Le Monde Gazetesi Musul Şehrindeki Asrın Suçunu Belgeledi

Uluslararası Koalisyon Devletlerin desteği ile hükümete bağlı güvenlik güçlerin ve Haşdi Şaabi milislerinin IŞİD argümanıyla Musul’un sağ ve sol yakasına başlattığı askeri operasyonun üstünden 2 yıl geçmesine rağmen felaket bölgesine dönüşen şehir halkının şehirde oluşan yıkım ve harabe neticesinde felaketleri, trajedileri ve musibetleri devam etmektedir. Ki bu şehirde savaş nedeniyle yıkılan binaların enkazlarının altında hala kalmaya devam eden masum insanların ceset kokuları hala bulunmaktadır.

Dokuz ay devam eden savaşın arkasında bıraktığı yıkımın boyutunu gözler önüne seren felakete ışık tutmak amacıyla Fransa merkezli Le Monde gazetesi uzunca bir rapor yayınladı. Raporda yer alan fotoğraflar, bir ölüye veya her evden mutlaka bir cenaze çıktığı veya dönemsi beklenen bir kayıpları olduğu şehirdeki halkta ifadesini bulan yıkım tanıklıklarının devam ettiği Musul şehrinin hikayesini özetliyor.

Bu bağlamda Le Monde gazetesi şunları söylemektedir: “Musul şehrinin batısında yer alan Kadim Şehir, yıkımın canlı şahidi olmaya devam ediyor. Şehrin evleri ve binaları harabeye dönüşmüştür. 18 ay önce sonlandırılan askeri operasyonun ardından şehir halkı, meçhul kabristanlara gömülen binlerce insanlardan kayıp yakınlarını aramaya devam ediyor. Her ailede mutlaka bir cenaze veya kayıp olmasına rağmen 2017 yılının Ekim ayında başlayan ve hükümet kuvvetlerinin ve uluslararası koalisyon devletlerinin modern dönemde benzeri görülmemiş hava ve kara bombardımanı gerçekleştirdiği savaşın ardından bedelini sivillerin ödediği insani kayıpların boyutunu ifade eden bir istatistik veya veri bulunmamaktadır.”

Le Monde gazetesi Musul şehrinin batısındaki Cumhuriyet Hastanesinde görev yapan Hatim Et-Tai adlı doktorun şu sözlerine yer vermektedir: “Musul şehrinde düzenlenen hava saldırıları, top atışları veya evlerine düşen havan topları neticesinde hayatını kaybeden binlerce sivilin vefat belgelerini yayınladım. Her gün 50’den fazla Musul şehrinde farklı şekillerde hayatını kaybeden insanları muayene ediyorum.”

Hatim Et-Tai sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bazen bir ailenin tamamının katledildiği hallere tanık olmaktayız. Şöyle ki bir evden 40 veya 50 ceset çıkabilmektedir. Aynı şekilde kurtulanlardan bazıları problem yaşarım korkusuyla ölülerini tespit etmek için gelmiyor veya tamamen ümitlerini kaybetmişlerdir.” Le Monde gazetesi Ninova Muhafazası Şehitler ve Kayıplar Sorumlusu Hisamuddin Sadun’un şu sözlerini aktarmaktadır: “Ailelerden çok azı ölülerinin cesetlerinin nerede olduğunu biliyor. Çünkü hayatlarını kaybedenlerin geneli toplu olarak gömüldü.”

Le Monde gazetesi şunları söylüyor: “Birleşmiş Milletler geçtiğimiz Kasım ayında yayınladığı raporunda Musul şehri halkından binlercesini içeren 95 toplu mezarın olduğuna dikkat çekti. Ancak mayınlardan çekindiği için bunları ortaya çıkarma planını ileriki bir zamana erteledi. Öldürülen sivillerin sayısı, Musul şehrinde yaşanan çatışmalarda insan kaybının artma tehlikesine değinen İnsan Hakları örgütleri için sürpriz olmadı.”

