İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Irak Ziyaretinin Altında Yatan Gerçek Sebepler

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin geçtiğimiz Pazartesi günü gerçekleştirdiği Irak ziyareti, dünyada rutin olarak uygulanan resmi protokolün ihlal edilmesi ve Irak’ın milli egemenliğinin ayaklar altına alınması açısında ABD Başkanı Donald Trump’ın 27 Aralık 2018 tarihinde Enbar muhafazasındaki Aynü’l Esed üssünü yaptığı ziyaretten farksızdı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Başkent Bağdat’a ulaşır ulaşmaz, Ruhani için ikinci iş olan Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in resmi karşılama törenini dikkate almadan İmam Musa Kazım’ın türbesi bulunan Kazimiye mıntıkasını ziyaret etti. Ki dünyayı, Şii mezhebinin koruyucusunun İran olduğunu göstererek aldatmak için.

Yaklaşık 3 gün süren Cumhurbaşkanı Hasan Rahani’nin ziyaretini takip eden basın organları şunları vurgulamaktadır: “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Iraklıların ve dünyadaki aklı başındaki insanların kanmayacağı bu aldatma ile Irak hükümetine şu mesajı vermek istemiştir: ‘İran’ın ABD’den ve Aynü’l Esed üssünü hükümetin bilgisi dışında ziyaret ederek ve hiçbir yetkili ile bir araya gelmeyerek Adil Abdülmehdi hükümetindeki yetkilileri hiçe sayan Donald Trump’dan aşağı kalır yanı yoktur.’ Avustralya Başbakanı da Irak’taki Amerika liderliğindeki uluslararası koalisyon devletleri kuvvetleri kapsamındaki kuvvetlerini ziyaret ettiğin de aynı şeyi yapmıştı.

Basın organları sözlerini şöyle sürdürmektedir: “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Irak ziyareti esnasında üstünlük tasladığı, kibirli davrandığı ve gerek toprak gerekse halk olarak Irak’ın egemenliğine saygı göstermediği herkes tarafından fark edildi. Hasan Ruhani, ihtimam gösterilmeyi hak eden hiçbir diplomatik liyakati yetkililer karşısında gözetmedi. Bağdat’a ulaşmadan önce Hasan Ruhani tarafından yapılan açıklamada ziyaretinin, Trump’ın gizli bir şekilde yaptığı ziyaretinin aksine ışıklar altında olacağını iddia etmişti. Sanki lisanı haliyle şunu demek istemişti: Irak, İran’a bağlıdır. İstediğimiz zaman ziyaret hakkına sahibiz.”

Basın organları şöyle devam etmektedir: “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ziyaretinden doğan en tehlikeli şey, İranlı ziyaretçilerin ülkeye girerken vizeden muaf tutulmalarını, hiçbir hesap soran veya gözetleyen olmaksızın önlerinin açık olmasını elde etmesidir. Bu habis adım, Irak’taki demografik yapıyı değiştirmeyi, Iraklıları değerlerinden ve ülkeye bağlılıklarından uzaklaşmaya mecbur etmeyi amaçlamaktadır. Irak’ı ve gelecek nesillerini etkileme girişimidir.

Basın organları şunları eklemektedir: “Hükümetteki yetkililerin Ruhani’nin taleplerini onaylamanın tehlikesini iyi bilmelerine ve halkın bu durumun karşısında sert tepkisinden korkmalarına rağmen İranlıların vizesini ücretsiz yaparak dolaylı yoldan istekleri kabul ettiler. Ancak bu vizelerin elektronik olarak elde edilmesi kaldırılmasını ve nihai olarak ilga edilmesini kolaylaştıracaktır. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin talebi, Bakanlar Meclisinin Irak vatandaşlık kanununun düzenlenmesini öngören kararla eş zamanlı olarak geldi. Bu karar, ülkenin demografik yapısının değişmesine götürecek tehlikeli maddeler içermektedir. Legal veya illegal yollarla Irak’a giren ve sayısı bilinmeyen İranlılara vatandaşlık verilmesini sağlayacaktır bu adım.”

