Muntalak Kültür Salonu Medya Birimi Başkanı Dr. Abdulhamit El-Ani’yi Konuk Olarak Ağırladı

Heyet.net/İstanbul

Türkiye’nin İstanbul şehrinde faaliyet gösteren Muntalak Kültür Salonu Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Medya Birimi Başkanı Dr. Abdulhamit El-Ani’yi konuk olarak ağırladı. Bu bağlamda Dr. Abdulhamit El-Ani Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin duruşunu ve ülke hakkındaki görüşünü açıkladığı “İşgalin Ardından Irak’ta Siyasi Çalışmanın Krizi” adını taşıyan bir seminer verdi.

Medya Birimi Başkanı Dr. Abdulhamit El-Ani konuşmasına şöyle başladı: “Irak’taki mevcut siyasi çalışmalar kriz değildir. Ülkenin ve halkının başına gelmiş gerçek bir felakettir. Bu siyasi çalışmaların yansımaları ve ortaya koydukları sebebiyle Iraklıların başına gelen bir felakettir. 1990 yıllarındaki ekonomik ambargo işgale zemin hazırlayan büyük yansımalar bıraktı gerisinde. Bu siyasi çalışmalar ve bunu izleyen büyük problemler bu işgalle birlikte geldi.

Dr. Abdulhamit El-Ani sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika işgal projesinde ilk siyasi adım yönetim meclisi kurmaktı. Muhalif olarak isimlendirilen partilere bağlılıklarına göre üyeleri seçildi. Bu partilerin yönelimleri mucibince oluşumların oranları sınırlandırıldı, kota sistemi aktifleştirildi. Amerika işgali Irak’taki güvenlik sistemini yıktı ve güvenlik birimlerini feshetti. Buna alternatif olarak İran’da ikamet eden, İran’ın gözetimine göre hareket eden milislerden müteşekkil bir birim kurdu.

Dr. Abdulhamit El-Ani şöyle devam etti: “Irak Müslüman Alimler Heyeti işgali ve projesini en başından itibaren kabul etmediğini duyurdu. Direnişi destekledi ve milli kuvvetlerle birlikte meşruiyeti olmadığından, Irak’a ve halkına asla bir şey sunamayacağından dolayı seçimlere katılım gösterilmesini reddetti. Amerikalı işgalci kuvvetleri Felluce şehrine saldırmak için toplandıklarında ilk seçim gerçekleşti. Bu nedenle seçimlerden uzak durmaya iten bir etkendi bu. Bu bağlamda tüm kuvvetler tarafından ortak bir karar alınabilmişti.” Bu bağlamda Dr. Abdulhamit El-Ani Irak direnişini tesis eden amilleri, işgalin Irak’tan başlayarak tüm mıntıkayı yerle bir edecek görüşünden ortaya çıkan başlangıç noktalarını, bu nedenle siyasi, askeri ve halk olarak bunun reddedildiğini detaylı bir şekilde açıkladı.

Irak’taki hakim siyasi sistem hakkında Dr. Abdulhamit El-Ani şunları söyledi: “İşgal endeksli hükümetlerde siyasi koltukların, bakanlık makamlarının dağıtılması işgalci otoritenin ve bu işgalle birlikte ortaya çıkan partilerin isteklerine göre gerçekleşti. Seçim kanunu halkın isteğine göre değil, kota sistemine göre düzenlendi. 2003 yılından sonraki nüfus istatistikleri doğru değildir. Bu durum ötekileştirme ve zulüm politikalarını güçlendirdi.

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti Medya Birimi Başkanı Dr.Abdulhamit El-Ani sözlerini şöyle sürdürdü: “İşgal projesiyle beraber hazırlanarak gelen Irak’taki anayasa tehlikeli maddeleri içermektedir. Mesela ülkenin mezhep esaslarına göre parçalanmasına bir giriş sayılan federasyon maddesi bulunmaktadır. Halkın geneli bunu reddetmektedir ancak yönetimdeki partiler bunu sürdürmek üzere çalışmaktadır.”

Öte yandan Dr. Abdulhamit El-Ani şu uyarılarda bulundu: “İşgalin ilk yılında ve sonrasında Irak’ı yerle bir eden mezhepçilik savaşı Iraklıların birçoğunu öldüren, tehcir eden ve tutuklayan milislerin elleriyle başladı. Siyasi çalışmaların şehirlerin yerle bir olmasına, uyuşturucunun yayılmasına, ekonominin çökmesine, işsizliğin artmasına, ülkedeki fakirlik oranının artmasına sebep oldu.”

Söz konusu seminerde sorulan bazı sorulara cevap vererek şunları söyledi Dr. El-Ani: “Kabul edilmeyen işgalin gölgesinde siyasi çalışmalar ve bu siyasi çalışmalara katılmak direnilmesi gereken işgale meşruiyet kazandırır. Iraklı oluşumların tamamı, işgalin reddedilmesinde ve milli projenin desteklenmesinde müttefiktirler.

Türkiye’nin İstanbul şehrinde faaliyet gösteren Muntalik Kültür Salonu tarafından düzenlenen seminerin sonunda İran ile ABD arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “ABD ile İran arasındaki ilişki çok kuvvetlidir. Hiçbir taraf bir diğerinden yardım almadan çalışmasını sürdüremez. İran’ın siyasi rolünün Irak’ta siyasi, ekonomik ve güvenlik olarak etkisi bulunmaktadır.”

 

 

29 total views, 1 views today