Le Monde gazetesi zihinleri tekrardan 17 Mart 2017 tarihinde uluslararası koalisyon uçaklarının düzenlediği hava saldırılarındaki kanlı katliama çevirdi. Uluslararası koalisyon uçakları söz konusu tarihte Musul şehrinin sağ yakasındaki El-Cedide mıntıkasını bombalamış, bu saldırılarda onlarca ev kullanılmaz hale gelmiş ve en az 105 sivil hayatını kaybetmişti. Le Monde gazetesi Musul şehri yerel meclis başkanı Besime Basim’in şu sözlerine yer vermektedir: “Savaş esnasında uluslararası koalisyon uçaklarının Musul şehrinde düzenlediği hava saldırıları 500’den fazla sivilin hayatını kaybetmesine sebep oldu. Aynı şekilde sivil savunma ekipleri 531 ceset çıkardı. 1500’den fazla kimliği bilinmeyen ceset ise gömüldü.”

İnsan Hakları Bağımsız Yüksek Komiserliğine istinaden gazete şunları demektedir: “Enkaz altında hayatını kaybeden sivillerden 4 bin ceset çıkartıldı. Bunlardan 2665 cesedin kimliği tespit edilmedi.” Öte yandan Le Monde gazetesi aylardan beri cesetleri araştırma işlemlerine öncülük yapan sivil savunma müdüriyetine dayanarak hayatını kaybedenlerin sayısının paylaşılan sayıların çok üstünde olduğunu aktarmaktadır.

Bağımsız Airwars kurumuna göre Amerika’nın öncülüğündeki uluslararası koalisyon kuvvetleri Musul şehrindeki çatışmalarda 1250 vaha saldırısı düzenledi. Bu saldırılarda 29 binin üstünde füze kullandı. Bu kuvvetlerin özellikle şehrin batı kesiminde aşırı güç kullandığını vurguladı. Associated Press ajansı ise yaptığı açıklamasında sivillerin üçte birinin ortak kuvvetler tarafından düzenlenen hava saldırılarından ve top atışlarında hayatını kaybettiğini ifade etti.

“Musul Şehri, Her Ev Ölüsüne Ağlıyor veya Kaybının Hasretini Çekiyor” adını taşıyan raporun sonunda Le Monde gazetesi bazı fotoğraflara ve onlarca şehir halkının reva görüldüğü trajedi olaylarına yer verildi. Bunlar arasında şuanda Musul şehrine uzak bir evde yaşadığı doğrulanan, eşini kaybeden Zeynep Kasım adlı vatandaş da vardı. Eşinin vefat belgesini elde edemediği için dul maaşı alamamaktadır. Aynı şekilde bazı resmi işlemleri de yerine getirememektedir. Örneğin çocuklarını okula kaydedememiştir. Yunus adlı vatandaşın ailesinin durumu da Zeynep Kasım gibidir. Göçten sonra evine döndüğünde evinin tamamıyla yıkıldığını görür ve Vahid Ahmet şöyle demektedir: “Uluslararası koalisyon uçaklarının saldırılarında hayatını kaybeden birçok sivilin defnedilmesine şahidim.” Bunların dışında daha bir çok kıssaya yer verilmektedir.

Uluslararası koalisyon devletlerinin desteğiyle hükümet kuvvetleri ve Haşdi Şaabi milislerinin Musul halkına karşı işlediği bu katliam ve insan hakları ihlalleri hafızalarda kalacaktır. Bu şehirde meydana gelen yıkım, işgalci hükümetlerde yetkili olanların işledikleri bu ahlaksız fiiller üzerine asrın şahidi olacaktır. Ki bu yetkililer, işlenen suçlar karşısında hiçbir hareket etmeyen insan hakları savunusuyla ilgilenen yerel ve uluslararası örgütlerin ve heyetlerin sessizliği gölgesinde Iraklı vatandaşın güvenliğini sağlamak için çalıştıkları yalanını yaymaktadır.”

 

 

HEYET Net

27 total views, 1 views today