Amerikalı Kuvvetlerin Irak’ta Tekrardan Boy Göstermesi Siyasilerin İran’a Dostluğunu ve Egemenlik Kavramının Komikliğini Ortaya Çıkarttı

 

Irak işgali döneminden çok da uzak değiliz ve bu işgalin ilk görüntüleri zihinlerde, hatta 20 yaşlarında veya daha küçüklerde tazeliğini korumaktadır. Mevcut siyasetin işgalcinin bir ürünü olduğunu, onları yönetim sarayına sokan ve iplerini ellerine teslim edenlerin yine bu işgalciler olduğunu herkes çok iyi bilmektedir.

Irak’taki siyasi çalışmalarda garip olan işgalcinin avenelerinin direnişçilere dönüşmesi, İran’a olan dostluklarını tehdit eder bir hale geldikten sonra işgalci kuvvetlerinin kuklalarının bu kuvvetleri tehdit eder hale gelmesidir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Irak’a nasıl geldiğini, askerlerini ziyaret ettiğini, Yeşil Mıntıka hükümetinin bu sürpriz ziyaretten ancak Donald Trump Irak’tan ayrıldıktan sonra haberi olduğunu bizlere açıklayamamaktadırlar. Amerikalı bir askerin postalının altındaki naldan daha aşağı bir derece kabul edilirken acaba Iraklı bu siyasilerin nazarında egemenlik kavramı ne anlama gelmektedir?

Haber ajansları Donald Trump’ın şu açıklamasına yer vermektedirler: “Washington’a İran’a gözleme imkanı sağlayan Irak’taki Amerika üslerinin bulunması önemlidir.” Geçtiğimiz yılın sonunda ABD Başkanı Donald Trump Enbar’daki 5200 Amerikalı askeri ziyaret etti ve şöyle dedi: “Bağdat’ın istekleri ne olursa olsun Amerika ordusu zaruri oldukça burada kalmaya devam edecektir.”

Ne var ki Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi sert çıkarak Irak topraklarının bir devlet tarafından başka bir devlete karşı kullanılmasını Irak hükümetinin kabul etmediğini, Amerikalı kuvvetlerinin ülkede hiçbir askeri üsse sahip olmadığını, varlıklarının sadece ülkede istişare ve eğitim için olduğunu açıkladı. Belli ki o Amerika çekici ile İran örsü arasında kalmış ve Tahran mollalarını razı etmek için mevcut olmadıklarını iddia etmiştir.

Şii merci Ali Sistani ise şöyle demektedir: “Ülkemizin, iç işlere müdahale edilmeksizin, egemenlik ihlali işlenmeksizin diğer komşu devletlerle dengeli ilişkileri bulunmaktadır. Başka bir devlete herhangi bir saldırı yönlendirilmesi için durak olarak kullanılmasını kabul etmeyiz.” Acaba ülkemiz olarak dediğinde Irak’ı mı kastediyor yoksa başka bir devleti mi?

Daha sonra Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi bir açıklama yaparak ülkede varlık gösteren Amerikalı kuvvetlere saldırılmayacağı yönünde Haşdi Şaabi milislerinden garanti aldığını açıkladı. Haşdi Şaabi milisleri içinden kaynaklar ise Haşdi Şaabi milislerinin Irak Başbakanına Amerikalı kuvvetlere saldırılmayacağı yönünde söz verdiğini açıkladı. Öte yandan Asaib Ehli’l Hak milisleri lideri Kays El-Hazeli, yerel yetkililerin Amerika’nın Irak’tan ayrılması kararını dikkate almadığı takdirde askerlerinin Amerikalı kuvvetleri Irak topraklarında yerle bir etmek için hazır olduklarını açıkladı. Amerikalı askerlerin Musul ve Bağdat’ta konuşlandığı, Enbar’daki Aynü’l Esed üssünde yoğun bir şekilde varlık gösterdiği ve Amerikalı kuvvetlerin darbeleriyle Haşdi Şaabi milislerinden 30 kişinin hayatını kaybettiği bilinmesine rağmen Kays El-Hazeli’nin herhangi bir tepki verdiği görülmemişti.

Irak’taki siyasilerin ve Şii mercilerin konumlarıyla ilişkili olarak İran Petrol Bakanı Bijan Zangeneh Amerika’nın Tahran’a dayattığı yaptırımlarını sekiz yıl devam eden İran-Irak savaşından daha sert olmakla nitelendirdi. İran’ın, Amerika’ya petrol ihracatını durdurmasına izin vermediğini öne sürdü. Milisler aracılığıyla İran’ın Irak’ı yerle bir etmesine yol açanın Washington olmasına rağmen sanki bu yaptırımları reddederek içerde ve dışarda tek kaynaktan İran’a tabi olmaya yönlendirme söz konusudur.

Diğer yandan Bakanlar Meclisi Başkanı Muhammed El-Hablusi şunları dedi: “Meclis, Irak’taki Amerikalı kuvvetlerin varlığının tekrardan düzenlenmesi talebiyle karşılaştı. Meclis, yabancı kuvvetlere fiili ihtiyacı öğrenmek için Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi ile koordineli bir şekilde çalışacak; ki ardından Cumhurbaşkanı Berhem Salih Trump’ın İran’ın gözlemlemek için Irak topraklarında Amerikalı askerlerin varlığı hakkında izin almaması konusunda karşılık verebilsin.

Öte yandan önceki Irak Başbakanı Haydar El-Abadi’nin liderliğindeki Nasr koalisyonu Amerikalı kuvvetleri Irak’a geri çağıranın IŞİD’in bazı muhafazalara girmesinin ardından 24 Haziran 2014 yılında Nuri Maliki hükümeti olduğunu açıkladı. Nuri Maliki, Amerikalı kuvvetlerini çağırmasına Amerika ile Irak arasındaki stratejik bir anlaşmayı sebep gösteriyor. Bu anlaşma ise, masa başlarına düşünceye ve Irak’ın gerçek egemenliği saygınlığını elde edinceye kadar Irak’ın egemenliği hakkında siyasilerin çekişmelerine ve sahte iddialarına rağmen Amerika’nın varlığını her zaman muhafaza edecek boyun eğme anlaşmasıdır.

 

 

HEYET Net

82 total views, 1 views today