(1355 Sayılı Açıklama) İşgalci Amerikalı Kuvvetlerin Irak’tan Çekilme Duyurusunun Üstünden 7 Yıl Geçmesi Hakkında Açıklama

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Amerika Birleşik Devletlerinin kuvvetlerini Irak’tan çektiğini iddia etmesinin üstünden 7 yıl geçmesi hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklama şu şekilde:

(1355 Sayılı Açıklama) İşgalci Amerikalı Kuvvetlerin Irak’tan Çekilme Duyurusunun Üstünden 7 Yıl Geçmesi Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

31 Aralık 2011 yılında Amerika Birleşik Devletleri Irak’taki savaşçı kuvvetlerini geri çekmeyi tamamladığını duyurmuştu. Vadettiği barış ve istikrar ortamını sağlamayı gerçekleştirmekte başarısız olduğunun ikrarıydı bu. Buna rağmen ABD yönetimi ABD ordusuna bağlı 3.Tümene bağlı son zırhlı Irak’ın sınırlarından Kuveyt’e yöneldiğinde, buna eş zamanlı olarak Amerika bayrağının indirilip Irak bayrağı yükseltildiğinde Irak’taki binlerce Amerikalı kuvvetlerin varlığını unutturarak, İzan anlaşmasını ihlal ederek, aldatıcı bir görüntü çizmiş ve genel olarak tüm dünyayı, özel olarak ABD ve Irak halklarını,  aldatmayı istemiştir. Böylece bunun sayesinde Irak’taki askeri, siyasi, ekonomik ve kültürel hegemonya anahtarlarını elinde tutmuştur.

Amerikalı kuvvetlerin çekilme iddiası sadece birkaç ay sürdü, ancak bunun baştan sona bir yalan, işgal skandalının üstünü örtme girişimi, maddi ve stratejik olarak fazlasıyla pahalı olan savaş maliyetine son vermek olduğu ortaya çıktı. Nitekim ABD, kuvvetlerinden on binlerce hayatını kaybeden ve yaralı, binlerce askeri teçhizat kaybına uğramıştı ve 2007 yılına dek 3 trilyon dolar harcamıştı. Bunun yanı sıra Iraklılardan yüzbinlerce hayatını kaybeden veya yaralanan vardı. Aynı şekilde Amerika’nın oyunlarının diğer bir yüzü olan Irak dosyasını İran’ın çıkarlarına teslim etmesi de gün yüzüne çıktı. İran’ın mutlak anlamda Irak’a hakimiyet kurması için aralarındaki çatışmayı es geçerek Amerika-İran projeleri arasında bir yardımlaşma söz konusuydu. 2014 yılında kurulan uluslararası koalisyon ise bu iki projenin arasındaki müşterek yardımlaşmanın sadece bir yüzüydü. Bunun yansımaları herkese açıktı. İranlı milisleri desteklemeleri, onlara hava desteği sağlamaları, Irak’taki siyasi ortamı geliştirmeleri, Amerika ve İran’ın onayladığı hükümetleri teşkil etmeleri tüm bunların delili ve şahididir.

Iraklı halkın ve onun kahraman direnişinin övgüyü, aynı şekilde Amerika ve İran işgalleri karşısında onurlu bir şekilde sebat etmesinin, dünya yardım etmemesine rağmen işgalci Amerika’yı zahiren de olsa kuvvetlerini çekmeye zorlamasının takdiri hak ettiği bir sırada bu direnişe karşı büyük bir entrikanın döndüğünü görmekteyiz. Şöyle ki bu şerefi hak etmeyen kimselere yüklemek, bu kimseleri halka zulmederek Irak’ın başına yönetici yapmak için hassas bir şekilde çalıştı ve büyük basın gücünün ardından savaştan kaçan borazanlar, gerekçe grupları ve yaltakçı davetçileri huzurlu bir seçim mantığı yalanıyla seferber etti.

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti buradan zaman aşımının, Amerikalı kuvvetlerin Irak’ta çok korkunç suçlara imza attıkları gerçeğini asla silemeyeceğini, uluslararası siyasette kuvvetini bir araç olarak kullanmak ile Amerika’nın kanlı siyasi liderliğinin ortaya çıktığını, onun Irak’tan çekilmesinin sadece Donald Trump’ın Enbar’daki Aynel Esed üssündeki Amerikalı kuvvetlere gerçekleştirdiği ve Yeşil Mıntıka sakinlerinin haberi olmadığı son ziyaretiyle ve Amerikalı kuvvetlerin Irak’tan çekilmediği açıklamalarıyla, yine yönetimdekilerin ellerinin bağlı olduğu ve Amerika-İran devletlerinin isteklerine bağlı kaldıkları itiraflarıyla hakikati ortaya çıkan bir yalandan ibaret olduğunu açıklamaktadır. Amerika’nın musallat olması ve İran’ın hegemonyası uluslararası ölçülere göre Irak’ı başarısız bir devlet kılarak mutlak bir başarısızlığa sevk etmektedir. Bu sayede işgalcilerin ve savaşa gerekçe bulanların iddiasıyla Irak’tan yayılması istenen Amerikan demokrasisine gerçekten uygun bir örneğe dönüşmüştür.

Irak ve halkı mezhepçiliği, İran’a yakınlığı, ilke ve uygulama olarak üslupsuz anayasası, büyük bir siyasi başarısızlık, idari yolsuzluk, kamu malının yağmalanması, yaşam standartlarında çökme, Iraklıları aşağılama, ana haklarını ihlal etme, iddia edilen veya üretilen düşmanlarla sonu gelmeyen savaşlar, devlet dinamiklerin kaybolması, ülkenin güvenlik ve istikrarının tam bir şekilde bozulması ile sonuçlanan formalite icabı seçimleri ile benzeri olmayan siyasi yönetim rejimi ile ısınmaya devam etmektedir.

Bu münasebetle Irak Müslüman Alimler Heyeti Irak’ın bu trajediden ancak bu trajedinin sebeplerinin silinmesiyle, problemi kökünden çözmekle, parçacı çözümlerden, işgalin yüzünü güzelleştiren, varlığını sabit kılan projelerden uzak durmakla gerçekleşeceğini vurgulamaktadır.

 

Genel Sekreterlik

24 Rebiülahir 1440

31/12/2018

23 total views, 1 views today