Trilyonluk Bütçeler İçinde Fakirlik ve Psikolojik Rahatsızlık Sebebiyle İntihar Vakaları Artıyor

Irak’taki siyasi tabakanın hali sadece yıllık bütçe miktarı, milletvekili ödenekleri ve imtiyazları, çeşitli yollarla uluslararası bankalardaki paralarını artırma araştırmaları ile meşgul olurken ülkedeki problemlerinin her geçen gün daha artması ve zor koşullara artık tahammül edememeleri sebebiyle Iraklılar, intihar, aile suçları ve ayyaşlıkla sonuçlanan psikolojik krizlere kurban olmaya devam ediyor. Siyasi sirkte yüz sahiplerini seçmekle beraber bir dört sene daha bedbahtlıklarını artırmaktadırlar.

Haber ajansları tarafından yer verilen İçişleri Bakanlığı açıklamalarında aile içi suçlarının daha önce benzeri yaşanmamış bir şekilde arttığı, 2018 yılının başlarında 58 intihar vakasının yanı sıra 100’den fazla cinayet suçu işlendiği ve bunların yarısından fazlasının Irak’ın güneyindeki bölgelerde ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içerisinde yaşandığı vurgulanmaktadır.

Bu bağlamda Bağdat Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Abbas El-Atvani ise şu açıklamalarda bulunmaktadır: “Araştırmalar, günlük hayat baskılarının korkunç bir şekilde arttığına, Irak’ın durumuna karşı ümitlerin artık yok olduğuna, uyuşturucu ve alkol kullanımının arttığına, işgalin ardından aile yapısı içerisinde ve değerlerde çatlakların genişlediğine işaret etmektedir. Bütün bunların hepsi bu tür suçların yaygınlaşması için açık ve doğrudan sebeplerdir. Önceki senelerde olduğu gibi Irak sokakları, sessiz ve sakinliğini koruyamamaktadır. Ailevi problemler hızlı bir şekilde gelişmekte ve çoğalmaktadır. Sözkonusu problemlerin geneli, fakirlikten veya ihanetten veya başta İran kaynaklı olanlar olmak üzere uyuşturucu kullanmaktan neşet etmektedir. İran’dan gelen uyuşturucular kullanıcılarını ne yaptığını bilmez bir hale sokmaktadır.

Diğer yandan Bağdat Araştırma ve Çalışma Merkezinde araştırmacı olan Firas El-Cenabi şunları söylemektedir: “Irak toplumunun içerisindeki bu tehlikeli problemleri irdeleyen birkaç araştırma mevcuttur. Bu bağlamda şunu söylememiz mümkündür: Irak’ın senelerden beri tanık olduğu şiddet, terör ve fakirlik doğrudan psikolojik rahatsızlıkların artmasına ve uyuşturucu kullanımının fazlalaşmasına sebebiyet vermiştir. Bu tür suçlara bulaşanların %40’dan fazlası ya sarhoş ya da uyuşturucu maddeleri kullanan kimselerdir.”

Haber ajansları, gazete siteleri ve hükümet kaynaklar haftada çeşitli muhafazalarda en az 3 veya 4 intihar vakası nakletmektedirler: Süleymaniye’de 7 çocuk babası eşini öldürdü ve intihar etti… 13 yaşındaki kız çocuk intihar etti… Nasiriye şehrinde bir öğretmen intihar etti… Bütün bunlara ek olarak onlarca genç ve eşler yakınlarının yaşamsal isteklerini yerine getiremediklerinden dolayı hayatlarına engel olmaktadırlar. Örneğin son olaylardan biri, bir şahsın ailesinin ortasında el bombası patlatmasıydı. Bunu yapması sonucunda kendisi ve iki oğlu hayatını kaybederken eşi ve kızı yaralandı. Bu olay Kadisiye muhafazasındaki evinin içinde gerçekleşti.

Diğer yandan Başkent Bağdat’ın merkezinde yer alan Şeyh Zayed Genel Hastanesi idaresi sadece Ağustos ayında Bağdat’ta 20’den fazla intihar vakası yaşandığına dikkat çekmektedir. Hastane Müdürü Dr. Ammar Hasan Kati’ yaptığı basın açıklamasında şunları söylemektedir: “Zehirlenme hallerinin geneli, hayatını sonlandırmak amacıyla hastanın madde kullanmasıdır. Genelde bu maddeler böcek ilacı veya kemirgenlerin ilacı veya petrol ürünleri ya da özellikle antidepresan haplar başta olmak üzere fazla kullanılan haplardır.”

Hastane yetkililerinden Dr. Hedil Sabah Mansur şunlara dikkat çekmektedir: “İntihara sürükleyen etkenlerin geneli, hastanın psikolojik ve ailevi faktörlere maruz kalmasının bir neticesidir. Özellikle gençler arasında eğitimdeki başarısızlık, duygusal boşluk, psikolojik baskıya maruz kalmak veya ailenin başa kakması intihara sürükleyen etkenler arasındadır.”

Diğer yandan Petrol Bakanlığı, 111 milyon varil ihracatından sonra  2018’in Ağustos ayında ey yüksek ham petrol ihracatı yapıldığını ve gelirin 7 milyar 729’a ulaştığını duyurdu. Bütün bunlardan fakire düşen pay, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek vaatlerden başka bir şey değildir. Aksine devlet hazinesi boşaltıldıktan sonra Irak’ı borçlu çıkartan banka borçlarını düzeltme sorumluluğunu o ve gelecek nesiller taşıyacak. Önceki bütçelerden trilyon dolarlar nereye gitti? Milyon dolarlara ulaşan bütçede acizlik nasıl meydana geldi? Cevabı önemsenmeyen bir sorudur bu, çünkü daha önceden bilinmektedir.

 

 

HEYET Net

49 total views, 2 views today