Yazın Kuraklığı Kışın Selleri Arasında… Siyasiler Yeşil Mıntıkada Vatandaşlar Kanlı Mıntıkada

Hükümetin başarısızlığı gölgesinde Iraklılar bu bahtsız günlerde yeni bir kriz daha yaşamaktadır. Nasıl olmasın ki? Iraklı vatandaşlar, elektrik olmamasından dolayı yazın ve sıcaklığın biran önce bitmesi için sürekli Allah’a dua ediyorlardı. Hatta hava ürünleri kışın girmesiyle bir canlılık kazanmaya başladı. Ancak kışla birlikte gelen yağmurların yazdan daha zor olacağını bilmiyorlardı. Çünkü yağışlar nedeniyle oluşan seller ne alıkoyar ne bırakır.

Dicle nehrinin suyunun azalması krizinden sonra ve yine İran nehirlerinin rotasının tahvilinden sonra Şattularap’ta tuz oranının yükselmesi sebebiyle balıkların ölmesinden sonra Irak topraklarına inen yağmurların her damlasından faydalanma gerekli oldu. Ancak şahit olduklarımız bezdiren derecede alışılmıştı. Başkent Bağdat’ın ve diğer muhafazaların caddelerinin alt yapı probleminden dolayı her sene yağmur sularıyla dolup taşmasının tekrarlanmasına rağmen meydana gelecek selleri engellemek için ilgili kurumlar hiçbir adım atmamaktadır. Aynı şekilde Su Kaynakları Bakanlığı da yağmur sularından faydalanmak, onları yaz mevsimi için bu yağmur sularını depolamak için herhangi bir pşanlamaya gitmemektedir.

Birleşmiş Milletlerin geçtiğimiz Kasım ayının Irak’ın son altı yılında en az kan dökülen ayı olduğunu, yüzlerce Iraklı vatandaşın canına mal olan şiddet olaylarının bu ayda daha sınırlı olduğunu açıklamasına rağmen Sağlık Bakanlığı yayınladığı açıklamasında Irak’ta son zamanlarda tanık olunan sel olayları sonucunda aralarında Salahuddin, Zi Kar, Vasit, Ninova gibi muhafazalarının da bulunduğu bazı muhafazalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 21’e yaralananların ise 18’e yükseldiğini vurguladı. Bu sayısal verilerin yanı sıra binlerce vatandaş evinden göç etmek zorunda kaldı. Iraklılara ölüm ve ceza mı yazılmıştır? Silah ve patlama olmadığı zaman bu sel ve feyezan ile mi olacak?

Diğer yandan Diyala su kurumunda görev yapan mühendis Selam Es-Sumeydii şunları söylemektedir: “Alt yapının yenilenme ve inşa edilme çalışmaları, 2003 yılından önce yavaşladı. 2003 yılından sonra ise yolsuzluk ve kamu malının heder edilmesi nedeniyle tamamıyla durdu bu çalışmalar. Planlama ihtiyacı, iktidardaki yönetim ekiplerinin yetenek eksiklikleri, şehirlerin sulara boğulması, geriye kalan alt yapının da yıkılması gibi yaşanan şeylerin başlıca nedenleridir.”

Bu bağlamda meydana gelen seller nedeniyle yaralanan ve ulaşım yolları kapanan Ninova muhafazasındaki halklar, yerel ekiplerin ödeneklerin azlığı argümanıyla acil durumlara icabet etme noktasındaki başarısızlıklarını şikayet etmektedir. Ek olarak merkezden gelen paralar üzerinde yolsuzluk yapan yetkililerin yönetiminden şikayet etmektedirler. Diğer yandan Ninova vekillerinden Sabit El-Abbasi şunları söylemektedir: “Şimdiki Vali muhafazada imar için ayrılan 40 milyon doları, kendi ofisinin bütçesi için kullandı. Bu durum muhafaza bütçesinin acil durumlarda kullanılması mümkün olan tüm paralardan hali olduğunu yeterince açıklamaktadır. Ancak ne var ki vali El-Cernaf ve El-Hadraviye köylerinden 7 bin ailenin Kayyare nahiyesine göç ettiğini itiraf etmektedir. Aynı şekilde Dürüstlük Kurulu Cumartesi günü yaptığı açıklamasında Ninova muhafazasında kalan projelerin 150 projeye ulaştığını ve bunlardan 60’ının su ile ilgili projeler olduğunu vurguladı.”

Öte yandan Vasıt muhafazasının şiddetli bir kuraklık problemi yaşamaktadır. Bu durum geneli köy ve nahiyelerden olmak üzere 15 bin vatandaşın göç etmesine neden olmuştur. Aynı şekilde muhafaza bu defa da birçok tarlayı kullanılmaz hale getiren, Bedre nahiyesinde ve diğer nahiyelerde bazı evlerde su basmasına neden olan su ve fezeyan nedeniyle problem yaşamaktadır.

Tüm bunların mukabilinde bası siyasi yetkililer Yeşil Mıntıka surlarının Iraklı vatandaşlara açılması için çağrıda bulunmaktadır. Bu bölgenin korunmaya alınmasından sonra hiçbir Iraklı vatandaşın kendisine verilen izinle belirli sınırlar dışında girmesi imkan dahilinde değildir. Bu mıntıka yabancı pazarların en iyi yollarıyla, yemekleriyle, uluslararası meşhur marka ürünlerle dolup taşmaktadır. Sanki başka bir devlettir bu bölge. Yabancılar ve siyasiler söz konusu bu Yeşil Mıntıkada yaşamaktadırlar. Vatandaşlar ise kendi isimlendirmeleri ile Kırmızı Mıntıkada yaşamaktadırlar. Yani, güvenliğe, istikrara, hizmete, saygın hayatın gerektirdiklerine ihtiyaç duyan Kanlı Mıntıka. Bu halk yeni hükümetin tamamlanmasını ve boş vaatlerin yerine getirilmesini beklemektedirler. Ancak Irak’ın tamamının Yeşil Mıntıka olacağı vaatlerini hiçbir zaman yerine getirmeyeceklerdir.

 

 

HEYET net

122 total views, 1 views today