Irak’ı İran’ın nüfuz mıntıkasına dönüştürecek bu planların uygulanması için İran Cumhurbaşkanı açık bir şekilde İran ve Irak arasında birlik inşa etmeye çağırdı. Aynı şekilde çevre devletleri bu birliğe katılmaya davet ederek Fars İmparatorluğu rüyasını gerçekleştirme ve mıntıkanın tamamına hükmetme çabasını gösterdi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Bağdat ziyaretine ilk tepki Amerika’dan gelerek  ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İran’la ilgili meselelerden sorumlu Özel Temsilcisi Brian Hook, Tahran yönetimini, bölgeye silahlarını sokmak için Irak’ı İran muhafazasına dönüştürme gayretiyle suçladı.

Haber ajansları Brian Hook’un şu sözlerine yer verdi: “İran, Ortadoğu’nun kuzeyinde seri bir yol açmak istemektedir. Füzelerini, silahlarını ve savaşçılarını nakletmek için İran Devrim muhafızları tarafından kullanılacak bir yol. Hasan Ruhani neden Irak halkının refahını öncelikleri arasına alıyor da Tahran hükümeti bizzat İranlıları öncelikleri arasına almıyor?”

Bu bağlamda İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Irak ziyaretini değerlendiren gözlemciler şunları söylemektedir: “Bu ziyaret İran’ın isteklerini yerine getirmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Çok önemli konulardan bazıları hiç ele alınmamıştır. Bunlardan bazıları İran kapılarından uyuşturucu kaçakçılığı yapılması, İran’da alıkonulan Iraklı aileler ve kişiler, sınır nehirlerinin rotasının değiştirilmesi, İran atıklarının Şattularab’a atılmasıdır. Aynı şekilde Ruhani ile müzakere masasında Iraklı halkın maslahatlarının ihmal edilmesi ve önem gösterilmemesidir.”

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamasında şunları söyledi: “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Irak ziyareti İran’ın Irak’ı ele geçirme, zenginliğini yağmalama, Irak halkının maslahatlarının aleyhinde siyasi, güvenlik ve ekonomik anlaşmalarla Iraklıların duygularını provoke etme planlarının bir tamamlayıcısıdır. Amerika ve İran’ın birlikte Iraklı halka yönelik neden oldukları yıkım, ölüm, tehcir, göç gibi problemlerle Iraklılar boğuşurken İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani siyasi ve ekonomi heyetiyle birlikte Irak’a ziyaret gerçekleştirdi.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamasında hoş karşılanmayacak bu ziyareti ve ekonomik, siyasi veya güvenlik alanında olsun imzalanacak anlaşmaları kınadığını vurgulayarak İran rejiminin Iraklılara yönelik doğrudan veya dolaylı olarak işlediği suçların Iraklıların hafızalarından hiçbir zaman silinmeyeceğine dikkat çekti. Öte yandan İran rejiminin Bağdat’ta müttefiki olan hükümetle yaptığı anlaşmalar yoluyla Irak’ta işgalci varlığını güçlendirmeye çalışmasının siyasi, güvenlik, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak Irak ve halkına yönelik işlediği büyük suçların hakikatini asla gizlemeyeceğine vurgu yaparak şöyle dedi: “Aynı şekilde Irak’taki hayatın tüm dinamiklerini ve esaslarını tahrip etmek, ülkeyi kendisine tabi kılmak, bozuk mallarını paraya çevirmek için pazara dönüştürmek, ekonomik kuşatmasını hafifletmek için kurtarıcı olarak görmek için devam eden çabaları kimseye kapalı kalmayacaktır.”

Geçen şeylere binaen Hasan Ruhani’nin Irak ziyareti, Amerika yaptırımlarından dolayı İran’ın ekonomik kriz yaşadığı bir zamanda gerçekleşti. Tahran, bu yaptırımlardan ancak Irak’taki işgalden sonra kurulan siyasi manzumeden faydalanarak kurtulabileceğine inanmaktadır. Aynı şekilde İran’a yardım elini uzatacak, onu krizlerden çıkartacak tek ülke olarak Irak’ı görmektedir. İran’a yakın siyasi partilerin ve blokların konumlarını kapmak ve İran’ın ekonomik ve siyasi çıkarları için kullanmak için için ülkedeki güç nüfuzundan faydalanmaktadır ki onları o makamlara kendisi getirdiğine ve düşmemelerinden onun sorumlu olduğuna itibar etmektedir.

 

 

HEYET Net

50 total views, 1 views today