Siyasi Partiler ve Mezhepçi Milisler İran’a Petrol Kaçırarak Ekonomiyi Kanatmaya Devam Etmektedir

 

Sahip olduğu zengin petrol kuyuları sayesinde Irak’ı besleyen, ülkedeki petrol ithalatının yaklaşık %90’ının oluşturan Basra muhafazası, siyasette yer alan partilere bağlı mezhepçi milislerin kontrolündeki Basra limanlarından İran’la kara girişlerine tankerler aracılığıyla her gün 40 bin varil petrolün kaçırılmasına tanık olmaktadır. Şöyle ki yüz milyon dolarlar mezhepçi milislerin ve siyasette rol alan partilerin ceplerine dolmaktadır.

2003 yılında Amerika’nın işgal etmesinden sonra petrol kaçırma olayları genişlemiş, hukuk devletinin zayıflamasına ve partilere tabi olan silahlı mezhepçi milislerin devletin eklemlerine sızmasına sebebiyet vermiştir. Bu durum Basra’da yüzlerce kilometreye uzanan kara yollarına benzer şekilde yer altında petrol için benzer yollar oluşturmaya petrol mafyalarını teşvik etmiştir.

Bu bağlamda Eş-Şarku’l Avsat gazetesi Basra’daki petrolün İran’a kaçırılması hakkında şunları söylemektedir: “Basra’da petrol kaçırılma olayları, yıllardan beri devam etmektedir. Bu işlemler, hiç kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği şahıslar, partiler ve mezhepçi milisler tarafından kontrol edilmektedir. Petrolü kaçıranlar, denetim noktalarından sıvışmak ve hükümetin güvenlik güçlerinin sorgularına maruz kalmamak için Petrol Bakanlığından ithal edilen ham petrol tankerlerine özel sayaçlar koymaya dayanıyorlar.”

Bu bağlamda Eş-Şarku’l Avsat gazetesi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Petrol kaçırma olaylarına katılma suçlamasıyla yakalananların geneli, aktif kesimlerin yanında sınırlı ücretlerle çalışan işsiz gençler olduğu görülmektedir. Bu gençler tutuklandıktan kısa bir süre sonra söz konusu kesimin müdahalesiyle hemen serbest bırakılmaktadırlar. Basra şehrinin batısında yer alan Zübeyr kazasında tanınan bir aile bulunmaktadır. Bu aile, camiler ve hüseyniler inşa ederek mütedeyyin görünmekte ve petrol kaçakçılığı yapmaktadır. Hiç kimse bu aileye yaklaşmaya veya hesaba çekmeye güç yettirememektedir.

Yıllarca petrol kaçırılma olaylarında bilfiil bulunmuş bir şahsın şu sözleri haber ajansları tarafından aktarılmaktadır: “Bizler Asaib milislerinin çıkarları doğrultusunda çalışmaktayız. Petrol Bakanlığına bağlı sayaçları taşıyan tankerlerle Şelamice girişi üzerinden kara yoluyla ve El-Fav, Hor Zübeyr, Ebu Fulus limanlarından deniz yoluyla aleni bir şekilde her gün İran’a ham petrol kaçırırdık. Deniz yoluyla götürdüğümüzde hiçbir resmi evraka ihtiyaç duymazdık ama İran Devrimci Muhafızlarının korumasından faydalanırdık. Kaçırdığımız bu ham petrolün geneli İran’daki Buşehr eyaletine yönlendirilirdi.”

İsmini vermek istemeyen söz konusu şahıs sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Asaib Ehli’l Hak, Bedr Örgütü, Hizbullah Ketibeleri milisleri, Davet partileri, Hikmet akımı, Yüksek İslam Meclisi, Fazilet partisi, petrol kuyularını aralarında taksim etmişlerdi. Güneydeki petrol şirketine bağlı ana hatlardaki özel hatlar aracılığıyla petrol çekilirdi. Aynı şekilde mezhepçi milisler İran’a kaçırdıkları petrolden kendi kotalarını yönetirlerdi. İran Devrim Muhafızları, Irak-İran sınırlarından çıkartıldıktan sonra kaçırılmış bu petrolü teslim alırdı. Petrol varillerinden her birine onlarca dolar ödenir ve bu paralar milis komutanlarının, parti başkanlarının ve İran Devrim Muhafızlarındaki yetkililerin hesaplarına yatardı.

Bu bağlamda haber ajansları Basra Muhafazası Parlamento Üyesi Rami Es-Sekin’in şu sözlerine yer vermektedir: “Burada yedi aile bulunmaktadır ekonominin yüzlerini oluşturan. Siyasette aktif rol alan partilerdeki yetkililer tarafından korunmaktadırlar. Petrol hatlarının civarında oturmaktalar ve hükümetin gözleri önünde ham petrol kaçırılma işlemlerini yönetmektedirler. Bu ailelere yönelik birçok tutuklama belgesi yayınlanmasına rağmen üst kesimlerden gelen baskılar sebebiyle bu kararlar uygulanamamaktadır.”

Basra muhafazasında uluslararası petrol şirketinde mühendislik yapan ve yolsuzlukları ortaya çıkarma noktasında sivil aktivist olan Selam Ali ise şunları söylemektedir: “Basra’nın uzak bölgelerindeki petrol nakil şebekelerini kullanmak adet haline getirildi. Buraları petrol kaçıran kimselerin merkezi, kaynağı konumundadır. Belki de bu şahıslar petrol hatları haritasını ele geçirmişlerdir ve bu işlemlerini gözlerden uzak bir şekilde kolayca yerine getirebiliyorlardır. Şattülarap suyuna ve hat şebekelerin geçtiği topraklara çevresel anlamda zarar veren petrol kaçırma işlemleri, Şattülarap nehrinde bulunan ve balık tutmak için kullanılan tahta tekneler aracılığıyla gerçekleşiyor.

Öte yandan ekonomi uzmanı Fazıl El-Esedi şunları söylemektedir: “Mezhepçi milisler ve Irak’ın güney bölgelerindeki partilere bağlı silahlı çeteler, kapasitesi 37 bin litre olan tankerlerle her gün 40 bin varil ham petrol kaçırmaktadırlar. Uluslararası pazarda ham petrol fiyatlarının artışına eşzamanlı olarak ileri zamanlarda Basra muhafazasında petrol kaçırma işlemlerinin dikkat çekecek bir şekilde artacağı beklenen şeyler arasındadır.”

Geçen şeylere binaen Basra muhafazasında petrol kaçırma olayları, Irak ekonomisine 100 milyon dolar gibi bir zarara sebebiyet vermektedir. Bu ise ülkede yayılan yolsuzluk afetinin hangi boyutlarda olduğunu gözler önüne sermektedir. Aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci petrol yataklarına sahip Irak’ta petrol üretimi külfetini artıran yolsuzluklar ve rüşvetler neticesinde Irak’ta çalışan uluslararası şirketler büyük karlar elde etmektedirler.

 

 

HEYET Net

23 total views, 2 views today