan Hakları İzleme Örgütü tutuklandıktan sonra serbest bırakılan kişilerle görüştü. Bu kişiler Haşdi Şaabi milisleri ile Milli Güvenlik Birimi tarafından tutuklandıklarını ve resmi olmayan yerlerde tutulduklarını vurgulamaktadır. Bu kimselerin tamamı alıkondukları süre boyunca söz konusu kişiler tarafından darp edildiklerini belirtmektedir.

Aynı şekilde hazırlanan rapor dolaylı olarak Amerika Birleşik Devletleri tarafında liderliği yapılan uluslararası koalisyon güçlerini ve diğer devletleri Irak’ta işlenen insanlık suçlarında parmakları olmakla suçlamaktadır. Çünkü bu devletlerin, Irak’taki hükümete bağlı askeri oluşumlara ve güvenlik birimlerine milyar dolarlar yardımda bulunduğunu vurgulamaktadır. Bu durumun ise hükümete bağlı güvenlik birimlerinin işledikleri suçlar karşısında sorumluluk dairesine dahil ettiğine dikkat çekmektedir.

 

 

HEYET Net

18 total views, 1 views today