Musul Şehrinde Artan Trajedi Daha Önce Görülmemiş Bir Sağlık Felaketine Sürüklenmektedir

Heyet.net/Araştırma

Musul şehri sürekli bir savaş halinde, bu savaşın yıkıcı etkileri karşısında ve daha büyük felaketlerin uyarıcısı olan ve gelişen, genişleyen yansımaları önünde yaşamaya devam ediyor. İnsani yıkım ve onların varlığını yok etme bağlamında dünyada daha önce ulaşılan rakamların çok üstüne geçmesi muhtemel olacak trajik sonuçlara insanları sürüklemesi bu durumun bir sonucu olabilir.

Bu bağlamda Anadolu Ajansı Irak sağlık örgütlerinin, daha önce benzeri görülmemiş büyük bir sağlık krizi uyarısını aktarmaktadır. Bu uyarıya göre geçtiğimiz aylarda savaşın yerle bir ettiği sivil binaların enkazı altında durmaya devam eden yaklaşık 2,500 cesetten çıkan kokular karşısında meydana gelen gaz sonucunda Musul şehrinin çeşitli bölgelerinde ve çevresinde yaşayan 1 milyon insan bundan etkilenecektir.

Bu cesetler ve taş, toprak ve yanmış araç yığınına dönüşen Kadim Şehrinden uzanan Dicle nehri boyunca yıkıntılar altında kalan diğer cesetler için bir planlama yapılmazken çevre kirliliği de hızlı bir şekilde artmaktadır. Uzmanların ve doktorların yaptığı açıklamalara göre bu durum insanın sindirim sistemini vuracak tehlikeli hastalıklar ve vebalar ile Musul ve halkını tehdit etmektedir. Musul şehrinin felç bir şekilde kendi haline terk eden mevcut Sağlık Bakanlığının ve diğer hükümete bağlı kurumlarının ilgisizliğinin ve ihmalinin boyutlarına bakılırsa bu hastalıklar kontrol edilmesi zor olacak bir vebaya dönüşecektir.

Bu sorun karşısında Irak’taki Sınırsız Doktorlar Örgütünün özel temsilcisi şunları söylemektedir: “Musul şehrindeki sağlık sistemi çatışma ve bombardıman nedeniyle büyük oranda zarar gördü. Yeni sağlık tesislerine, sağlık araçlarına ve ilaçlara fazlasıyla ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle bombardıman nedeniyle yıkıma uğrayan şehirdeki 9 hastane buna fazlasıyla ihtiyaç duymaktadır.”

Musullu halkın sağlık sorunlarının boyutunu açıklamasına örnek olacak şekilde söz konusu temsilci şunları söylemektedir: “Musul şehri daha önce Irak’taki en iyi sağlık sektörüne sahipti. Şehirdeki sadece bir hastane 3500 yatak kapasiteliyken şuanda hastanelerde 1000’den daha az yatak bulunmaktadır. Çoğu zaman bir yatakta iki hasta veya çocuk olursa 3 hasta yatırılmaktadır. Savaş sağlık sektörünü, sağlık kadrolarını ve araçlarını hedef aldıktan sonra Musullu halk sağlık gözetimi alabilmek için çok zor koşullarla boğuşmaktadır.”

Hükümet İhmali

Bu bağlamda Sınırsız Doktorlar Örgütü tarafından yayınlanan raporlar şunlara dikkat çekmektedir: “Savaş nedeniyle yaralanan birçok kişi gözetime ve takibe ihtiyaç duymaktadır. Onlar için gerçekleşen tedaviler genelde acilde veya ona yakın bölgelerde yapılmaktadır. Savaşın şiddeti tedavi edenleri acele etmeye ve sadece canlarını kurtarmakla yetinmeye mecbur bırakmaktadır. Bu durum yaralı kimseleri, azalarını ve zarar gören kaslarını tekrardan kullanmaya güç yettirmeleri için ek ameliyatlara ve tedavilere fazlasıyla muhtaç kılmaktadır. Ki hareketlerini daha fazla veya tamamıyla kaybetmesinler.”

Başta göçmenler olmak üzere Musullu halkın acıları sadece sağlık sektöründe bedeni hastalıklar, yaralarla sınırlı değildir. Aksine özellikle kadınlar ve çocuklar olmak üzere psikolojik ve akli hastalıklar da bulunmaktadır. Bu bağlamda Amerika’nın Sesi sitesi şöyle demektedir: “Musul şehrindeki katliamlardan, bombardımandan ve yıkımdan gördükleri şeyler karşısında yüzbinlerce çocuk sürekli bir şok ve korku halinden acı çekmektedirler. Eğitimi terk etmelerinden dolayı eğitim alamamaları ve zor işlerde çalışmaya başlamaları sağlıklarını etkilemekte ve hayatlarını tehdit etmektedir.”

Söz konusu site tarafından yayınlanan raporda şöyle denilmektedir: “Bu çocuklar, psikolojik destek programına ve okullarının yeniden inşa edilmesine ihtiyaç duymaktadırlar. Böylece yaşlarına uygun tabiat üzere hayatlarını sürdürebilirler. Hükümet yetkilileri bu çocuklara karşı kasıtlı bir şekilde ihmalkar davranmaktadır. Hiçbir destek sağlamamakta ve onları tekrar eski hayatlarına kavuşturmak için bir planlamaya da sahip değildir. Bütün bunların yanı sıra onların babalarını terörle itham etmekte veya terörle bağlantılı şüpheli konumunda görmektedir.”

Musul şehrini ve evlerine geri dönen veya hapishaneden farkı olmayan göçmen kamplarında yaşayan Musul halkını kuşatan felaket çemberi genişlerken son zamanlarda aksi göç problemi artmaya başladı. Onlarca aile Musul şehrinde hayat dinamiklerinin yok olması, hizmetlerin olmaması, bunların yanı sıra ayrımcı bir politika gözleyerek gayri hukuki tutuklamalar gerçekleştiren, silahlı soygun ve hırsızlıklar yapan mezhepçi milisler ile hükümete bağlı güvenlik kuvvetlerinin bölgedeki hakimiyeti nedeniyle göçmen kamplarına veya sığınma mekanlarına geri döndü.

Musul savaşı basın organlarında ve siyaset arenasında tedavülde olduğu gibi bazı günahlar vaz etse de onun yansımaları hala devam etmekte ve artmaktadır. Şehirde ayrı bir savaş devam etmekte ve halkın kökünü hedef almakta, şu anlarını felç etmekte, geleceklerini meçhulleştirme üzerine çalışmaktadır. Bununla demografik yapıyı değiştirmek amaçlanmaktadır tıpkı savaş halinin devam ettiği ve yardımcısı ve kurtarıcısı olmayan diğer şehirlerde amaçlananlar gibi.

 

87 total views, 1 views today