Irak Müslüman Alimler Heyeti: “Irak Hükümeti İle Tahran Arasındaki Anlaşmaların Hiçbir Değeri Yoktur”

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada “Bağdat’taki yedinci işgal hükümeti ile emir sahibi Velayetil Fakih arasında imzalanan anlaşma Irak’ın dinamiklerinin tamamının ve egemenliğinin alındığı normal olmayan şartlarda batıl ve hiçbir değeri olmayan anlaşmalardır.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin ve başka kesimlerin, İran Cumhurbaşkanının Irak ziyaretinden ve geleceğe yönelik yansımalarından doğacak tehlikeli sonuçlardan uyarıda bulundukları gerçekleşti. Sakındırılan şey Bağdat’taki yedinci işgal hükümeti ile emir sahibi Velayetil Fakih’in imzaladığı anlaşma yazışmalarının ilanı ile gerçekleşmiş oldu. 12 Mart 2019 tarihinde yapılan anlaşmalar hakkında yayınlanan açıklamaya binaen bazı önemli noktalara dikkat çekmemiz mümkündür.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada Başkent Bağdat’taki yedinci hükümetin, terörle mücadeleye yardım etmesi, lojistik ve danışmanlık desteği sunma noktasında ilk hareket edenlerden olması, teröre karşı mücadelede Irak hükümetinin yanında durması gibi konularda İran rejimini takdir etmesine dikkat çektikten sonra bu takdirlerde İran rejimini parlatma, şuan içinde bulunduğumuz dönemde Devrimci Muhafızları veya Irak’taki hakim kuklaları veya Irak, Lübnan, Suriye ve Irak’taki kendisine bağlı milisleri aracılığıyla terör üretenlerin en başında geldiği hakikatini örtme söz konusu olduğunu vurguladı.

Yine yayınlanan açıklamada Irak’ın İran’a karşı uygulanan yaptırımın bir parçası olmadığı kararını İran’ın övmesine dikkat çeken Irak Müslüman Alimler Heyeti bu durumun Irak’taki aktörlerin İran’a uygulanan kuşatmanın kırılması için ana araçlardan biri olduklarını gösterdiğini belirtti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Anlaşma maddelerinin tamamı Iraklı halkın maslahatının aleyhindeyken İran hükümetinin çıkarlarına uygun olması. Bununla İran’ın büyük hedeflerini gerçekleştiriyor olması ve hayalini kurduğu büyük meyveleri devşiriyor olması, İran’da ekonomi her geçen gün kötüye giderken Irak’ın zenginliğinin yanında yer alması, Irak’ın İran ihracatına karşı kuralsız ve sınırsız bir açık Pazar olarak kalması.”

Genel Sekreterliği açıklamasını şöyle sürdürdü: “Irak müzakere heyetinin Irak’ın egemenliği, milli güvenliği gibi birçok önemli konuda gevşek davranması. Özellikle Cezayir anlaşması ve Şattularap maddelerinde. Bunlar Irak’ın asli ve diğer haklarını tehdit edecek gelecekte sorunlar meydana getirecektir. Dicle nehrini besleme kollarının kapatılması, Basra muhafazasında su kirliliği, diğer muhafazalarda büyük zirai ve çevre zararları, İran’dan gelen uyuşturucu, Irak’taki ziraat ve sanayi sektörlerindeki kaçakçılık ve bunun dışında Irak’ı, vatandaşlarını tehdit eden ve hayat dinamiklerini parçalayan şeylere ilişkin Irak ve Iraklılar hakkında İran’ın sebep olduğu tehlikeli zararlara değinilmesi.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti açıklamasında ayrıca mevcut hükümetin ve siyasilerden birçoğunun İran’ı savunduklarını, ona yöneltilen suçlamaları uzaklaştırdıklarını, İran’ı Irak’ta kaos yaymakla suçlayanların tamamını hedef aldıklarını, İran ile yapılan ekonomik, güvenlik, siyasi, eğitim ve sağlık anlaşmalarının Iraklıları kurtaracağı noktasında yalan haberler yaydıklarını vurgulayarak aynı zamanda başta Arap devletleri olmak üzere diğer devletlerle yapılan anlaşmaların karşısında durduklarına dikkat çekti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şu ifadeler kullanıldı: “Irak Müslüman Alimler Heyeti başka anlaşmalara zemin hazırlayacak, Irak’ın halkına ve toprağına zulmeden bu anlaşmaları şiddetli bir şekilde kınamaktadır. Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti, Irak işgalini ve hegemonyasını reddeden tüm gruplarıyla ve oluşumlarıyla Irak halkının bu anlaşmaları, 2009 yılında ABD ile imzalanan İz’an (boyun eğme) anlaşmasından çok daha tehlikeli bir boyun eğme anlaşmalarına hazırlık kabul ettiklerini vurgulamaktadır.”

 

 

HEYET Net

17 total views, 1 views today