Fırat Nehri Balıkları Ölmeye Devam Ediyor… İşgal Sonrası Hükümetlerin İcraatlarına Eklenen Bir Felaket Daha

 

Geçtiğimiz haftalar içerisinde Irak’ta siyasi kesimler yeni hükümetin kurulmasını tamamlama ve hangi isimlerin bakan olacağı tartışmalarını sonlandırma çalışmaları ile meşgul olurken Irak daha önce benzerine rastlanmayan bir başka felaket ile karşılaştı. Irak böyle hükümetlerin gölgesinde oldukça nasıl karşılaşmasın ki? İnsandan, ağaçtan, taştan nehirlerdeki balıklara kadar her şey bu problemden nasibini almaya devam etmektedir.

Bu bağlamda çeşitli resimler paylaşan haber ajansları gümüş renginde, binlerce balığın öldüğünü ve geçtiğimiz günlerde Fırat nehrinin yüzeyine çıktıklarını vurguladı. .Tatlı suda yaşayan sazangillerden bu tonun ölmesinin nedeni hakkında yetkililerden ve araştırmacılardan farklı farklı açıklamalar gelmektedir.

Diğer yandan ziraat yetkilileri, gayri hukuki çalışmalar hakkında şayiaların yayılmasının ardından balıkları zehirlemekten kasıtlı olarak geri durdu. Ancak bu kemiyette bir tükenmenin sebepleri olaylara açıklık getirememektedir. Bu bağlamda balıkçılar bu felaketin arkasında su kirliliğinin yattığına dikkat çekmektedir. Bakanlık ise şöyle demektedir: “Bunun nedeni, genizlere bulaşan bir hastalığa dönmektedir. Bu sudaki oksijen seviyesine düşüren bir bakteriyel hastalıktır.” Bakanlık bu felaketin altında Fırat nehrine zehirli atıkların atılması yattığı iddialarını da reddetmektedir.

Bakanlığa göre ilk hastalık Diyala muhafazasındaki mıntıkalarda balık yetiştirme kafeslerinde geçtiğimiz ay vaki olmuştu. Hastalığa zemin hazırlayan koşulların oluşması nedeniyle bu hastalık iyice büyümüştü. Bu koşulların en dikkat çekenleri kafeslerdeki kapasitenin üstünde balık yoğunluğu, oksijen azlığı, çürüyen maddelerin varlığı, su gelirlerinin azlığıdır.

Haber ajansları şunlara dikkat çekiyor: “En çok zarar gören balık çiftlikleri Babil muhafazasındadır. Balıkçılar ölmüş balıklarını Fırat nehrine atmaktadırlar. Görüntülerdeki ölmüş balıkların ortaya çıkması hükümet kurumlarının cevap vermeye güç yettirmediği bazı sorulara neden oldu. Bu durum hükümet yetkililerini bu balıklardan örnekler alarak araştırılması ve balıkların ölüm sebebinin tespit edilmesi için komşu ülkelere göndermeye sevk etti.”

Haber ajansları açıklamalarına şöyle devam ediyor: “Birleşmiş Milletlere bağlı Gıda ve Tarım kuruluşuna göre Irak’ın yıllık balık üretimi yaklaşık 29 bin tondur. Bunun başında sazan balığı gelmektedir. Başta Babil muhafazasında olmak üzere Fırat mıntıkalarında balık yetiştirilen çiftliklerin sahipleri balıkçılarda öfke ve endişe hakim. Çünkü onların maişetlerinin ana kaynağını oluşturmaktadır. Aynı şekilde Bağdat lokantalarında meşhur olan yöresel Meskuf yemeğinde kullanılan sazan balık yetiştiricileri aynı durumdan şikâyetçi.”

Diğer yandan İranlı kesimlere yöneltilen Ali Ekber milisleri tarafından Babil muhafazasında balıkların zehirlenmesi suçlamalar reddediliyor. Bu defa suçlama vekil Rezzak Muheybes tarafından ABD’ye yöneltiliyor. Rezzak Muheybes balıkların ölmelerinin ardında ABD’nin olduğunu söylüyor ve geçtiğimiz Salı günü yaptığı açıklamasında Irak’ın ABD ile hiçbir ortak maslahatı bulunmadığını ve Irak’ın “İran İslam Cumhuriyeti” ile ortak maslahatlarının bulunduğunu öne sürüyor. Ancak bu açıklamaların hakikat olup olmadığı ve bu suçun kime yönlendirileceği hiçbir hükümet yetkilisi tarafından açıklanmıyor. Ülkenin yıkıma uğramasında en büyük suçlu olan kimsenin –Yeşil mıntıka sakinlerinden- bu ülkeyi koruması ve halkını ve zenginliklerini muhafaza etmesi mümkün mü?

 

 

HEYET Net

26 total views, 1 views today