Hükümetin Ayrımcı Politikaları İnsani Yardım Kuruluşlarını Hedef Tahtasına Oturtuyor

Heyet.net/Araştırma

Irak’ta insani yardım alanında çalışan kişiler, bir taraftan hükümete bağlı güvenlik güçlerinin ve Haşdi Şaabi milislerinin sistematik saldırılarına maruz kaldıklarından, diğer taraftan 2003 yılındaki işgalden günümüze dek peş peşe gelen hükümetlerin tamamının mezhepçi ve ırkçı politikaları ve şu anki hükümete bağlı devlet kurumlarında yaygınlaşan yolsuzluk sebebiyle yargı güçlerinin yolsuzluğa batmalarından dolayı problem yaşamaktadırlar.

Bu bağlamda insan hakları savunusuyla ilgilenen sivil toplum kuruluşu İnsan Hakları İzleme Örgütü şunları ifade etmektedir: “Irak’ın kuzeyinde yer alan Ninova muhafazasındaki hükümet yetkilileri insani yardım alanında çalışan ekiplerin alanlarını daraltmakta, onları tehdit etmekte ve tutuklamaktadır. Hatta zaman zaman onları terör gibi sahte suçlarla itham edip insani yardım çalışmalarını baltalamakta, binlerce göçmen aileyi, ihtiyaç sahiplerini, yoksulları bu ekipler aracılığıyla gelen insani yardımlardan mahrum bırakmaktadır.”

İnsani yardım alanında çalışanlardan bazılarının tanıklığını belgeleyen İnsan Hakları İzleme Örgütü şunları vurgulamaktadır: “Hükümete bağlı güvenlik birimleri, şüpheli isimlerle akrabalık ilişkisinden dolayı Bağdat hükümeti tarafından itham edilen ailelere yönelik insani yardımların durdurulması noktasında insani yardım örgütlerini zorluyor. Şuanda durum öyle bir seviyeye ulaştı ki Musul şehrinde ve Ninova muhafazasının bazı bölgelerinde insani yardım alanında çalışan kişiler hiçbir aslı olmayan suçlamalarla karşılaşıyorlar ve bu bağlamda tutuklanabiliyorlar. Yetkililer tarafından yöneltilen bu türden suçlamalar, bazı insani yardım örgütlerinin yardımlarını yerel yetkililere tahvil etme veya muhtaç ailelere yardımları durdurma gayretidir.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü şöyle devam ediyor: “Irak’taki hükümet güçleri, insani yardım çalışmalarından dolayı bazı yardım çalışanlarını alıkoydu ve onları terörle suçladı.” 2019 Şubat ayının son haftasında bu bağlamda yayınladığı raporunda insani yardım alanında çalışan kişilerin hükümet güçleri tarafından çeşitli sıkıştırmalarla ve hatta darp edilmelerle karşılaştıklarına yer vererek şu ifadeleri kullandı: “Sadece Ninova muhafazasında tehdit, tutuklama, saldırı, soygun, silahla hedef alma gibi ihlaller arasında farklılık arz eden 22 olaya tanık olundu. Bu insan hakları ihlalleri sadece Ninova muhafazası ile sınırlı değildir. Irak’ın farklı bölgelerinde benzer olaylar yaşanmaktadır.”

Bu bağlamda İnsan Hakları İzleme Örgütü yayınladığı raporunda insani yardım alanında çalışan kuruluşların ve aktivistlerin maruz kaldığı belgelenmiş insan hakları ihlallerine değinerek Musul şehrinin güneyindeki göçmen kampının güvenliğinin tutuklandığını, darp edildiğini ve terörle suçlandığını açıkladı. Bunun nedeninin sadece bir grup polisin silahlarla göçmen kampına giremeyeceğini söyleyerek girişlerine engel olmasıydı. Söz konusu güvenlik göçmen kamplarının doğasına ilişkin uluslararası insani ilkelere muvafık olmaya çalışıyordu ki Bağdat hükümeti de bizzat kendisi bu kuralları onaylamış ve göçmen kamplarına hiçbir kuvvetin silahlarla girmeyeceğini ön gören bir karar yayınladığını ilan etmişti. Bu polis kuvvetleri sadece bununla da yetinmeyip aralarında bulunan yetkili bir subay güvenliği ölümle tehdit etmiş ve bu tehditlerini tüm güvenlik görevlilerine yöneltmişti.

Bu bağlamda İnsan Hakları İzleme Örgütü Ninova muhafazasının valisinin ve muhafaza meclisinin bu tür ihlallerde parmağı olduğuna işaret ederek çeşitli insani yardım örgütlerinde çalışan bazı personelleri çağırarak sorguya çektiklerini, terörler ilişkili suçlamalarda bulunduklarını açıkladı. Aynı şekilde valinin, yolsuzluğunu örterek faydalanmak amacıyla kendisine yakın bazı şahısları bu insani yardım örgütlerinde görevlendirdiğini vurguladı. Yerel raporlar valinin hiçbir karşılığı olmayan bu ithamların kaldırılması için kendisine yakın bu isimlerin kabul etmesini şart koştuğunu belirtiyor.

Devam eden tehditlerin ve çeşitli amaçlar taşıyan görev taleplerinin neticesinde Ninova muhafazasında en az 3 ana proje durduruldu. Bu sorunlar karşısında bağışta bulunanlar fon sağlamamakla tehdit etti. İnsani yardım örgütlerini hizmetlerinden istifadeyi hak eden şahıslar listesini değiştirmeye zorlamak için terör suçlamalarını hükümetin kullanma çabaları bazı durumlarda başarılı oldu. Aynı şekilde başta hükümetin güvenlik güçlerine boyun eğen kesimler tarafından olmak üzere yardımların dağıtılmasında ayrımcılık politikasına katkı sağladı. Örneğin çeşitli sebeplerden dolayı ailelere yardımın ulaşılmasına engel olunuyor. Aynı şekilde insani yardımlar çalınıyor veya muhtaç olmayan bazı kesimlerin çıkarları için el konuluyor ve ticari olarak bunlardan bir kazanç sağlanıyor.

Şehirleri yerle bir eden, evleri enkaza dönüştüren askeri operasyonlar bağlamında hükümetin ve güvenlik güçlerinin yüzbinlerce ailenin evlerini terk etmesine sebep olduktan sonra azlığına rağmen yapılan tüm yardımlara gayri meşru yollarla el koymaya çabaladı. Irak’taki tüm devlet kurumlarında ve sistemlerinde yolsuzluk silsilesini tamamladı bununla. Bu durum göçmenlerin acılarının kat kat artmasına zemin hazırladı. Kamu hizmetleri, gıda, su ve ilaç eksikliği sebebiyle insani felaketin ortaya çıkması korkuları son dönemlerde ivme kazandı. Bunun vaki olmadan dönüşmesini sağlayacak gerçek araçlar ve itibar edilecek işlemler bulunmamaktadır.

 

 

 

HEYET Net

15 total views, 1 views today