Haşdi Şaabi Milisleri Enbar Muhafazası Halkına Şantaj Uygulamaya Devam Ediyor

Hükümet yetkililerinin Enbar muhafazasının IŞİD örgütünden kurtarıldığını ilan etmesi üstünden 2 yıl geçmesine rağmen bölgedeki vatandaşların acıları, problemleri devam etmektedir. Bu problemler sadece silahlı milislerin cinayet, insan kaçırma, hırsızlık gibi suçlarıyla sınırlı değildir, tüm bunların yanı sıra silahlı milislerin bölge halkına rüşvet dayatması ve buna uymayanları öldürmekle tehdit etmesi ile şantajda bulunması da en dikkat çeken sorunlardan biridir.

Silahlı milislerin Enbar muhafazasında dikkat çeken bir şekilde gelişmesi, milislerin sivil halka karşı işlediği insan hakları ihlalleri ve suç oranlarının artması gölgesinde bölge halkı güvenlik ve istikrardan son derece uzak bir ortamda yaşamlarını sürdürmektedir. Özellikle iktidar tarafından desteklenen bu silahlı milisler iş adamları ve dövizcilere yönelik şantaj ve tehditlerine devam etmektedir.

Bu minvalde haber ajansları Enbar’ın en büyük şehri Felluce’deki güvenlik kaynaklarının şu açıklamalarına yer vermektedir: “Son haftalarda Enbar muhafazası iş adamlarına ve dövizcilere yönelik şantajların artmasına tanık olmaktadır. Bazı vatandaşlar kendilerini koruyamadıkları için tehdide maruz kaldıktan sonra şantajlara boyun eğdi ve silahlı milislere yüklü miktarda paralar verdi.”

İsmini vermek istemeyen kaynak sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Bazı zenginler, dövizciler ve kuyumcular silahlı milislerin ağına düştü. Şantaj genelde bilinmeyen numaralardan kişiler aranarak ve istenilen para miktarı belirlenerek gerçekleşiyor. Belirlenen para ödemediği takdirde suikastla neticeleniyor.

Diğer yandan Ramadi’de kuyumculuk yapan Ali Ed-Duleymi adlı vatandaş şunları söylüyor: “Her geçen gün ivme kazanan şantaj sorunsalı, evlerini harabeye çeviren yıkımdan, yaşam yollarının daralmasından zaten sıkıntı çeken bölge halkının omuzlarındaki yüklere yeni bir yük eklemektedir. Bu şantajları güvenlik güçlerine bildirmemize rağmen ara ara meydana gelen şantaj olaylarının tekrarlanması karşısında ciddi bir adım atılmadığını görmekteyiz.”

Bölgedeki vatandaşlar aynı şekilde şuna dikkat çekmektedirler: “Ramadi şehrinin, şehrin batısında yer alan Huseybe kazasına bağlayan anayolu kontrolünde tutan Haşdi Şaabi milisleri, kazaya giren tüm taşıma araçlarından 100 dolar almaktadır. Olaylar kontrolden çıkmış durumda. Haşdi Şaabi milisleri geçtiğimiz 2 ay boyunca kazadaki insanları koruma iddiasıyla her evden rüşvet aldı.

Ramadi şehrinin batısında yer alan Hadise kazasına bağlı El-Bağdadi nahiyesinde bir kuyumcu şunları söylemektedir: “Benim kuyumcu dükkanım bir gün kapattıktan sonra silahlı milisler tarafından düzenlenen soyguna maruz kaldı. Dükkanıma saldırdılar ve içinde 5 bin dolar para çaldılar.” Yine yerel kaynaklar şunu ifade etmektedir: “Haşdi Şaabi milisleri neredeyse her gün evlere operasyonlar düzenlemektedirler. Bu operasyonlarda yüzlerce genci tutuklayıp hapse atan milisler daha sonra bu gençlerin serbest kalmaları için yakınlarına yüksek meblağlı paralar ile şantaj uygulamaktadırlar.

Yine Ramadi şehrinin batısında yer alan Rava bölgesinin ileri gelenlerinden Abdullah El-Mahmudi şunları söylemektedir: “Batıdaki şehirlerin genelindeki durum, çok zor koşullara büründü. Bunun sonucu olarak birçok aile tutuklanmaktan, son aylarda artan daraltmalardan korktukları için göç etmek zorunda kaldılar. Bu bölgeleri sarsan olaylar, evlerine dönmek isteyen binlerce göçmen aileyi, geri dönmesine engel olacak şekilde bir daha düşünmeye sevk etti.

Haber ajansları 3 yıllık göç hayatından sonra 8 ay önce El-Kaim şehrindeki evine geri dönen Tarık Ziyad adlı vatandaşın 4 kişilik ailesinin Haşdi Şaabi milisleri tarafından işlenen bir ihlale maruz kalacağı korkusuyla yeniden yola çıkıp tekrardan Erbil şehrine döndüğüne işaret ediyor.

Tarık Ziyad şunları söylüyor: “Son zamanlarda El-Kaim şehrinde göç edenler sadece bir kişi değildir. Aksine son zamanlarda Enbar muhafazasından hükümetin ihmalleri sonucunda göçmenlerin sığınağına dönüşen Kürdistan bölgesine göç eden onlarca aile bulunmaktadır.”

Birleşmiş Milletlerin ülkedeki işlenen suçlar hakkında hiçbir olumlu ve caydırıcı adım atmayan hükümete bağlı güvenlik güçlerinin gözleri önünde mezhepçi Haşdi Şaabi milislerinin Enbar muhafazasındaki sivillere yönelik işlediği suçlar ve insan hakları ihlalleri noktasında endişesini dile getirdiği biliniyor. Birleşmiş Milletleri sivilleri koruma, saygın ve özgür bir yaşam, güvenli bir hayat noktasında insan hakları savunusuyla ilişkili uluslararası kanunlara bağlı kalma noktasında üzerlerine düşen sorumluluğu almasını hükümetten istemişti.

 

 

 

HEYET Net

20 total views, 2 views today