Irak’ın Gündemi (26.03.2019)

Nasiriye Şehrinin Merkezinde Bir Polisin Cesedi Bulundu

Zi Kar muhafazasının merkezi olan Nasiriye şehrinin merkezinde dün akşam saatlerinde vücudunda kurşun izlerine rastlanılan bir polisin cesedinin güvenlik güçleri tarafından bulunduğu kaynaklar tarafından rapor edildi.

Hükümete bağlı güvenlik kaynakları tarafından yapılan açıklamaya göre Nasiriye şehrinin merkezindeki Türk Hastanesi yakınlarında terk edilmiş bir polisin cesedi güvenlik güçleri tarafından bulundu. Söz konusu cesedin baş ve göğüs bölgelerinden kurşunlandığı gelen bilgiler arasında.

Kaynaklar, bulunan cesedin güvenlik güçleri tarafından bazı hukuki işlemlerden sonra yakınlarına teslim etmek üzere adli tıpa götürdüklerini ve olay hakkında soruşturma başlattıklarını aktardı.

 

Hille Şehrinin Güneyindeki Silahlı Kavgada 1 Ölü 1 Yaralı

Babil muhafazasının merkezi olan Hille şehrinin güneyinde dün akşam saatlerinde meydana gelen kavga sonucunda 1 kişinin hayatını kaybettiği ve diğer 1 kişinin de yaralandığı kaynaklar tarafından rapor edildi.

Hükümete bağlı güvenlik kaynakları tarafından yapılan açıklamaya göre Hille şehrinin güneyinde yer alan Haşimiye kazasına bağlı Ed-Deble mıntıkasındaki balık hali çevresinde bazı şahıslar arasında dün akşam saatlerinde bir kavga meydana geldi. Söz konusu kavga sonucunda 1 kişinin olay yerinde hayatını kaybettiği ve diğer 1 kişinin de yaralandığı kaynaklar tarafından rapor edildi.

Kaynaklar, söz konusu kavganın meydana geldiği olay yerine intikal eden güvenlik güçlerinin mezkur bölgede güvenliği sağladıktan sonra olay hakkında soruşturma başlattıklarını aktardı. Öte yandan olay yerine gelen ambulans araçlarının yaralıyı tedavi amaçlı en yakın hastaneye, hayatını kaybeden kişiyi ise adli tıpa naklettikleri bildirildi.

 

Bakuba Şehrinin Kuzeydoğusunda Keskin Nişancı Saldırısı: 1 Asker Hayatını Kaybetti

Diyala muhafazasının merkezi olan Bakuba şehrinin kuzeydoğusunda bugün sabah saatlerinde keskin nişancı tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucunda bir ordu askerinin hayatını kaybettiği kaynaklar tarafından rapor edildi.

Hükümete bağlı güvenlik kaynakları tarafından yapılan açıklamaya göre Bakuba şehrinin kuzeydoğusunda yer alan Karah Tebeh nahiyesine bağlı Şebib mıntıkasında ordu kuvvetlerine ait denetim noktasına bugün sabah saatlerinde bir keskin nişancı tarafından saldırı düzenlendi. Söz konusu saldırı sonucunda ordu kuvvetlerinden bir askerin olay yerinde hayatını kaybettiği kaynaklar tarafından rapor edildi.

Kaynaklar, keskin nişancı saldırısının düzenlendiği olay yerine gelen takviye kuvvetler mezkur bölgede güvenliği sağladıktan sonra keskin kayıplara karışan nişancıyı yakalamak için bazı noktalara eş zamanlı operasyonlar düzenlediklerini aktardı. Öte yandan olay yerine gelen ambulans araçlarının hayatını kaybeden askeri adli tıpa naklettikleri bildirildi.

 

Basra Muhafazasındaki Es-Siybe Nahiyesinde Bazı Köyler Suya Battı

Basra muhafazasının güneyinde yer alan Es-Siybe nahiyesi müdürü Ahmed Er-Rebii yoğun yağışlar nedeniyle meydana gelen selin, üç köyü tamamen içine aldığını ve evlerin suya batmasının ardından ailelerin göç etmek zorunda kaldıklarını açıkladı.

Haber ajansları Ahmed Er-Rebii’nin şu sözlerine yer verdi: “Es-Siybe nahiyesinin merkezinde yer alan El-Mahalliye, Ed-Duveyb, El-Kata mıntıkaları ve diğer köylerdeki zirai topraklar tamamıyla suya battı. Aynı şekilde hayvanlar da selden dolayı zarar gördüler.”

Ahmed Er-Rebii sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün suların artacağı ve yeni evlerin sular altında kalacağı ihtimalleri yüksek. Bu noktada Es-Siybe belediyesinin çalışmaları çok zayıf kalmakta ve başarısız durmaktadırlar.”

Es-Siybe nahiyesi müdürü Ahmed Er-Rebii dün nahiyede yer alan mıntıkalarda ve köylerde sel felaketi uyarısında bulunduğu biliniyor. Ahmed Er-Rebii Ebu Huseyb belediyesinin ve Su Kaynakları şubesinin kriz anında görevlerini eda etmedeki başarısızlıklarına ve gevşekliklerine dikkat çekmişti. Özellikle eski setlerden sızan nahiyedeki suyun büyük yerleri kaplamasından sonra…

 

Tikrit Şehrinin Güneyinde Sel Nedeniyle 10 Kişi Hayatını Kaybetti

Salahuddin muhafazasının merkezi olan Tikrit şehrinin kuzeyinde sel dalgaları nedeniyle dün akşam saatlerinde aralarında kadın ve çocukların da olduğu 10 kişinin hayatını kaybettiği kaynaklar tarafından rapor edildi.

