İkili Şiddet ve Karşı Şiddet

                                                                                                                                                                        Ahmet Sabri

Mezhep temelli kotanın siyasi hayatta kökleşmesi ve devlet kurumlarında yolsuzluğun artması reform ve yenilik bağlamında atılan her adımın ve gayretin boşa çıkmasına sebep olmakta ve otoritenin tekelleşmesine ve Irak’ın geleceğinde diğerlerini ötekileştirmeye sevk etti.

Çünkü Irak savaşı, onun işgal edilmesi siyasi tabakayı sınıflandırırken bunun siyasi anlaşma ve Irak’ın idaresinde ortaklık ilkesi üzerine otoritenin bölünmesi şeklinde olduğunu öne sürdü. Ancak ne var ki 16 yıl gibi bir süre zarfından gerçek bir ortaklığa rastlanılmadı ve siyasi ve mezhep temelli parçalanma Irak atmosferinde hakimiyet kuran unsurlar olmaya devam etti.

Bölgede yaşananlardan Irak’ın uzak durması zordur dersek şayet abartmış sayılmayız. Bu durum, Irak’ın gelişmelerin tehlikelerinden uzak durması için bu gelişmelerle muamele edecek bir görüşe ihtiyaç duymasını gerektirmektedir. Buna Irak’ı içinde bulunduğu durumdan kurtaracak, mihnetten çıkartacak, kendisini yoran ağırlıklarından soyutlayacak aşamayı tesis edecek, mezhepçiliği ve ırkçılığı aşan yol haritasına dayanacak, yurttaşlık ilkesine yoğunlaşacak, medeni hayatın devamlılığını garantileyen yönüyle milli kimliğin rolünü geri getirecek, ötekileştirme politikalarını sonlandıracak, toplumda adaleti gerçekleştirecek, ortaklık ilkesini sağlayacak ve Iraklı oluşumlar arasında otoriteyi paylaştıracak kapsamlı milli proje gayretleri de dahildir.

Bunun gerçekleşmesinin zorluğuna rağmen Irak’ı dış çatışmaların ve projelerin sokmuş olduğu çıkmazdan çıkarmaya kefil olmaktadır. Oluşumlarını birlik olarak muhafaza etmek için Irak’ı bu mihnetten çıkartacak bir kapının bulunması umut edilmektedir.

Irak’ta yaşananlara ve bölge krizlerinin geri dönüşlerine istinaden şiddet ve karşı şiddet ortaklık esaslarını yerle bir eden, hoşgörü, başkasını kabul ve mezhepçilik ve ırkçılığı aşan yurttaşlık ruhunu kıran etkenler olduğu açık bir şekilde ortaya çıktı.

Şiddet ve karşı şiddet oyununun yansımaları, bu oyundan beslenmeye sevk eden sebepleri ve devam ettiği takdirde Irak’ta beklenen felaket sonuçlarını özetlemeyi gerekli kılıyor:

* Siyasi hayata işgalci ABD tarafından yerleştirilen mezhep kota sistemi. Ki bu sistem mucibince Irak’ı mezhepçiliğe ve ırkçılığa esir oluşumlara dönüştürdü, etkinliğini felç kıldı, geçtiğimiz yıllar boyunca parçalanmasını sağladı.

* Maddeleri üzerinde toplu bir anlaşma sağlanmaksızın aciliyet üzerine anayasanın sürdürülmesi Iraklılar arasında hala anlaşmazlık konusudur.

* Anlaşmalı siyasi tabakanın ortaklık kavramını cisimleştirecek ve mezhep kotasını aşacak medeni devleti inşa edecek aracı gerçekleştirememesi.

* Güvenlik ve istikrarı sağlaması, vatandaşların güvenliğini ve istikrarını ihlal edenlere engel olması için maddi ve lojistik destek verilmesine rağmen askeri kurumların başarısızlığı.

* Sivil barışı gerçekleştirmede taşıdığı öneme rağmen milli uzlaşma projesinin kağıt üzerinde mürekkep olarak kalması.

* Resmi çalışmaların ritmini korumak için yasama ve gözleme kurumu gibi Bakanlar Meclisinin görevlerini yerine getirme faaliyetlerinin düşmesi.

* Topluma yolsuzluğun girmesi, bireylere ve topluma yansıyan tehlikelerini engellemek için yapılan çalışmaların başarısız olması.

Geçen şeylere binaen şiddet çemberini durdurmak için istenen Irak’a fitne tohumları eken kanunların uzlaşmacı icraatlar ekseninde tekrardan gözden geçirilmesidir ki bu Irak’ı korku, endişe ve belirsizlik içerisinde bırakmak isteyen kişilerin önüne set çekmek için toplumda dengeyi sağlamak ile güven ve emeli tekrardan geri getirecektir. Bu arzulanan adımlar, tekrardan şiddet sarmalına ve karşı şiddete girmesini engellemek için Irak’ı mihnetinden çıkarmak için her kesimden karşılıklı ödün vermeyi gerektirmektedir.

 

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

98 total views, 1 views today