Irak Milli Misak Önem Olarak Mevcut Anayasanın Üstüne Çıktı

                                                                                                                                                                        Ömer Ferhan

03 Mart 2019’da mevcut siyasete muhalif kuvvetler tarafından başlatılan Milli Misak işgalci Amerika tarafından hazırlanan, Yeşil Mıntıka siyasetçileri tarafından üzerinde çalışılan mevcut anayasanın öneminden daha fazla bir ihtimam kazanıyor. Anayasadan neşet eden sorunlardan kurtulmak, Irak açmazlarına köklü çözümler bulmak, işgalden günümüze dek doğru bir yerde doğru taşları dizmek yolunda bu misakın varlığı kaçınılmazdı. Ki uzun bir süredir siyasi çalışmaların dışında kalan muhalif kuvvetler arasında fikir birliği sağlamak için milli kuvvetler bunun üzerinde çalışıyordu.

İşgalin başlangıcında gerek silahlı direniş olsun gerek diyalog ve müzakere yolu olsun bu çözümlerin gidişatına objektif bakış şunu göstermektedir: Bu misakın açıklamaları, genel maslahatı gerçekleştirmek, Iraklı insanın saygınlığını korumak, anayasanın kenara ittiği ve işgalci kanunlarının ve mevcut siyasetin tezada düştüğü ölçüde toplum ve devlet inşa etmek için toplayıcı ve birbirine uygun bir gidişat elde etti. Daha özelinde genel olarak anayasanın iki ana esasındadır. Birincisi siyasi rejimin kendisine dayandığı birincil kaynak sıfatına sahip olması. İkincisi mezhepçilik sorununu aşmak için kırılgan bir yolları içermesidir. Şimdiki anayasa siyasi mezhepçiliği kökleştirdi, Irak toplumunu paramparça etmek için çeşitli korkular, problemler ve karışıklıkları tetikleyerek hükümetlerin tercih ettiği bir yöntem olarak kabul edilmesini sağladı. Hatta şuanda mezhepçilik hükümet ve halk müesseselerinde ana esasa dönüştü.

Milli Misak tüm mezhepçiliğin yok olmasına zemin hazırlayacak siyasi mezhepçiliği ilga etme üzerine yoğunlaşıyor ve Irak’ın kimliği hakkında şunu söylüyor: “Dinleri, mezhepleri, ırakları farklı farklı olmasına rağmen Irak tüm halkını içine alan ve hak-hukuk olarak vatandaşlıkta herkesi eşit gören bir isimdir. İslam-Arap milletlerinin bir parçasıdır.” Ayrıca şunu vurgulamaktadır: “Irak halkı, dini, milli, ahlaki sabiteleriyle donanmış fikri, siyasi, kültürel çeşitliliği ve çoğulculuğu ekseninde hükümetini kendi hür iradesiyle seçer. Yasama, yürütme, yargı ve otoritenin barışçıl tedavülü arasındaki ayrım ilkesine dayanır. Siyasi istibdat şekillerinden, fikri veya dini veya ırki ötekileştirmelerden uzak durur.” Bunlara ek olarak Misak Irak’ın çevresindeki Arap-İslam komşularıyla ilişkilerini resmetmeye gayret gösterir.

Milli Misak mezhepler ve ırklar arasında ortaklık meselesi üzerine odaklanmaktadır. Bu şekilde çeşitli yerlerde ıslahın tahakkuk etmesi doğaldır. Irak’taki şimdiki rejim baştan sona mezhepçilikle dolmuştur. Kusurlu bir anayasa hali yaşamaktadır. Bu durum ise siyasi olarak mezhepler ve gruplar arasında dengesizliği göstermektedir. Bu sistem millilikten soyutlanmış ve vatana ve vatandaşa karşı dış dostlukları elde etmek çabası gütmektedir.

İşgalden ve siyasi çalışmalardan itibaren ülke derin bir çukura sürüklenmektedir. Mezhepçi yönelimlerden, dışa bağlılıktan, kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için ülke durumunun bu şekilde devam etmesini hedefleyen milis devletinin ortaya çıkması nedeniyle bir çukurdan çıkıp bir diğerine düşmektedir.

 

 

İşgalden ve Irak toplumu hakkında hükümet kuvvetlerinin işlediği suçlardan, siyasi çatışmalardan itibaren Irak’ta yaşananlara, 2005 yılında Kahire’deki Milli Uzlaşma toplantısına, 2006 yılındaki Mekke anlaşmasına, olayları düzenlemek, Irak’ın yeniden inşası için tüm kuvvetleri kucaklayan uygun atmosferi yaratmak için milli kuvvetler ile siyasiler arasındaki gerçekleşen, sonra hükümet tarafından verilen sözlerin çiğnenmesiyle karşılaşan ve ardından tekrardan sıfır noktasına geri döndürülen istişarelere ve müzakerelere rağmen siyasete muhalif kuvvetler siyasi çalışmaların zulümlerinden Iraklı halkı kurtarmak ve ülkeyi yeniden inşa etmek için Iraklı halka olan sözlerini ve misaklarını yenilemek üzerine çalıştılar.

Milli Misak eşitlik, fırsat ve adalet denkliği gibi ferdi haklardan yola çıkarak bütün oluşumlarıyla Irak toplumu için sağlam bir zemin kurdu. Ferdi ve toplumsal hakların arasını birleştirdi ve haklar arasında bir denge kurdu.

Ekonomi alanında ise bölgesel ve küresel yansımalara karşı koyabilecek güçte güçlü milli ekonomi inşa etmek ve çalışma köprüsü oluşturmak için ortak kurallar inşa etti.

Milli misakın gücü iki şeye dayanmaktadır: şuanda mevcut sorunların çözümü ve bunların doğru medeni yollarla çözülmesi, milli ve bölgesel boyutlara sahip bir proje ve yolda çalışmak için milli kuvvetleri kapsayacak şekilde fikrin ehemmiyeti…

 

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

18 total views, 1 views today