Bölgede görev yapan haber ajanslarının bugün sabah saatlerinde yaptığı açıklamaya göre Tikrit şehrinin kuzeyinde yer alan Şarkat kazasını dün akşam saatlerinde sel dalgaları vurdu. Söz konusu sel dalgaları sonucunda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 10 kişinin hayatını kaybettiği kaynaklar tarafından rapor edildi.

Şarkat kazası kaymakamı Ali Ed-Dudeh Şarkat kazası köprüsünün, -Dicle nehrinin suyunun yükselmesi selin hızlanması sebebiyle- suya batması ve bir bölümünün yıkılması sonucunda dün akşam hizmetten çıktığını duyurdu. Yeni bir insani felaketin yaşanmaması için Dicle nehrine yakın bölgelerde oturan ailelerin bölgeden ayrılmalarını talep etti.

 

Musul Şehrinde Yeni Bir Felaketin Uyarıları

120 kişinin hayatını kaybettiği ve onlarcasının kayıp olduğu feribot faciasından çok da geri kalmayacak Ninova muhafazasının merkezi olan Musul şehrinin sol yakasında Es-Suveys köprüsünün yıkılma korkusu artmaktadır.

Haber ajansları Ninova idaresinin Musul şehrinin 4 büyük mıntıkasına bağlanan Suveys köprüsünün hizmetten çıkmasından sonra vatandaşlar için alternatif bir yol inşa ettiklerini aktardı. Ancak yoğun yağış ve sel nedeniyle bunun da zarar gördüğü belirtiliyor.

Haber ajansları Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlardan birinde çalışan ve her gün işine gitmek için söz konusu Musul köprüsünden geçen bir görevli vatandaşın şu sözlerini aktardı: “Bu köprünün herhangi bir an yıkılacağı korkusunun her geçen arttığını hepimiz çok iyi bilmekteyiz. Ancak vatandaşların buradan geçmekten başka bir çözümleri yok.”

Hükümetin ortak kuvvetleri tarafından düzenlenen askeri operasyon sonucunda Musul şehrindeki tüm köprüler çok büyük zararlara maruz kaldı. Bu köprülerden bazıları patlatıldı. Ninova muhafazasının yerel idaresi hükümeti köprüleri tekrardan imar etme noktasında gevşek davranmakla suçlamaktadır.

Musul halkının Dicle nehrinin önünde hala durmaya devam ettikleri, feribot faciasında hayatını kaybedenlerin cesetlerinin ortaya çıkma ihtimalinden gözetlemeye devam ettikleri biliniyor. Öte yandan bu olaydan sorumlu olanların adalet karşısına çıkarılması için düzenlenen gösterilere öğrenciler, hocalar ve profesörler katılım göstermektedir.

 

Adalet Bakanlığı Et-Taci Merkezi Hapishanesine Girmek İsteyen İnsan Hakları Komiserliği Ekibine Engel Oldu

Irak İnsan Hakları Yüksek Komiserliği bugün öğle saatlerinde yaptığı açıklamasında Adalet Bakanlığının İnsan Hakları Komiserliğine bağlı gözlem ekibinin, hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın Et-Taci hapishanesine girmelerine engel olduğunu açıkladı.

İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Heymen Baclan tarafından yapılan açıklama haber ajansları tarafından verildi: “Adalet Bakanlığına bağlı Et-Taci hapishanesindekiler İnsan Hakları Komiserliği gözlem ekibinin mahkumların insani durumlarını gözlemlemek için hapishane içine girmelerine izin vermedi. Bu uygulamalar insan hakları ölçülerine aykırıdır ve 2008 yılı 53 sayılı komiserlik kanunuyla çelişmektedir. Ki bu kanun, herhangi bir izin olmaksızın gözlem ekiplerinin hapishane ve alıkoyma merkezlerini ziyaret etmesini öngörmektedir. Özellikle hapishane ziyaretleri için Adalet Bakanlığı ile resmi anlaşmaları olan gözlem ekipleri için…”

İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Heymen Baclan sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, mahkumların yakınlarından Et-Taci merkezi hapishanesinde mahkumlara yönelik insan hakları ihlalleri işlendiği yönünde birçok şikayet dilekçesi almaktadır. İnsan Hakları Komiserlik ekibinin de ziyaretinin en başlıca nedeni budur. Yetkililere seslenerek bazı hapishanelerdeki idarelerin ve Adalet Bakanlığındaki bazı yetkililerin bu tür uygulamalarını engellemek için müdahale edilmesine çağırıyoruz.”

Bağdat İnsan Hakları Merkezi’nin daha önce yayınladığı raporunda şunları vurguladığı bilinmektedir: “Irak hapishanelerinde erkek mahkumların sayısı 38 binin üstündedir. Kadın mahkumlar ise 800’dür. Adalet Bakanlığı hapishanedeki mahkumların maruz kaldıkları tehlikeli insan hakları ihlallerinden, alıkonulma şartlarının kötülüğünden, tehlikeli hastalıkların yayılmasından ve kasıtlı bir şekilde tıbbi ihmalden dolayı resmi açıklamaları kamuoyundan ve uluslararası ve yerel insan hakları örgütlerinden saklamaktadır.”

 

 

 

HEYET Net

74 total views, 1 views today