İran Yüz Binlerce Terörist Eğittiğini İtiraf Ediyor

                                                                                                                                                                Ferid Ahmet Hasan

İran Devrim Muhafızları Genel Komutanı Muhammed Ali Caferi hiçbir kaygı duymadan ve tereddüt etmeden Sorous dergisine “İran Devrim Muhafızları Irak ve Suriye’de 200 bin unsuru eğitti” ifadelerini kullandı. Bu haberi yayınlayan İran haber ajansları bunu doğruladı ve bu haber ajansları bu işlemin İran’ın bölge devletlerindeki politikası kapsamında gerçekleştiğini ve bu unsurların başlıca görevinin IŞİD, Nusra ve Suriyeli muhaliflere karşı savaşmak olduğunu vurguladı.

Muhammed Ali Caferi’nin söyledikleri İran rejiminin Suriye ve Irak’ta milislerden birçoğunu destekledikleri ve fonladıklarının, Bağdat ve Suriye’deki alınacak siyasi kararlara milislerin baskı kurabilmesi için İran Devrim muhafızlarının bunları eğittiğinin, silah ve para sağladıklarının ilanıdır. İran şuanda istediğini elde etmiş görünmektedir. Çünkü Bağdat ve Şam’da birçok meselede nihai karar Tahran’ın elindedir.

Muhammed Ali Caferi’nin şuanda böyle bir bilgiyi vurgulamasındaki amaç ne bilinmemektedir. Ancak bu kendisini nefiy eden bir şeyin olmadığı bir hakikattir. Bu fiilin yeni olmadığı açıktır. İran Parlamento vekili de 2014 yılında böyle bir açıklamada bulunmuş ve büyük sayılar paylaşmıştı.

Bu işin tehlikesi sadece İran’ın Bağdat ve Şam’daki siyasi karar üzerinde hegemonya sağlaması değildir. Ancak durum şu ki bu milislerden bazıları teröristtir. Örneğin ABD tarafından terör listesine alınan Nüceba hareketi de bu şekildedir ve İran siyasetinin Irak’taki ana kollarından biridir.

Bu bağlamda İran rejiminin Afganistan ve Pakistan gibi çeşitli ülkelerden Liva Zeynebiyyun, Ketaib Fatimiyyun adı altında milisler göndererek Esed rejimine destek sağladığı ve sağlamaya devam ettiği herkes tarafından bilinen bir husustur.

Muhammed Ali Caferi şöyle demektedir: “İranlı bazı kuvvetler İran tecrübesini taşımak ve İran Devrim Muhafızlarının Iraklıları eğitmesi için Irak’a gittiler. İran’ın askeri müdahalesinin sebebi direniş noktasında İran’ın askeri destek isteyecek olmasıdır.”

Analistler, bu durumun Washington’un nükleer anlaşmasından çekilme ve tekrardan Tahran’a yaptırım uygulama sebeplerinden biri olduğunu vurgulamaktadır. Bölge devletlerinin ve ABD başta olmak üzere batı devletlerinin İran’ın Suriye ve Irak’taki adımlarını yıkıcı olarak nitelendirdiklerini herkes bilmektedir. Buna karşılık olarak Muhammed Ali Caferi Lübnan’daki Hizbullah milislerine İran’ın füze desteği sağladığını vurgulamaktadır. Şöyle demektedir: “Hizbullah’ın füzeleri İsrail’in tüm mıntıkalarına ulaşması mümkündür. İsrail bugün her tarafından kuşatma altındadır. Bölgedeki milislerin gücü İran rejiminin başarısıdır.”

Bu ve önceki açıklamalar İran rejiminin neye yöneldiğini göstermektedir. Fars İmparatorluğunu tekrardan geri getirme ümidiyle bölgenin tamamında hakimiyet kurmaya çalışmaktadır. Direniş ekseni, Filistin’e özgürlük, İsrail’in yok edilmesi gibi sözleriyle atıp tutmasına gelince bunların hepsi bir değeri olmayan ve vakada bir karşılığı olmayan şeylerdir. Bunun delili de İran rejiminin şuana dek Filistinli halkın yaşadığı trajediyi görmesine rağmen İsrail’e karşı hiçbir işlem gerçekleştirmemiş olmasıdır.

Amerika Birleşik Devletleri, Batılı devletler ve bölge devletleri, İran rejiminin bölge devletleri çökertmeye, dini ve milli kimlikleri değiştirmeye çalıştığına, onun bu tutumunun Ortadoğu’da istikrarı yok ettiğine ve şiddete ve kanın dökülmesine sebep olduğuna inanmaktadırlar. İran rejimi artık açık bir şekilde çalışmakta ve hareket etmektedir. İran Devrim Muhafızları komutanının Suriye ve Irak’ta birçok kişiyi eğittikleri ve milislere silah ve para yardımında bulundukları yönündeki açıklaması gizli çalışmalar aşamasını geçtiklerini ve artık açık çalışma aşamasına geldiklerini göstermektedir. Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen’deki siyasi kararda hakimiyet sağladıktan sonra İran rejimi korkusuzca hareketlerini ve hedeflerini açık açık yürütebilecek bir seviyeye ulaştıran gücü elde ettiğine inanmaktadır.

 

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

91 total views, 1 views today