İki İşgalcinin Elleriyle Yıkıma Uğrayan Ülke: Irak

                                                                                                                                                            Ömer El-Ferhan

Birkaç gün önce işgalci Amerikalı kuvvetler Irak muhafazalarının ve şehirlerinin caddelerinin genelinde boy gösterdi. Milislerin yayılmasına ve şehirlerde kontrol sağlamasına karşı bir cevap gibiydi bu adım. Amerikalı kuvvetler 2007’den itibaren ilk defa böyle caddeler indi. Bu durum ise zihinleri tekrardan 2003 yılındaki atmosfere geri götürdü. Ancak bugünkü işgal, Amerika Birleşik Devletlerinin İran’a, Irak’ın kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına güvenlik ve istikrarını, zenginlik ve servetini altüst etmesine izin vermesinin ardından iki işgale dönüşmüştür.

Bugün Irak, Amerika’nın savaş aleti tarafından tarumar edilen, son nefesleri ile İran’a hazırlatılan bir ülke olmaya devam etmektedir. Bu minvalde toplumu paramparça olmuş, halkı katledilmiş, dünyanın köşe bucaklarına tehcir edilmiş, Irak’ın kimliğini yok etme üzerindeki işgal rekabetin gölgesinde ülkede milyondan fazla insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan yaralanmış, milyonlarca insan kalıcı hastalığa yakalanmış, milyonlarcası da göçmen olmaya mecbur bırakılmıştır.

Batının devam eden seçkin politikaları, dünyanın kendilerine özel satranç tahtası, halkların kullanılması mümkün olan ve çıkarlarının değişmesine göre bu seçkinlerin istediği zamanlarda kendilerinden kurtulması mümkün olan piyonlar olduğuna inanmaktadır.

Irak’taki bu politikalar ardından mezhep ve grup çatışmaları, hükümet tarafından destek alan, uluslararası düzeyde tebrike edilen mezhepçi milislerin artmasını, mali, idari ve siyasi yolsuzluğun yaygınlaşmasını –ki 15 yıl içerisinde dünyanın en çok yolsuzluk yapılan ülkesi olarak belirlendi- bıraktı.

Askeri ve siyasi olarak açık hakikat şudur; ABD’nin sahada büyük bir kayıp yaşadığı, Sahve gruplarının ortaya çıkması ve İran tarafından desteklenen milislerin elleri serbest bırakılmasaydı geri adım atmaya ve kuvvetlerini çekmeye mecbur kalacaktı.

Ancak ne var ki İran’a bağlı milislerin sızması Irak’ın siyasi durumunda bocalamaya neden oldu. Irak’ta şahit olduğumuz istikrarsızlığın başlıca nedeni Irak’taki iki işgal devletinin çıkarlarının çatışmasıdır.

Geçilen 15 sene boyunca aktifleştirilen politikaların hakikati ışığında ABD’nin şiddet olaylarının artışının ve bölgedeki istikrarsızlığın başlıca sorumlusu olduğu görülmektedir. Kınama ise insanlığın hamisi ve cinsi ne olursa olsun insan haklarının savunucusu olarak kendini ifade eden uluslararası toplumun konumuna yapılmaktadır. Bu politikalar Irak’ta ve Arap bölgesinde şiddet ve kaosun artmasından başka bir şey sağlamadı.

Iraklı halkın bazılarına nispetle kötü şanstan dolayı Amerika işgalinin başlarında onları ele geçiren demokrasi ve özgürlük içerisinde yaşayacakları vehimleri, başta Irak’taki hayatın eklemlerinin tamamını ele geçiren İran ve ona bağlı partilerin politikaları olmak üzere mevcut siyasetin gölgesinde yaşadıklarından kaçmak için  tekrardan canlandı. Böylece iki meseleyi tattılar ve Amerika’nın nüfuzunun ve İran’ın isteklerinin hakimiyet kurduğu sömürgecilerin taraflarını temsil eden hükümet gölgesinde siyaset ve demokratik geçiş kadehine işgalcilerin koyduğu zehri yudumladırlar.

Amerika fırsatın kaçması ve saha kontrolünü kaybetmesi sonrasında bu kontrolü tekrardan ele geçirmek ve iradesini hükümete dayatmak çabasını vermektedir. Bu hangi şekilde olursa olsun İran müdahalesi için koyulmuş planlar olsa da Irak halkı bir daha yeni sömürge savaşını karşılayan taraf olacaktır. Daha önce İran nüfuzundan kurtulmak için Irak’ı tarumar eden Amerika baltası ile uğursuz bir girişimdir.

Ancak şuanda Irak, katillerinin şok ve korku halleri arasındadır. İşgalci Amerika şoku, katil milislerin ve Yeşil Mıntıkada politikaları aracılığıyla İran’ın korkusu arasındadır. Amerika işgali kuvvetini bir daha dayatırsa ve oyun kullarına dönerse –ki bazı gözlemciler Irak’taki İran işgaliyle çekişmesi, sürtüşmesiyle birlikte bunun öne çıkma çabası olarak yorumlamaktadır- İran’ın müdahalesine engel olmak veya onu hezimete uğratmak için daha fazla kurtuluş olacağı anlamına gelmemektedir. Ancak fiili bir baskı sınırlı oyun kurallarını mantıklı bir ölçüye getirecektir.

Şaşılacak bir şekilde –bazı Iraklı gençlerin umut etmesiyle- Amerika işgaline mevcut hükümetin ve diğer bir işgale bağlı olan milislerin gölgesinde Irak’ta yaşanan acı vakadan kurtulmak için son bir umut ve gerekçe olarak bakılıyor. Yalancı bir umut olmasına rağmen.

Baba Bush döneminde başlayan, Obama politikaları ile devam eden son olarak da Trump ile süren Irak’ın yıkımı, Amerika idaresinin gölgesinde ufak farklılıkla devam etmektedir.

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

 

 

102 total views, 1 views today