1998 Yılı Öncesinde Kurulması İle İşgal Sonrası Tekrardan Tesis Edilmesi Arasında Kahraman Irak Ordusu

 

Irak ordusunun ilk taburu, krallık döneminde 6 Ocak 1921’de kuruldu. Bu orduya Musa Kazım ismi verilmişti. Ardından biri Divaniye şehrinde diğeri Kerkük şehrinde olmak üzere iki piyade birliği oluşturuldu. Hava Kuvvetleri 1931 yılında, Deniz Kuvvetleri 1937 yılında kuruldu. Ardından savaşlara girdi. Büyük duruklar ekseninde 1989 yılından 1991 yılına  kadar Irak ordusu dünyanın 4. Ordusu oldu. Birincisi Sovyetler Birliği, Amerika, İngiltere ve sonrasında Fransa gelmekteydi. Ancak batılı devletler bu tertipten razı değildi ve planlar kurarak 2003 Amerika işgalinden sonra ordu feshedildi. Ordudan geriye isminden başka bir şey kalmadı.

Kurulma aşamasından 1948 yılına dek Irak ordusu İngiltere’nin Filistin manda yönetimi son bulduktan sonra ilk savaşa katılarak Arap-Siyonist savaşlarında büyük rol oynadı. Aynı şekilde 1973 yılında 6 Ekim savaşında Suriye ve Mısır’ın yanında yer aldı. Bu savaşlarda önemli kahramanlıklara imza atmıştı. 8 yıl devam eden savaşlar boyunca askeri kuvveti zirveye ulaşmış ve asker sayısı milyonu bulmuştu. Sayı bakımından dünyanın 4. Ordusu olmuştu. 50 Kara Kuvveti taburundan oluşmaktaydı. 1990 yıllarına dek Irak ordusu Siyonist kuvvetlere karşı dik durmuştu. Yerel yapım füzeleri Siyonist beldelerine yağmur gibi yağmaktaydı ve 39 farklı füzeye ulaştığında Filistinlilere yardım amaçlı Siyonistlerde korku yaymaktaydı.

Ancak bu şerefli duruştan sonra Irak ordusu neden feshedildi? Neden yeniden yapılandırıldı?

Cevap belki de Amerika’nın bu ordudan ne istediğinde saklıdır. Washington Amerika varlığına destek çıkacak, onun yerine tehlikelere göğüs gerecek, muhtemel direnişlerin peşine düşüp onları vuracak bir Irak ordusu istiyordu. Daha sonra Amerika’nın çıkarlarını Amerikalı kuvvetler çekildikten sonra koruması için alternatif kuvvet olmasını istiyordu. Tıpkı Beyaz Saray’daki strateji planlayıcıların olmasını istediği gibi. 23 Mayıs 2003 yılında Geçici Koalisyon Yönetimi Başkanı Paul Bremer, Irak ordusunun feshedilmesini, tüm unsurlarının görev dışı bırakılmasını ve bazılarının yakalanmasını öngören bir karar yayınladı. Bu ise bir kaosa ve askeri sistemin param parça olmasına neden olmuştu. Bir ay sonra Paul Bremer bölgelerin nüfus nesebine göre yeni bir ordunun kurulmasını emretti. Irak toplumunda mezhepleşme ve ayrışma yayma amacını taşıyordu bu.

Bu bağlamda eski ordu subaylarından Yasir El-Hayali ordunun feshedilmesini milli olan her şeyi bitirmek için işgalcinin kasıtlı olarak işlediği bir hata olarak görüyor. Yine Emekli Subay Samir El-Hazerci zorunlu askerliğin ilga edilmesinin askeri müesseseyi zayıflattığını, özellikle şuanda gönüllü askerlerin genelinin parti yoluyla geldiğini vurguluyor. Parti tarafından seçilen askerin dostluğunun vatandan önce kendisini seçen partiye olacağına dikkat çekiyor.

Uzmanlar Irak’ta Amerika’nın kurmaya çalıştığı ordunun, işgal ve kültürüyle direnecek kargaşayla mücadele etmek için yapısı işgalci güçler tarafından tesis edilen polis ordusu olacağında şüphe olmayacağını, millilikten soyutlanmış bir ordu olacağını, silahını sadece Washington’un düşmanlarına karşı kullanan, Siyonist oluşumlara tehdit oluşturmayan bir ordu olacağını ifade etmektedirler.

Amerika işgalinin hedefi Irak ordusunun feshedilmesine karşı koyamayacak şekilde Iraklıları geçim sıkıntısıyla veya boyunlarını vurmayla vurmak ise sihir sihirbaza döndü. İşgalin ilk gününde özgürlerin rahimlerinde direniş doğdu ve düşmana sürpriz yapmada ve büyük zararlar vermede büyük tecrübelere sahip askeri çevreleri hep gözetti. Ömrünün çeyreğinde gençler ona katılarak işgalcilere hezimetin acılığını tattırdı. Şimdiki Irak ordusu bu hakim problemden dolayı zayıflık yaşasa da direnişin öncülüğü bu kahraman ordunun rütbelerini taşımaktadır. İşgalci düşmanları ve kuklalarını yoran bu kuvvet ortaya çıkacak, masayı başlarına yıkacak ve ordunun heybetini tekrardan kazandıracaktır.

 

 

 

HEYET Net

124 total views, 1 views today